Son Mühür- Mart bitti, Nisan geldi ama vatandaşın cebindeki yangınının bir türlü sönmek bilmediği iddia edildi. Milyonların gözü kulağı TÜİK’ten gelecek rakamlardaydı. Aslında ekonomistler "Biraz artış olur ama yıllık bazda %31’lerde kalırız" diye tahmin yürütmüştü. Fakat evdeki hesap çarşıya uymadı. TÜİK’in verileri beklenenin üzerinde geldi. Nisan’da enflasyon aylık %4,18 yükseldi, yıllık ise %32,37’ye dayandı.
Rakamlar böyle olunca, siyasetten de tepkiler gelmeye başladı. AK Partili Savcı Sayan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e yönelik çarpıcı bir mesaj paylaştı. Sayan’ın, "Yarın düzelecek diye diye milletin sabrı kalmadı" sözleri oldukça dikkat çekti.
İşte AK Partili Savcı Sayan’ın sosyal medyayı sallayan o sitem dolu açıklaması:
"Tünelin ucundaki ışığı millet bir türlü göremedi"

Sayan, Bakan Şimşek’e yönelik eleştirilerine doğrudan vatandaşın yaşadığı hayal kırıklığını anlatarak başladı:
"SAYIN MEHMET ŞİMŞEK BAKANIM,
Göreve geldiğiniz günden bu yana aynı cümleyi duyuyoruz:
“Bugün değilse yarın düzelecek.”
Ama o yarın bir türlü gelmedi.
Aradan yıllar geçti. Enflasyon düşmedi, hayat pahalılığı azalmadı, esnaf nefes alamadı.
Hep “tünelin ucunda ışık göründü” diyorsunuz ama ne kadar uzun bir tüneldir ki sizin gördüğünüz o ışığı milletimiz bir türlü göremedi, göremiyor…
Aksine, vatandaş her geçen gün biraz daha yoksullaştı, biraz daha umutsuzlaştı.
Çarşıda, pazarda, sokakta insanların yüzüne bakın; umut değil, kaygı görürsünüz."
"Küçük esnafın ensesindesiniz, milyarlık borçlulara ne yapıyorsunuz?"
Mesajın en can alıcı yeri ise vergi adaleti ve sokaktaki insanın yaşadığı zorluklardı. Sayan, "Adalet bunun neresinde?" diye sordu:
"Esnafın kasasına memur oturtup bir günkü hasılatı ortalama kabul ederek vergi yazmak adalet midir?
10.000 TL, hatta 1.000 TL borcu olanın hesabına haciz koymak; trafik cezası yüzünden insanın arabasını bağlamak Allah’tan reva mıdır?
Arabasını bağladığınız için çoluk çocuğuyla yolda kalan insanların vebali kimin omzundadır?
Ama milyarlarca lira vergi borcu olanlara neden aynı kararlılığı göstermiyorsunuz?
Neden küçük esnafın ensesindesiniz de büyük borç sahiplerinin kapısına gitmiyorsunuz?"
"Ekonomist mi yoksa finansçı mısınız?"
Eski dönemlere de atıfta bulunan Sayan, uygulanan politikaların ruhunun millete uymadığını belirterek eleştirilerini şöyle sürdürdü:
"Sayın Berat Albayrak döneminde döviz bir lira oynadığında kıyamet koparanlar bugün neden suskun?
O günlerde algı operasyonu yapanlar, bugün yaşanan gerçek sıkıntıyı neden görmezden geliyor?
Size neden kimse hesap sormuyor?
Her şey elinizde deniyor. Yetki sizde. İmkân sizde. Ama sonuç yok.
Her gün “yarın düşecek, yarın düzelecek” diyerek bu millet üç yıldır enflasyonun düşmesini sabırla bekliyor.
Artık sabır taştı.
Eğer bu işi bilmiyorsanız, bırakın.
Biliyorsanız, bu zulüm niye?
Siz ekonomist misiniz, finansçı mı?
Ekonomist olsaydınız; kıt imkânlarla milletin refahını artırmanın yollarını arardınız.
Üretimi güçlendirir, esnafı ayağa kaldırır, dar gelirliden değil israftan tasarruf ederdiniz.
Yoksa finansçı mantığıyla mı hareket ediyorsunuz?
Havada uçan kelebekten, yerdeki ottan nasıl vergi alınır hesabı mı yapıyorsunuz?
Bu anlayış ne Türkiye’nin ruhuna uyuyor, ne bu milletin vicdanına, ne de inancına."
"Siyasi bedelini milletin gözünde sayın cumhurbaşkanımız ödemektedir"
Sayan, bu durumun sadece ekonomik değil, siyasi bir bedeli de olduğunu hatırlatarak son sözlerine şunları ekledi:
"Her gün telefonlarımız çalıyor:
“1.000 TL için aracım bağlandı” diyenler,
“Vergi borcundan hesabıma bloke kondu” diyenler,
“Evime icra geldi” diye ağlayanlar…
Bu ülkenin insanı düşman değil.
Milletimiz vergi vermekten kaçmaz; yeter ki adalet görsün.
Yeter ki yük adil dağıtılsın.
Yeter ki küçük ezilirken büyük korunmasın.
Türk halkı sizden şeffaf bir hesap bekliyor.
Neyi, neden yaptığınızı açıkça anlatmanızı istiyor.
Fedakârlık isteniyorsa, bu fedakârlık herkesten eşit istenmeli.
Sayın Bakanım,
Sayın Cumhurbaşkanımız size güvenerek bu görevi verdi.
Ekonomiyi toparlamanız, millete nefes olmanız için sizi bu makama getirdi.
Ama bugün gelinen noktada, uygulanan politikalar en büyük zararı bizzat sayın Cumhurbaşkanımıza vermektedir.
Çünkü sahadaki tablo ile anlatılanlar örtüşmemekte, bunun siyasi bedelini milletin gözünde sayın cumhurbaşkanımız ödemektedir.
Bu gidişat sadece ekonomiyi değil, güveni de zedeliyor.
Unutmayın; economi rakamlardan ibaret değildir, güvenle ayakta durur.
Artık “yarın” değil…
Bugün konuşma zamanı.
Bugün çözüm zamanı.
Bugün adalet zamanı."




