Bilecik'te yetiştirilen ve kalitesiyle yurt dışına gönderilen Napolyon cinsi meyvenin hasadında sona yaklaşıldı. Üreticinin dalından toplayıp hale indirdiği ürün ile tüketicinin kasada ödediği miktar arasındaki devasa fark tepki çekiyor. Yıllarını bahçeciliğe veren çiftçiler, oluşan tablo nedeniyle maliyetlerini çıkaramamaktan şikayetçi.
Bilecik'in 9 bin 500 nüfuslu Gölpazarı ilçesinde çiftçilerin en önemli geçim kalemini oluşturan kiraz ağaçlarında mesai bitmek üzere. Ailelerin sabahın erken saatlerinde girip akşama kadar süren uğraşıyla toplanan mahsuller, yerel haldeki tüccarlarla yapılan pazarlıkların ardından yola çıkıyor. Bölgede 46 yıldır aralıksız sürdürülen tarımsal faaliyette bu sezonki fiyatlar üreticiyi memnun etmedi.
10 BİN DÖNÜMDE BİN 200 TON BEKLENTİ

Göç yolları üzerinde yer alan ve geçmişte birçok uygarlığa ev sahipliği yapan 550 rakımlı yerleşim yerinde 1980 yılından beri Napolyon cinsi kiraz üretiliyor. Kalp şeklindeki iri yapısı ve parlak kırmızı rengiyle öne çıkan bu tür, kendine özgü aromasının yanında raf ömrünün uzunluğuyla talep görüyor. Toplam 10 bin dönümlük arazide yürütülen çalışmalarda bu yıl bin 200 ton ürün elde edilmesi planlanıyor. Kasalara dizilen kirazlar Gölpazarı Kiraz Hali'ne getiriliyor. Tüccarların alım işlemlerini tamamlamasının ardından paketlenen ürünler yurt içi ve yurt dışı pazarlarına dağıtılıyor.
FİYAT FARKI ÜRETİCİYİ ZORLUYOR
İlçedeki çiftçilerden Orhan Büyükavcı, toplanan ürünün kalitesine rağmen tarladaki bedel ile tezgahlardaki rakamlar arasındaki dengesizliğe değindi. Sezon verilerini değerlendiren Büyükavcı, "Bu sene rekoltenin geçtiğimiz yıllara göre daha az oldu. Yerinde 30 lira ile 70 lira arasında değişiyor. Marketlerde bakıyoruz 200 lira 250 lira, bizim burada en fazla alacakları 60 lira" ifadelerini kullandı.
"BUNDAN SONRA BAHÇECİLİK YAPILMAZ"
Tarlasındaki en kaliteli ürünü 60 TL'den satabildiğini belirten Mehmet Düzcü de gelirlerin düşüşüne vurgu yaptı. Düzcü, sözlerini şöyle sürdürdü:
"1981’den beri devam ediyoruz. Ama yıl yıldan daha kötü geliyor. Masraflarımız çok, çıkardığımız malın fiyatları yıldan yıla düşüyor. Emeğimizi kurtarmıyor. Onun için artık bahçecilik sona gelmiş durumda. Bundan sonra bahçecilik yapılmaz. Bu fiyatlarla kurtarmaz"




