İzmir’in Dikili ilçesine bağlı Çandarlı Mahallesi’nde bulunan Çandarlı Kalesi, tarih sahnesindeki çok katmanlı geçmişiyle dikkat çekiyor. İlk olarak M.Ö. 6. yüzyılda Pitane yerleşimi içinde savunma amacıyla kullanıldığı değerlendirilen kale, deniz kıyısındaki konumuyla kentin korunmasında önemli rol üstlendi.
Ceneviz döneminde bugünkü planını kazandı
Kale, tarih boyunca birçok kez yıkılıp yeniden inşa edildi. Sur duvarlarında M.Ö. 2. yüzyıla ait taşlar bulunurken, yapının bugünkü planı 14. yüzyılda Foça’yı ele geçiren Cenevizliler döneminde şekillendi. Bu süreçte Foça ve Pitane’den taşlar taşındı, işçiler ve köleler yoğun emek harcadı. Rivayetlere göre en çok taşıyan köle serbest bırakıldı.

Halil Paşa onarımıyla kent adını değiştirdi
Bölgenin Türk egemenliğine girmesinin ardından kale Saruhanoğulları ve Karesi Beyliği’nin kontrolüne geçti. Osmanlı döneminde Sadrazam Çandarlı Halil Paşa, yapıyı yeniden inşa ettirdi. Top atışlarına dayanıklı taş bloklar ve payandalarla güçlendirilen kale, bu dönemde sağlam bir savunma yapısına kavuştu. Pitane adı zamanla terk edilerek Çandarlı ismi benimsendi.
UNESCO süreciyle tescillendi
Kareye yakın dikdörtgen planlı Çandarlı Kalesi, beş burcu, mazgalları ve sağlam duvarlarıyla günümüze ulaştı. Helenistik dönem taşları ile 13 ve 14. yüzyıl onarımları yapıda birlikte görülüyor. 2009’da başlayan restorasyon çalışmaları 2014’te tamamlandı. Kale, 2013 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dahil edildi.

Ulaşım kolaylığıyla ziyaret ediliyor
Çandarlı’ya ulaşım, İZBAN’ın Aliağa durağından sağlanan otobüs seferleriyle mümkün oluyor. Kale, tarih meraklıları ve bölgeyi ziyaret edenler tarafından ilgi görmeye devam edyor.





