Haluk Levent ifade verdi mi, ifadesinde ne dedi? Ahbap Derneği kurucusu neden gözaltına alındı?
Haluk Levent ifade verdi mi, ifadesinde ne dedi? Ahbap Derneği kurucusu neden gözaltına alındı?
İçeriği Görüntüle

İki hafta arayla meydana gelen 5,3 ve 4,1 büyüklüğündeki depremlerin ardından milyonlarca vatandaş arama motorlarında "Muğla'da büyük deprem bekleniyor mu, Akdeniz'de tsunami olur mu, Datça depremi neyin habercisi?" sorgularına yoğun bir şekilde yanıt arıyor. İşte konuya dair tüm merak edilenler ve yer bilimcilerin hayat kurtaracak o kritik uyarıları...

Türkiye'nin güneybatı kıyılarında son günlerde oldukça hareketli saatler yaşanıyor. 2 Temmuz tarihinde merkez üssü Datça açıkları olan 5,3 büyüklüğündeki ana sarsıntının ardından, bölgedeki sismik aktivite hız kesmedi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre bölgede bugün saat 11.10 sularında 4,1 büyüklüğünde yeni bir sarsıntı daha kayıtlara geçti. Bu peş peşe yaşanan sarsıntılar, yalnızca çevre illerde değil, tüm Türkiye'de "Yeni ve yıkıcı bir deprem kapıda mı?" sorusunu akıllara getirdi. Özellikle Akdeniz depremi, Ege'de fay hatları ve tsunami riski gibi anahtar kelimelerle arama yapan vatandaşlar, uzmanlardan gelecek güncel açıklamalara kilitlendi. Bilim insanları ise Doğu Akdeniz'deki bu fay hareketliliğinin yakından izlenmesi gerektiğinin altını kalın çizgilerle çiziyor.

MUĞLA DATÇA AÇIKLARINDAKİ DEPREMLER BÜYÜK DEPREMİN HABERCİSİ Mİ?

AFAD tarafından kamuoyu ile paylaşılan detaylara göre, 4,1 büyüklüğündeki son deprem yerin 21,72 kilometre derinliğinde ve Datça'ya 155 kilometre mesafede gerçekleşti. Geçtiğimiz günlerde aynı fay zonunda oluşan 5,3'lük sarsıntı da benzer derinliklerde ortaya çıkmıştı. Bu gelişmeleri yakından izleyen yer bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş, bölgedeki sismik gerilimin henüz bitmediğini duyurdu. Bektaş, Akdeniz'de başlayan bu depremselliğin artçılarla sürdüğünü ve yer altındaki enerjinin tamamen boşalmadığını belirtti. Đặcellikle Güneybatı Ege ile Simav-Gediz Fay Zonları üzerinde yaşayanların bu süreci dikkatle takip etmesi gerektiğini vurguladı. Uzmanların ortak görüşü, bu hareketliliğin fay hatlarındaki stresi çevre bölgelere transfer edebileceği yönünde birleşiyor.

AKDENİZ VE GİRİT ÇEVRESİNDE TSUNAMİ RİSKİ VAR MI?

Bölgedeki hareketliliğe dair bir diğer çarpıcı değerlendirme de Prof. Dr. Okan Tüysüz'den geldi. Bölgenin sismik geçmişine ayna tutan Tüysüz, Girit Adası ve çevresinin oldukça hareketli ve tehlikeli bir tektonik kuşakta yer aldığını anlattı. Tarihsel kayıtlara bakıldığında, Girit civarının yıkıcı mega depremler ve dev dalgalar ürettiği çok net bir şekilde görülüyor. Tüysüz, MS 365 yılında yaşanan ve büyüklüğü 8,5 olarak hesaplanan o yıkıcı tarihi depremi hatırlattı. Ayrıca 1303, 1630, 1810 ve 1856 yıllarında da aynı bölgede 7'nin üzerinde şiddetli depremler yaşandı. Bu devasa sarsıntıların yarattığı tsunami dalgaları, geçmişte Kıbrıs ve Antakya kıyılarına kadar ulaşıp büyük tahribatlara sebep oldu. Güncel jeolojik araştırmalar, Doğu Akdeniz kıyılarında benzer bir tsunami riskinin tarih boyunca her zaman var olduğunu gösteriyor.

UZMANLARDAN KRİTİK UYARI: DEPREME HAZIRLIKLI OLUN

Muğla Datça açıklarında yaşanan 4,1 büyüklüğündeki son depremin ardından resmi kurumlara ulaşan herhangi bir can kaybı, yaralanma veya yıkım ihbarı bulunmuyor. Buna rağmen yer bilimciler, Akdeniz ve Güneybatı Ege bölgesinde sismik sürecin aktif bir şekilde devam ettiği konusunda hemfikir. Yaşanan her orta büyüklükteki deprem anında yeni bir mega depremi tetiklemese de, fay hatlarındaki bu yüksek ritim uzun vadeli bir tedbir sürecini zorunlu kılıyor. Yetkililer, özellikle sahil şeridinde ikamet eden vatandaşların hasarlı yapılardan uzak durmasını, bireysel deprem hazırlıklarını tamamlamasını ve yalnızca resmi makamlardan gelen açıklamaları dikkate almasını tavsiye ediyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ