Son Mühür- Ekranların sevilen ismi Aslı Bekiroğlu, son iki yıldır yaşadığı ağır sağlık sorunlarını ve geçirdiği tıbbi süreci tüm şeffaflığıyla paylaştı.

"Altı ameliyat geçirdim, bir tane daha kaldı"

Aslı Bekiroğlu-3

Yaşadığı süreci sosyal medya üzerinden duyuran Bekiroğlu, hayata tutunma çabasını şu sözlerle paylaştı: "Hayatımı gülerek yaşamaya devam ediyor oluşum bazı doktorlarımı şaşkınlık içinde bıraktı ve ara sıra 'Aslı, çok zor sekiz-dokuz saatlik iki tane dev ameliyat geçirdin.

İki kez ölümden döndün, dikkat et' diye uyarmak zorunda kaldılar. Altı tane ameliyat geçirdim, yıprandım, zorlandım. Bir tane daha kaldı.

Artık hem kendi yaşadıklarımı anlatmak hem de belki başka insanların da benzer şeyleri yaşamaması için bu süreci sizinle samimi bir şekilde paylaşmak istedim. 'Bizce yapılan ameliyatlarda hata yok' diye geri çekildikleri için hakkımı aramaya karar verdim"

"İki kere ölümden döndüm"

Miyom operasyonu sırasında meydana gelen hatayı anlatan oyuncu, ölümden dönüşünü şu ifadelerle dile getirdi:

"Bu arada iki-üç kere ölümden de dönmüşüm. Miyom varmış, 'Miyomu alalım' dediler. Miyomu alırken yanlışlıkla bağırsağımı kestiler.

Başka bir cerrah arkadaş geliyor ve 'inisiyatif' adı altında yanlış müdahale ediyor; bağırsağımı dikmeye karar veriyor."

"Zehirlenerek ölecektim"

Yapılan yanlış müdahalenin ardından gelişen komplikasyonları Bekiroğlu şu sözlerle aktardı: "Beni bir gün müşahede altında tutuyorlar.

Bu bir gün içinde ben zaten ya zehirlenerek ölecektim ya da rektovajinal fistül olacaktı. Rektovajinal fistül oldu. Açar bakarsınız ne olduğuna, dile getirmek istemiyorum, çok hoş bir şey değil.

Rektovajinal fistül olduğunu ben fark ettim. Bunun size ne kadar kötü ve çirkin bir şey olduğunu anlatamam."

"O inisiyatif benim iki seneme mal oldu"

Ameliyat sonrası vücudunda oluşan değişikliği kabullenme sürecini ve doktor hatasının bedelini anlatan oyuncu şöyle devam etti:

"Birinci ameliyat işlemi yoğundu, diktiler. İkinci ameliyata hemen bir hafta sonra girdim; bunun için kolostomi açtılar. Yani göbeğimden dışkılamam gerektiğini söylediler bana.

28 yaşında, kariyerimin baharında, keyfim yerinde, güzel bir kız çocuğuyken... Ona da 'stoma' adı veriliyor. Ben ona 'stoma' demek istemedim. Yeterince ağlayıp üzüldükten sonra, 'Hayat bu şekilde geçmez' dedim."

"Muhsin'i arkadaşım gibi görmeye başladım"

Yaşadığı durumu psikolojik olarak yönetmek için bulduğu yöntemi ve doktorun hatasına dair isyanını şu cümlelerle paylaştı:

"Ona bir isim verdim: 'Muhsin' koydum adını. Muhsin'i, sanki bu dönemde bana yardımcı olacak, bana eşlik edecek bir arkadaşmış gibi görmeye başladım.

Mesela doktorun bana o inisiyatif adı altında yaptığı yanlış müdahale olmasaydı, ben Muhsin Ağabey ile sadece üç ay geçirecektim. Fakat o inisiyatif benim iki seneme mal oldu."

"Doktor 'hepsini baştan yapmamız gerekecek' dedi"

Aaslı Bekiroğlu

Vücudundan kas dokusu alınarak yapılan zorlu operasyonları ve yaşadığı hayal kırıklığını şu ifadelerle anlattı:

"Her ameliyattan sonra, içeride organın kendini iyileştirmesi için bir ay bekleme süresi oluyor. Ama stoma açıldıktan iki ay sonra bir ameliyata daha girdim.

Uzun karın kasımı aldılar ve rektovajinal fistül olan bölgeye yerleştirdiler ki aradaki açıklık kapansın. Çok zor bir ameliyattı. Ondan sonra çok da kilo verdim. Kalkınca yürüyemiyordum, bacağımı hissetmiyordum.

O da geçti. Biz her şey iyileşecek ve bu son olacak zannettik. iki ay sonra tekrar gittiğimde durumu yine ben fark ettim. Doktor bana, 'Hepsini baştan yapmamız gerekecek' dedi."

"28 yaşından beri bununla uğraşıyorum"

Genç yaşta vücudunda oluşan deformasyonlara değinen Bekiroğlu, yaşadığı zorluğu şu sözlerle özetledi: "Üç-beş ay sonra bu sefer de 'Hangi kasımı alsalar acaba?' diye düşündük.

Karnımda kocaman bir yarık var, bir de şimdi bacağımda da kocaman bir yarık var. O kadar deforme bir hale geliyorum ki... Gerçekten şu an 30 yaşındayım.

28 yaşından beri bununla uğraşıyorum. Sürekli deforme oluyorum, psikolojim zorlanıyor. Sürekli böyle bir mücadele içindeyim."

"Stresle alakalı bir şey"

Aslı Bekiroğluu-1

Fiziksel acıların yanı sıra göz sağlığının da bozulduğunu belirten oyuncu, psikolojik etkileri şu cümlelerle noktaladı:

"Bacağım da kocaman oldu. Böyle dalgalı dalgalı, çirkin bir şey oldu yani. Onun da dikişleri patladı. Bu süreçte gözüm bozuldu. Bütün bu ameliyatlar olurken başım çok ağrıyordu. Artık gözüme vuruyordu.

Gözümde üveit gelişti, kör noktası büyüdü. Ondan sonra bir sürü göz doktoruna, bir sürü beyin doktoruna gittik.

En son nöroloji doktoruna gittik. Nörooftalmoloji doktoru, kendi tedavisini uyguladıktan sonra , 'Bu seninki herhalde stresle alakalı bir şey' dedi."

"Her şey yoluna girecek, çok az kaldı"

Son olarak mevcut durumunu ve geleceğe dair umudunu şu ifadelerle paylaştı: "O da çok normal ama ben o kadar pozitif yaşamaya çalıştığım için kendimi ne kadar strese soktuğumun farkında değilim belli ki.

Çünkü psikiyatriste gittim, o da iki üç tane antidepresan verdi. Ondan sonra baş ağrılarım geçti antidepresanlar sayesinde. Yaşadıklarım bu şekilde. Bilinsin istedim.

Her şey yoluna girecek, çok az kaldı. Doktorlarımızdan razıyım. Şu anki doktorlarımı seviyorum, güveniyorum ve iyileşmeyi umuyorum."

Kaynak: HABER MERKEZİ