Gencecik yaşta Koç Holding’in...
Yönetim Kurulu Başkanı olmuştu...
Takvimler “21 Ocak 2016”yı gösteriyordu...
Günlerden Perşembe’ydi...
Evde sabah sporu yaparken kalp krizi geçirdi...
Anında...
İki hastane birden devreye girdi...

Kurtaramadılar; Mustafa Koç’u...

O sırada...
Henüz “56 yaşındaydı”...
İzmirli Caroline Koç ile evliydi; dünya tatlısı iki kızı vardı...

*

Zaman makinesini geriye doğru çalıştıralım...
Vefatıyla...
Sevenlerini ve iş dünyasını yasa boğan...
İşadamı Mustafa Koç...
Aslında...
Nesli tükenme tehlikesi geçirdiği için...
Dünyanın dört bir yanında koruma altına alınan...
Bizim sularımızda da...
Başta ismini koyduğu “Badem” olmak üzere...
Akdeniz fokları için...
Unutulmaz fedakarlıklar yaptı...

İnanılacak gibi değil ama gerçek!

Hollanda Fok Hastanesi’nin en tecrübeli bakıcısı...
“Badem”i tedavi etmesi için Foça'ya getirildi...
Sevimli fokun yaşaması için...
Özel beslenme programı hazırlandı...

*

O’nun yakın dostları...
Yalnız o günlerde değil...
Bugünlerde de Mustafa Koç’u şu sözlerle anıyorlar:

“Doğa ve deniz dostu Mustafa Koç'un bilinenin aksine sadece (Badem)’in değil ölmek üzere olan (Dilara) ve (Tina) adlı iki Akdeniz fokunu daha yaşama döndürdü; onların kurtarıcı babası oldu...”

*

Mustafa Koç’un gözbebeği...
Kimsesiz “Badem”di...
Şimdi okuyacaklarınızı şaşırtabilir ama...
Emin olun, tamamı gerçek...

*

Yavru fok “Badem”...
Foça sahillerinin gözbebeği olmuştu...
Henüz bir aylıktı ve...
Daha dört ay “anne sütü”ne muhtaçtı...
Yavru Fok’un midesine...
Hortumla balık püresi verdiler...
“Badem” için...
Hollandalı veterinerler antibiyotik eklediler...
Sonra...
Badem’in avlanma yeteneğini kazanması için...
Havuzuna canlı balık koydular...
Foçalı balıkçılar da gönüllü olarak...
Badem’e kefal ve ahtapot getirmeye başladılar...

Bulunduğunda 115 santim boyunda ve 22 kilo olan Badem...
Beş aylık bakımın sonunda boyu uzadı; kilosu 72 oldu...

*

Bereketli bir yaz sezonuydu...
Aralık 2010’da...
Foça’da; iki farklı yerde iki yavru fok aynı gün bulundu...
Mustafa Koç’un kızları...
Onlara...
“Tina” ve “Dilara” adlarını yakıştırdılar...
Dünyada 650...
Ülkemiz sularında ise sadece 100 tane kalan fokların korunması için...
(Aradan yıllar geçti...)
Mustafa Koç ve eşi seferber olmuştu...
Ve...
Bilir misiniz ki...
O seferberlik hala gönülden devam ediyor...

*
...Ve, tam da “Ne olacak şimdi?” derken...
Olağanüstü güzellikte bir hamle...
Gönüllere “şerbet” gibi geldi...
Merhum Mustafa Koç'un eşi...
Caroline Nicole Koç'tan...
İzmir merkezli...
Gönüllerde çiçek açtıran “vakıf hamlesi” geldi...
Caroline Koç...
Kurucusu olduğu “Akdeniz Koruma Vakfı” ile...
İzmir ve Türkiye’nin güney sahillerinde...
Denizi ve canlılarını korumayı sürdürüyor...
Ne güzel değil mi?

Whatsapp Image 2026 01 21 At 07.15.40

*

Geçmişten bugünlere...
Kulaklara küpe...
Çok anlamlı, unutulmaz bir anı ile...

Bitiriyoruz...

Yurt dışında eğitim için Mustafa Koç'a...
Dedesi Vehbi Koç destek verdi...
Üniversite eğitimini tamamlayıp Türkiye'ye dönen Mustafa...
Tofaş'ta “satış elemanı” olarak İnan Kıraç'la çalışmaya başladı...
İş hayatının bu ilk döneminde Dede Vehbi Koç...
Kadim dostu İnan Kıraç'a yazdığı mektupta...
Mustafa'nın patron ailesine mensup olmasının...
Kendisini ayrıcalıklı hale getirmediğine işaret etti...
Gerisini şöyle getirdi:

“Mustafa iyi yetişecekse patron ailesine mensup olduğunu unutacak... Muvaffak (başarılı) olması için muntazam işe devam edecek... Herkesten evvel gelip herkesten sonra gidecek...
Verdiğiniz talimata harfiyen riayet edecek... Bu hem kendisi hem aile için çok iyi olur... Mustafa tamamıyla sizin emrinizdedir ve size emanettir... Muvaffakiyetler dilerim...”

*

Sanki masal gibi ömür boyu yaşadıklarımız...
Ne demiş büyüklerimiz?
Bir varsın, bir yoksun...
Bu minik zaman dilimine de...
İster istemez...
“Hayat” diyerek geçiştiriyoruz...
Oysa...
Yazar ve siyasetçi Çetin Altan’ın dediği gibi...

“Hayat yaşandığı kadar vardır... Gerisi ya hafızalardaki hatıra ya da hayallerdeki ümittir...”

Nokta...

Hamiş: Merhum Mustafa Koç, bir Cumhuriyet Bayramı’nda (29 Ekim 1960) dünyaya gözlerini açtı...

Sonsöz: “Aşk birlikte aynı menzile yürümektir ve aynı zamanda aşk biri bulutların üstünde olsa da diğerinin O’nu asla unutmamasıdır... / Anonim...”