Son Mühür / Alper Temiz - Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, vatandaşların faizsiz ev, iş yeri ve araç sahibi olabilmesi için Emlak Katılım Tasarruf Finansman Sistemi'nin hayata geçirileceğini duyurmuştu. Bakanlık açıklamasında, “Hayata geçirilecek yeni sistemle aileler kendi bütçelerine göre ödeme planlarını oluşturabilecek” denilmişti.
Bakan Murat Kurum, devlet güvencesiyle vatandaşların hayallerine ulaşması için çalıştıklarını belirterek, şu ifadeleri kullanmıştı:
“Herkesin başında çatısı, altında arabası, bereketli bir dükkânı olsun istiyoruz. Bu isteğimizi gerçeğe dönüştürerek vatandaşımızın en temel hakkı olan barınma ihtiyacı için sayısız kampanyalar düzenledik, projeler yaptık. Tam 1 milyon 704 bin sosyal konut inşa ettik. Bu projelerle yaklaşık 5 milyon dar gelirli vatandaşımızı güvenli ve modern yaşam alanlarına kavuşturmanın mutluluğunu yaşadık.
Şu anda da ülke genelinde 81 ilimizde yapımı devam eden 280 bin konutumuzu hızlı bir şekilde tamamlayıp vatandaşımıza teslim edeceğiz. Yıl sonunda açıklayacağımız sosyal konut kampanyasıyla gençlerimize ve en az üç çocuğu olan ailelerimize sosyal devlet bakış açısıyla destek olmaya devam edeceğiz.”
“Bizim paramızla yeni sistem kuruluyor, mağduriyetimiz görmezden geliniyor”
Ancak yıllardır mağduriyetlerini dile getiren ve milyonlarca liralık zarara uğratıldıklarını belirten ‘Evim Mağdurları’, Bakan Kurum’un açıkladığı yeni modele tepki gösterdi. Evim mağdurları, faizsiz konut, iş yeri ve araç sahibi olma vaadiyle faaliyet gösteren tasarruf finansman şirketlerine para yatırmış, ancak bu şirketler TMSF eliyle tasfiye edilince ne evlerini alabilmişler ne de yatırdıkları paranın büyük kısmını geri alabilmişlerdi.
‘Evim Mağduru Platformu’ temsilcilerinden Bayram Durgut, sert eleştirilerde bulundu:
“Madem hükümet yapabiliyordu da neden TMSF atadılar? Bu işin konusu vatandaşın parasına çökmektir. Sıcak para neredeyse kullandılar, bize de iki kuruş para verdiler. Millet hak bayram sandı, ancak kimseden ses soluk yok. Paramız da zaten eridi. Ne enflasyon farkı verdiler ne değer kaybı. Bizlere müstehak, hakkını aramıyorsan "Seni mağdur ettik, verelim" diyecek halleri yok. Bizleri de bu sisteme dâhil edip kayıplarımızı bu sistemde telafi etsinler. Herkesin kaybı ne kadarsa o oranda kolaylık sağlansın.”

CİMER’e Başvuru: “Geçmiş mağduriyetler göz ardı edilmemeli”
Platform üyeleri, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) başvuruda bulunarak yaşadıkları mağduriyetleri yazılı olarak da iletti. Başvuruda, yeni sistemin umut verici olduğu ancak geçmiş mağduriyetlerin göz ardı edilmemesi gerektiği vurgulandı.
CİMER’e gönderilen dilekçede şu ifadeler yer aldı:
“Konut sahibi olma hayali kuran vatandaşlarımıza yönelik yeni finansman modelleri geliştirme çabalarınız ve bu kapsamda Emlak Katılım Bankası gibi bir enstrümanı hayata geçirmeniz için teşekkür ederiz. Ancak bu yeni girişimin, geçmişte benzer sistemlerden (örneğin Finans Evim) kaynaklı ciddi mağduriyetler yaşamış binlerce vatandaşın durumunu göz ardı etmemesi gerektiğini düşünüyoruz. Aksi halde hem adalet duygusu zedelenecek hem de yeni sisteme olan güven azalacaktır.”
Mağdurlar, 2021 yılından bu yana yatırdıkları tutarların yüksek enflasyon nedeniyle ciddi değer kaybına uğradığını belirterek, kayıplarının giderilmesini talep etti.
“Yaklaşık 1 milyon kişi etkilendi”
Dilekçede, mağduriyetin yalnızca bireysel bir sorun olmadığı, yaklaşık 1 milyon vatandaşın benzer durumda bulunduğu ifade edildi. Vatandaşlar, bu mağduriyetin giderilmesinin devlet kurumlarına olan güveni güçlendireceğini vurguladı:
“Yaklaşık 1 milyon civarında vatandaşın yaşadığı bu mağduriyetin giderilmesi, yalnızca bireysel adaletin sağlanması değil; aynı zamanda devletimize ve kurumlarımıza olan güvenin pekişmesine vesile olacaktır. Bu güvenin artması ise toplumun daha geniş kesimlerinde memnuniyet ve destek doğuracaktır.”
Mağdurların talepleri...
Vatandaşlar, yeni sistemin güven kazanabilmesi için aşağıdaki taleplerin dikkate alınmasını istedi:
Mağdurların durumunun araştırılması ve resmi bir mağdur listesi oluşturulması,
Emlak Katılım Bankası sistemine mağduriyetlerin giderilmesine yönelik mekanizmaların entegre edilmesi,
Mağdurlara yeni sistemde öncelik tanınması,
Kaybedilen mevduat tutarının, enflasyon farkı gözetilerek yeni sistem ödemelerinden düşülmesi veya avans olarak sayılması,Mağduriyetlerin tazmini için özel bir fon oluşturulması,
Konut politikasının yalnızca seçim vaadi değil, sosyal adalet meselesi olarak ele alınması.
Mağdurlar, amaçlarının yeni sistemi engellemek olmadığını belirterek, “Geçmişteki mağduriyetlerin giderilmesi suretiyle devletin vatandaşlarına eşit ve adil davrandığına dair güvenin pekişmesini istiyoruz” ifadelerini de kullandı.





