Son Mühür/ Beste Temel- CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, son dönemde kamuoyunda büyük yankı uyandıran iki önemli gelişmeyi gündeme taşıdı.
Madımak katliamı hükümlüsünün Resmi Gazete'de yayımlanan bir kararla affedilmesine ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın müfredattan "Kurtuluş Savaşı" ifadesini çıkarmaya yönelik adımlarına tepki gösteren Gümrükçü, iktidarın cezaevi politikaları ile eğitim vizyonunun arkasında yatan asıl niyetin Atatürk ilke ve devrimlerini hedef almak olduğunu savundu.
"Yalnızca Madımak katliamı hükümlüsünün affedilmesi manidardır"
Türkiye'deki cezaevlerinde insani şartlar altında tahliye edilmeyi bekleyen yüzlerce ağır hasta mahkum olduğunu hatırlatan Utku Gümrükçü, sadece Madımak failinin serbest bırakılmasının arkasındaki çelişkiye dikkat çekti.
Gümrükçü, konuya dair yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Bugün cezaevlerinde tam 1334 hasta hükümlü insani şartlar altında tahliye edilmeyi beklerken, bu hakların hiçbiri onlara tanınmamıştır.
Hal böyleyken, Resmi Gazete kararıyla yalnızca Madımak katliamı hükümlüsünün affedilmesi manidardır. Bu karar; özünde laik Cumhuriyete, inanç özgürlüğüne ve sanatçılara karşı yapılmış barbarca bir saldırının failini aklama çabasıdır.
Hastalık bahane edilerek ve Cumhurbaşkanlığı yetkisi suiistimal edilerek gerçekleştirilen bu af, laiklikle ve Cumhuriyetle açıkça hesaplaşma arzusudur."
"İnsanları güldürdüğü için bir komedyen tutuklanmıştır"
Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) kurucu lideri Nurullah Efe Ankut’un siyasi eleştirileri nedeniyle, komedyen Deniz Göktaş’ın ise sahnede yaptığı siyasi hicivler yüzünden cezaevine gönderildiğini belirten CHP İzmir İl Başkanı, bu durumun ülkedeki adalet sistemini zedelediğini ifade etti. Gümrükçü, adalet terazisindeki bu dengesizliği,
"Sadece siyasi hiciv yaptığı ve insanları güldürdüğü için bir komedyen, Deniz Göktaş tutuklanmıştır. HKP kurucu lideri Ankut ise bir siyasetçi olmanın gereğini yerine getirip muhalefet ettiği ve eleştirdiği için cezaevine gönderilmiştir.
Bu iki uç örnek; mevcut iktidarın zihniyetini, cezaevlerini kimlerle doldurmak istediğini ve kimleri afla dışarı çıkarmaya can attığını net bir şekilde gözler önüne sermektedir.
Ayrıca bu ve benzeri tutuklamalar ülkemizde hukuk güvenliğinin kalmadığının, adil yargılanma hakkının ortadan kaldırıldığının, tutuklamaların keyfi olduğunun da göstergesidir" diyerek eleştirdi.
"Tarihimizin karartılmasına asla geçit vermeyeceğiz"
Milli Eğitim Bakanı'nın okul kitaplarından "Kurtuluş Savaşı" ibaresini kaldırmaya yönelik açıklamalarına da yanıt veren Gümrükçü, tarihin pedagojik gerekçeler arkasına sığınılarak değiştirilemeyeceğini vurguladı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün tarih yazımıyla ilgili ünlü sözünü hatırlatan Gümrükçü,
"Bu karanlık zihniyetin amacının ne olduğunu çok iyi biliyoruz ve bu gerici politikalara asla izin vermeyeceğiz.
Şanlı tarihimizden, ders kitaplarımızdan Kurtuluş Savaşı'nı silmeye çalışanlar, ancak ve ancak o şanlı savaşın mağlupları, kaybedenleri ya da onların günümüzdeki işbirlikçileri olabilir.
“Neden kurtuluyoruz?” diye soranlar duysun ki, kurtuluş savaşı emperyalist işgalden kurtuluş savaşıdır. En büyük antiemperyalist başkaldırıdır. Sömürgeciliğe karşı direniş ve savaştır.
'Kurtuluş Savaşı' teriminin kaldırılmasının 'pedagojik sadeleştirme' veya 'bilişsel yükü azaltma' olarak savunulması çok açıktır ki gerçek niyeti maskeleyen örtülü bir kisvedir.
Unutmasınlar ki Atamızın da dediği gibi: 'Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir; yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat, insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır.' Biz bu hakikatin çarpıtılmasına, tarihimizin karartılmasına asla geçit vermeyeceğiz." dedi.
"Laiklik ve demokrasi mücadelesinden asla ve asla vazgeçmeyeceğiz"
Konuşmasının sonunda İzmir’in kurtuluş mücadelesindeki tarihi rolüne değinen Utku Gümrükçü, tam bağımsızlık, laiklik ve demokrasi rotasından asla sapmayacaklarını belirterek,
"Kurtuluş Savaşı'nın askeri ayağı, 9 Eylül 1922'de İzmir'imizin düşman işgalinden kurtarılmasıyla şanla, şerefle sona ermiştir; ancak ruhu ölmemiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 'Cumhuriyet; fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek seciyeli muhafızlar ister' sözü rehberimizdir.
Laikliğe, Atatürk ilke ve inkılaplarına karşı yapılacak açık veya gizli her türlü gerici saldırıya karşı, Cumhuriyet Halk Partisi önderliğinde o şanlı ruhun fikir ve eylem mücadelesi kararlılıkla sürdürülmektedir.
'Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır' inancıyla, bu topraklarda Cumhuriyet, Laiklik ve demokrasi mücadelesinden asla ve asla vazgeçmeyeceğiz." ifadelerini kullandı.




