Son Mühür/ Beste Temel- Son Mühür TV’de Tunç Erciyas’ın sunduğu “Sıcak Bakış” programına konuk olan Ege Medya Platformu Başkanı Ahmet Kaplan, CHP içindeki kurultay ve ayrışma süreçlerini, Özgür Özel ile yeni parti hareketlerini, CHP'li gazetecilerin durumunu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay hakkındaki kulisleri değerlendirdi.

"Özgür Özel kararlı duruşu sürdüremedi"
Siyasetteki krizli süreçleri değerlendiren Ahmet Kaplan, CHP içerisinde yaşanan kurultay tartışmaları, Yargıtay kararları ve Özgür Özel’in liderlik sınavına ilişkin çarpıcı analizlerde bulunduğu açıklamasında, "Özgür Özel uzun yıllar üst düzey görevlerde bulunduğu CHP'nin kurumsal kimliğini hedef alan ifadeler ve hakaretler kullandı. Kendisine geri dönülmez bir yol açtı. CHP'de geçmişte bir başarısızlık varsa kendisi de yetkili organlarda görev yapıyordu ve bu başarısızlıktan sorumludur. Yeni parti kurma sürecini o kadar uzattı ki, istifa etmeden, halen CHP milletvekiliyken başka bir partinin oluşumunu açıklamak doğru ve etik değildir. Liderlik şudur: Masaya yumruğunu vurup istifanı verirsin, arkanızdaki kitleye 'Bizimle var mısınız?' dersin. Özgür Özel yağmur altında Meclis'e yürüdüğündeki o kararlı duruşu sürdüremedi. İlk zamanlardaki sıcak çıkışta istifa edip yola çıkmadığı için başlangıçtaki heyecan, yüzde 30'luk oranlar eridi ve anketler yüzde 18 seviyelerine geriledi" diye konuştu.

"İmamoğlu ile ipleri kopartması Özel'e oy getirir"
Parti içi yönetim tarzının seçmende kararsızlık yarattığını, hazine yardımı alınamayacak olunsa da iş adamlarından kaynak toplanabileceğini ancak asıl krizin liderlik ve kadro karmaşası olduğunu belirten Kaplan şöyle devam etti, "Seçmende, 'Özgür Özel sürekli İmamoğlu'ndan talimat alan bir lider mi, emanetçi başkan mı?' düşüncesi halen zihinlerde duruyor. İmamoğlu ile ipleri kopartması Özel'e oy getirir ancak süreç iyi yönetilemedi. Öte yandan Yargıtay kararları ve mevcut delege yapısı ortadayken olağanüstü kurultay çağrısı yapılması teknik olarak da sorunlu. Nitekim Kemal Kılıçdaroğlu 'Eylül'de yapalım' dedi ama imzalar toplanmasına rağmen çağrıyı kabul etmedi. Gürsel Tekin de 'Gidecekseniz gidin, parti bu yükten kurtulsun' diyerek durumu özetledi.

"CHP adına en kötü manzaradır"
CHP'nin kendi kadrolarını harcama alışkanlığını sert sözlerle eleştiren Kaplan, parti genel merkezindeki ve il başkanlıklarındaki olaylara dikkat çekerek, "CHP, değirmen gibi insan öğüten ve kendi evlatlarını giyotin gibi kesip biçen bir yapıya dönüştü. Atilla Sertel gibi duayen bir gazeteciden medyayı çok iyi bildiği halde Özgür Özel döneminde hiçbir şekilde istifade etmediler. 'O onun adamı, bu bunun adamı' dediler. Yıllarca 'Piromuz' diyerek yanında yardımcılık yaptıkları Kemal Kılıçdaroğlu'na şimdi 'hain' diyorlar. Genel Merkeze polisin girmesi, bir tarafın bunu teşvik edip diğerinin direnmesi CHP adına tarihe geçecek en kötü manzaradır. İzmir İl Başkanlığı'nda nöbet tutulması, Çiğli'de ömrünü partiye adamış Utku Gümrükçü'ye karşı direnip partinin kavga görüntüsü vermesi seçmenin gözünde hiç iyi duygular oluşturmadı."

"Cemil Tugay CHP'ye dönebilir"
Yaşanan bu süreçte gazetecilerin de taraf tutmaya zorlanarak kategorize edildiğini belirten Kaplan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay hakkındaki iddiaları da değerlendirerek, "Gazetecilere de 'Siz Kılıçdaroğlucusunuz' ya da Özgür Özel'ci diye terimler kullanılarak ayrışma yaratıldı. Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçeceği yönünde dedikodular ve kulisler var. Kendisinin Özgür Özel ile önemli problemler yaşadığı, Cemil Tugay’ın Özgür Özel’in telefonlarını dahi açmadığı biliniyor. Cemil Tugay'ın bir süre bağımsız devam edeceğini, Özel'in partisine geçmesini zor gördüğümü ama CHP'ye yeniden dönme ihtimalinin daha yüksek olduğunu düşünüyorum. Ancak siyasette şartlar değişir. Son dönemde CHP'den AK Parti'ye çok büyük katılımlar oldu, dolayısıyla AK Parti ihtimali de tamamen imkansız değildir" diye konuştu.




