Son Mühür / Yağmur Daştan- Çeşme Castello Fontana projesine yönelik tartışmalar sürüyor. 34 odalık bir “otel” ruhsatıyla alınan arazide, 769 konutluk dev bir rezidans sitesi inşa edildiğini ileri süren Çeşme Kent Konseyi ve Çeşme Yarımadası Çevre Derneği Başkanı Dr. Ahmet Güler, projenin ÇED sürecinin tamamlanmadan satışların çoktan başladığını ifade etti. Bugün gerçekleşecek ÇED Halkın Katılımı Toplantısı öncesi açıklamalarda bulunan Başkan Güler, projenin hukuki ve çevresel boyutlarını yargıya taşımaya devam edeceklerini belirtti.
Projenin 405 bin metrekarelik dev bir sit alanı üzerine planlandığını ve arazinin sahiplerinin Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas ve Pagysa Yönetim Kurulu Başkanı Guy Pagy olduğunu ileri sürerek açıklamalarına başlayan Başkan Güler, “Daha önce bu projeye İzmir Büyükşehir Belediyesi, Çeşme Belediyesi ve bizler karşı çıkmıştık. Fakat bakanlığa başvuru yaptılar ve ön değerlendirmeye aldılar. Proje için Arıkan isminde bir firma bulmuşlar, o firma üzerinden çalışmalar yürütülüyor. Projenin temelinde 34 odalı bir otel olduğu ifade ediliyor. Alan da ‘turizm yatırım alanı’ olarak belirlendi. 34 odaya ek ilave olarak 769 adet konut yapılıyor. Bu konutlara da ‘rezidans’ deniliyor yani Türkçesi ‘konut’ demek. Şimdi bu proje için ÇED raporu almak istiyorlar” dedi.
“Konuştukları kişileri zabıt altına aldık”

Rapor başvurmadan önce geçtiğimiz haftalarda projenin lansmanının yapıldığını ileri süren Güler, “Kendi sitelerinde de ön talep toplamaya başladılar. Telefonla görüştükleri insanları İstanbul’a davet edip ‘Gelin, anlaşalım. Ödemelere başlayabilirsiniz’ diyorlar. Konuştukları kişilerin ifadelerini de zabıt altına aldık. Hangi telefondan kim aramış hepsini biliyoruz. Metrekare fiyatına 6 bin 500 euro artı KDV talep ediyorlar. 650 metrekarelik konutlar da var. Bir başka garip olay da şu: Burada turistik tesis değil, konut inşaatı yapılıyor. Çeşme’de daha fazla rezidans istemiyoruz, orada kanalizasyon altyapımız yok. Orada foseptik de inşa edeceklermiş. Oradan sızan sular bir iki sene içinde Ovacık’ta Mamurbaba’da, Alaçatı’da ortaya çıkar. İZSU’nun su kanalları da var, bunların hepsi bakteriyle dolar. Orada bir kanalizasyon olmamasını ve firmanın oraya doğru dürüst bir arıtma tesisi yaptırmasını talep ettik ama kabul görmedi” ifadelerini kullandı.
“Çeşme’ye vurulacak en büyük darbelerden”
Proje sahiplerinin buradan 500 milyon euro civarında gelir elde edeceklerini de savunan Güler, “Biz de ‘En azından 20 milyon euroluk kamu yatırımı yapın’ dedik. Onlar da ‘İZSU ile anlaştık’ dediler. İZSU’nun da bu kadar kapasitesi ve anlaşması da yok. Turistik tesis yerine konut yapılması Çeşme’ye vurulacak en büyük darbelerden biri olacak. Tanıtım dosyalarında güller açıyor, pembeler fışkırıyor. Ama biz Çeşme’de o kadar çok proje gördük ki sonra ilçeyi mahvettiler. Çeşme Çevre Derneği olarak gerçek turizm yatırımı yapsalar destekleriz. Biz turizm yaptırımlarının artmasını istiyoruz ama Çeşme’yi rezidans çöplüğüne çeviriyorlar” dedi.
“Aslında heykeli dikilecek insan ama…”
Son olarak Arkas’a da seslenen Güler, “Lucien Arkas Türkiye’de açtığı müzelerle, sanata verdiği değerle heykeli dikilecek bir insan. Fakat 8 milyonluk müze yaptırıp 500 milyon dolarlık çevreyi mahvedecek bir proje yapması uyuşmuyor. Biz yargı çerçevesinde sonuna kadar mücadele edeceğiz” diye konuştu.




