Son Mühür- İzmir Büyükşehir Belediyesi önceki dönem başkanı Tunç Soyer, 4 Temmuz 2025’ten bu yana tutuklu. Aradan bir yılı aşkın süre geçmesine rağmen hakkında henüz bir iddianame hazırlanmadı. Suçsuzluğun dosyada net biçimde belgelendiğini vurgulayan avukatları, süreci "yargı eliyle yaratılmış ağır bir mağduriyet" olarak tanımladı.
Kooperatiflerin iç işleyişine yönelik soruşturma kapsamında cezaevinde bulunan Soyer için savunma makamı derhal tahliye çağrısında bulundu.
"İlk dosyadan "tahliye edildi ama ikinci dosyada hala tutuklu"
Hukuki sürecin gidişatını aktaran savunma ekibi, ortada ciddi bir çelişki olduğuna dikkat çekti. Soyer, 5 Ocak 2026 tarihinde ilk dosyadan tahliye kararı aldı. Ancak 17 Temmuz 2025’te bu dosyadan ayrılan ve kooperatifleri kapsayan ikinci bir soruşturma gerekçe gösterilerek, tahliyesine günler kala tekrar tutuklandı.
İkinci tutukluluğun üzerinden tam 7 ay geçti. Ne var ki savcılık makamı hala iddianameyi mahkemeye sunmadı. Süreç boyunca üç kez savcı değişti. Aynı konular farklı suç tanımlamalarıyla tekrar tekrar soruldu; kooperatifler özelinde ayrı dosyalar açılarak adeta yedeğin yedeği tutuklamalar zinciri oluşturuldu.
Ne bir imza var ne bir mali ilişki
Dosyadaki delillerin Tunç Soyer lehine olduğunu belirten avukatlar, somut hiçbir suçlamanın yöneltilemediğini ifade ediyor. Soyer'in soruşturmaya konu kooperatiflerin üyesi, yöneticisi ya da denetçisi olmadığı net. Bu kurumların parasal kararlarında yetkisi bulunmuyor. Yüklenici firmaları dahi tanımıyor.
Dosyada Soyer’in attığı tek bir imza veya elde ettiği herhangi bir kişisel menfaat yok. Nisan ayında dosyaya giren MASAK raporu da bu durumu teyit etti. Bilirkişi incelemeleri, teknik takipler ve onlarca tanık ifadesi tamamlandı. Tüm deliller toplanmış durumda. Savcılığın aldığı kurumsal raporlarda bile Soyer’in hukuki sorumluluğunun bulunmadığı açıkça yer alıyor.
"Suçumuzu bilsek savunma yapacağız"
Her ay rutin olarak yapılan tutukluluk incelemelerinde ilginç bir tablo ortaya çıkıyor. Tunç Soyer, hakim karşısına çıktığı her oturumda neyle suçlandığını soruyor. "Suçumu bileyim ki savunmamı yapayım" diyor.
Sulh ceza hakimleri bu soruya somut bir yanıt veremiyor. Ancak tutukluluğun devamı yönünde karar imzalamaktan da geri durmuyor. Kararlarda gerekçe gösterilmiyor, itirazlar esastan değerlendirilmiyor.
Avukatlar İsmet Köymen, Murat Aydın ve Defne Soyer yaptıkları ortak açıklamada şu ifadelere yer verdi:
"Olmayan bir suç var edilemez. Müvekkilimiz sürecin başından beri yargıya saygılı bir duruş sergiledi. Ancak gelinen nokta hukuki teamülleri ve kişisel tahammül sınırlarını aşmıştır. Tunç Soyer derhal serbest bırakılmalıdır."




