Son Mühür / Atakan Başpehlivan Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA Partisi) Mersin Milletvekili İdris Şahin, ülke kamuoyunda son günlerde önemli tartışmalara neden olan siyasetçilerin ve bürokratların mal varlıklarıyla ilgili önemli açıklamalarda ve değerlendirmelerde bulundu.
İdris Şahin: Helal kazanan da ortaya çıksın, haram zenginleşen de
Açıklamasında 2000 yılından bugüne aktif siyaset yapan kim varsa mal varlıklarının araştırılması gerektiğinin altını çizen DEVA Partisi Mersin Milletvekili İdris Şahin, “Kamuoyunun malum gündemi; bürokratların, yargı mensuplarının ve siyasetçilerin dudak uçuklatan mal varlıklarıdır. Biz bu günleri öngörüp aylar öncesinden uyardık.
Gelin 2000 yılından bugüne kadar aktif siyaset yapan kim varsa; milletvekilleri, belediye başkanları, bakanlar ve bürokratlar dahil hepsine hesap soralım dedik. Kimin anasının ak sütü gibi helalinden kazandığı, kimin de devletin ve belediyenin imkânlarıyla haksızca zenginleştiği artık ortaya dökülmelidir. Helal kazanan da ortaya çıksın, haram zenginleşen de.” ifadelerini kullandı.
“Siyaseti bir mühendislik olarak gören anlayış iflas etti”
Öte yandan, konuyla ilgili herkesin kulağının üzerine yattığını vurgulayan DEVA Partili Şahin, “Herkes kulağının üzerine yatıyor. Çünkü siyaseti iki kutuplu bir cendereye sıkıştırıp demokrasimizi zehirledik. Bu zehirli iklim, herkesin kendi hatasını örtbas etmesi için elverişli bir zemin sunuyor. Bugün şahit olduğumuz bu yozlaşma sadece cüzdanların değil, siyasi ahlakın da meselesidir. Siyaseti bir mühendislik ve rant kapısı olarak gören anlayış artık iflas etmiştir.” dedi.
“Siyasi Etik Yasası mutlaka çıkarılmalıdır”
Son olarak, siyaset kurumunun bu sorumluluktan kaçmaması gerektiğini belirten İdris Şahin, “Siyasi ahlakın hâkim olmadığı bir düzende yolsuzluğu bitiremezsiniz. Kamu vicdanını kanatan bu servet şovlarına son vermek için ‘Nereden Buldun?’ Yasası derhal hayata geçirilmeli, Siyasi Etik Yasası ise mutlaka çıkarılmalıdır.
Gerçek anlamda bir güven ortamı oluşturmanın yolu, herkesin kendi yanlışıyla yüzleşmesinden geçer. Demokrasi hepimizin anasının ak sütü gibi helaldir; bu helale haram katmamak için siyaset kurumu artık bu sorumluluktan kaçamaz, kaçmamalıdır.” diyerek, sözlerini noktaladı.





