Bilal Saygılı: "İzmir'in 90 dakika hakkı için tam destek veriyoruz" Bilal Saygılı: "İzmir'in 90 dakika hakkı için tam destek veriyoruz"

Gazete Pencere yazarı Nurcan Babacan’ın iddiasına göre, eski İçişleri Bakanı ve AK Parti Milletvekili Süleyman Soylu, mevcut İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın sunum yaptığı esnada salonu terk etti ve Yerlikaya’nın konuşması bittikten sonra geri gelerek kaldığı yerden toplantıyı takip etmeye devam etti.

MHP ve Yerlikaya görüşmelerinde ne oldu?

Babacan yazısında söz konuyla olayla ilgili, “Erdoğan'ın talimatıyla MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yle görüşen Yerlikaya kendisiyle ilgili tereddütleri gidermiş ve çizilen sınırları kabul etmiş görünüyor. Yerlikaya’nın Bahçeli’yle yaptığı görüşmeyi merak edenlere, ‘görüşmenin çok iyi geçtiğini’ anlattığı, operasyonları kastederek ‘Meydanı birkaç Ankara çakalına bırakacak değiliz’ dediği aktarılıyor. Yerlikaya, bir yandan da imaj düzeltme faaliyetleri yapıyor. Yaklaşık iki haftadır, AK Parti milletvekillerini gruplar halinde bakanlığa davet ederek bakanlığının faaliyetlerini anlatıyor. Sorularına cevap veriyor. Ancak bakanın her sabah bir operasyonla ilgili tweet atması parti içinde ‘Güne yine İçişleri bakanının tweetiyle başladık’ diye espri konusu olmaya devam ediyor.” ifadelerine yer verildi.

"Yerlikaya'ya imaj değişkliği yapıyor"

Mevcut İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın bir yandan da imaj düzeltme çalışmaları içerisinde olduğunun altını çizen Nurcan Babacan, “Yerlikaya, bir yandan da imaj düzeltme faaliyetleri yapıyor. Yerlikaya, Kızılcahamam kampında sunum yapmaya başladığında Süleyman Soylu’nun salondan çıktığı ve sunum bittikten sonra tekrar girdiğini aktaralım. Ayrıca Soylu’nun 27 Mayıs darbesinin yıl dönümünde Yassıada’da yapılan programa davet edilmemesine içerlediği anlatılıyor. Soylu, hem Demokrat Parti’nin eski genel başkanı, hem de eski İçişleri Bakanı olarak davet edilmemesini eleştirmiş. Bu programın Cumhurbaşkanlığı Sarayı tarafından yapıldığını da aktaralım. Tüm bunlardan görüldüğü gibi AK Parti’de bir bütünlük yok." diye yazdı.

Muhabir: ATAKAN BAŞPEHLİVAN