Son Mühür - Suudi Arabistan liderliğinde Kızıldeniz, Babülmendep Boğazı ve Aden Körfezi’nin güvenliğini sağlamak amacıyla yeni bir uluslararası deniz güvenliği yapılanması oluşturuluyor. Türkiye’nin de katılım sağlayıp protokolünü imzaladığı bu stratejik hamleye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, Doğu Akdeniz'deki güvenlik mimarisi için dikkat çeken önerilerde bulundu.

Çok uluslu ittifaka 14 ülkeden imza

Suudi Arabistan’ın davetiyle şekillenen yeni güvenlik yapılanması ve Türkiye'nin bu süreçteki konumuna dikkat çeken Yankı Bağcıoğlu, "Suudi Arabistan öncülüğünde Kızıldeniz, Babülmendep Boğazı ve Aden Körfezi’nin güvenliğine yönelik oluşturulması planlanan çok uluslu deniz koalisyonu, bölgesel güvenlik açısından dikkatle izlenmesi gereken stratejik bir gelişmedir.'' şeklinde konuştu.

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, 51 ülke ve uluslararası kuruluşa yapılan davet kapsamında düzenlenen toplantıya 43 ülkenin katıldığını açıkladı. Toplantı sonunda girişime destek veren Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 14 ülke, Kızıldeniz ve uluslararası deniz ulaştırma hatlarının güvenliğini amaçlayan çok uluslu deniz güvenliği ittifakının kuruluş bildirisine imza attı.

Son haftalarda deniz güvenliği yeniden uluslararası gündemin ön sıralarına taşımıştır."

SON DAKİKA 850 milyon liralık vurgun ortaya çıktı! 4 ilde dev operasyon: Mal varlıklarına el koyuldu!
SON DAKİKA 850 milyon liralık vurgun ortaya çıktı! 4 ilde dev operasyon: Mal varlıklarına el koyuldu!
İçeriği Görüntüle

"Kamuoyu şeffaf biçimde bilgilendirilmeli"

Girişimin detaylarının ve Türkiye'nin üstleneceği rolün netleştirilmesi gerektiğini vurgulayan Bağcıoğlu, şeffaflık çağrısında bulunarak değerlendirmelerini "Yeni yapının amacı, harekat konsepti, görev ve sorumluluk alanı, komuta-kontrol yapısı, hukuki dayanağı ile en önemlisi Türkiye’nin desteğinin kapsamı ve üstleneceği rol konusunda kamuoyu zamanında ve şeffaf biçimde bilgilendirilmelidir." şeklinde sürdürdü.

"Akdeniz Kalkanı Harekâtı uluslararası yapıya dönüştürülmeli"

Bölgesel tehditlerin ve fırsatların Doğu Akdeniz boyutuna işaret eden Bağcıoğlu, Türkiye için stratejik bir yol haritası sunarak açıklamasını "Ayrıca artan deniz güvenliği ihtiyaçları dikkate alınarak öncelikle Akdeniz Kalkanı Harekâtı uluslararası bir yapıya dönüştürülmeli; öncelikle Suriye ve Mısır’ın, ardından Libya ve Lübnan’ın katılımıyla Türkiye öncülüğünde Doğu Akdeniz’de kalıcı ve kapsayıcı bir deniz güvenliği mimarisi oluşturulmalıdır. Böylece hem doğu Akdeniz’de bölgesel barış ve istikrara katkı sağlanacak hem de Türkiye’yi siyasi olarak kuşatma girişimlerine karşı güçlü bir stratejik zemin oluşturulacaktır." şeklinde noktaladı.

Kaynak: Haber Merkezi