Son Mühür- CHP Diyarbakır Milletvekili Av. Dr. Sezgin Tanrıkulu, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in atanmasına ilişkin devam eden iptal davasını Meclis gündemine taşıdı. Tanrıkulu, hakimlik statüsü devam eden bir ismin bakan olarak atanmasının "hakimlik teminatı" ve "kuvvetler ayrılığı" ilkeleriyle çeliştiğini vurguladı.

Atama işleminin hukuki dayanağı sorgulanıyor

Bazı avukatlar tarafından Danıştay nezdinde açılan iptal davasını hatırlatan Tanrıkulu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle bir soru önergesi verdi. Önergede, Akın Gürlek’in atanması sırasında hakimlik veya savcılık statüsünün devam edip etmediği, bu durumun 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’na uygunluğu soruldu. Özellikle Anayasa’nın 139. maddesinde yer alan “hâkim ve savcıların azlolunamazlığı” ilkesinin bu atama sürecinde ihlal edilip edilmediği tartışmaların merkezinde yer alıyor.

Danıştay’ın kararı süreci yeni bir boyuta taşıdı

Danıştay 12. Dairesi’nin, açılan davayı ehliyet yönünden reddetmeyerek esastan incelemeye alması hukuk dünyasında yankı uyandırdı. Tanrıkulu, mahkemenin bu kararının ardından Cumhurbaşkanlığı’nın atama işlemini yeniden değerlendirip değerlendirmeyeceğini sordu. Ayrıca, olası bir "yürütmenin durdurulması" kararı verilmesi durumunda, Bakanlık makamında nasıl bir idari yol haritası izleneceği de merak konusu oldu.

Kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığı endişesi

Soru önergesinde dikkat çeken bir diğer nokta ise kuvvetler ayrılığı ilkesi oldu. Tanrıkulu, yürütme organının bir parçası olan Adalet Bakanı'nın aynı zamanda Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Başkanı sıfatını taşıdığını hatırlatarak; aktif bir yargı mensubunun bu göreve atanmasının yargı bağımsızlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Önergede, atama öncesinde HSK tarafından Gürlek’in meslek statüsüne dair bir karar alınıp alınmadığı sorusu yöneltildi.

İstifa mı atama mı?

Hukukçular, bir yargı mensubunun bakanlık gibi siyasi bir makama geçişinde "meslekten çekilme" veya "istifa" prosedürlerinin işletilip işletilmediğini sorguluyor. Sezgin Tanrıkulu, atama işlemi tesis edilirken bu yönde bir işlem yapılıp yapılmadığını ve yargı mensuplarının yürütme organına atanmasına ilişkin özel bir iç değerlendirme mekanizmasının bulunup bulunmadığını da Cumhurbaşkanlığına sordu.

Kaynak: HABER MERKEZİ