Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, icra hukuku süreçlerinde milyonlarca emekliyi ve borçluyu yakından ilgilendiren emsal niteliğinde bir karara imza attı. Borçlunun, icra takibi başlatıldığı gün aynı dilekçe ile hem borcu kabul edip hem de maaşına haciz konulmasına izin vermesini inceleyen yüksek mahkeme, bu tür bir muvafakati hukuken geçersiz sayarak borçlu lehine son noktayı koydu.

İcra sürecinde haciz korkusuyla atılan imzalar yargıya taşındı
Haber ajanslarından edinilen bilgilere göre olay, bir alacaklının borçlu aleyhine başlattığı icra takibiyle fitillendi. Ödeme emri tebligatını PTT şubesinden elden teslim alan borçlu, haciz baskısı ve korkusuyla aynı gün icra müdürlüğüne bir dilekçe sundu. Borçlu, bu dilekçesinde kendisine tanınan yasal itiraz ve ödeme sürelerinden vazgeçtiğini beyan ederek, emekli maaşının tamamının haczine izin verdiğini bildirdi. Ancak daha sonra bu rızanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunan borçlu vekili, maaş üzerindeki blokajın kaldırılması talebiyle yargı yoluna başvurdu.
Yerel mahkeme ve istinaf arasındaki görüş ayrılığı
Dosyayı ilk olarak inceleyen yerel mahkeme, emekli maaşından kesinti yapılmasına yönelik rızanın, henüz icra takibi kesinleşmeden verildiğine dikkat çekti. Takip kesinleşmeden yapılan bu tür işlemlerin geçerli olamayacağına hükmeden mahkeme, haczin kaldırılması kararını verdi. Ancak alacaklı tarafın başvurusu üzerine dosya Bölge Adliye Mahkemesine taşındı. İstinaf mahkemesi, borçlunun ödeme emrini aldıktan sonra haklarından feragat etmesinin sonuç doğuracağını ve bu durumun takibi kesinleştireceğini savunarak haczin hukuka uygun olduğu yönünde karşı bir hüküm kurdu.
Yargıtay hukuk genel kurulu hukuki prosedüre dikkat çekti
Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı üzerine dosya, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun gündemine taşındı. 25 üyenin katılımıyla toplanan Kurul, icra hukukunda işlem sırasının hayati önem taşıdığına vurgu yaptı. Gerekçeli kararda, haciz işleminin ancak ve ancak takip kesinleştikten sonra talep edilebileceği belirtildi. Borçlunun aynı gün ve aynı belge içerisinde hem borcu kabul etmesinin hem de hacze onay vermesinin, takibin kesinleşmesiyle "eş zamanlı" bir durum yarattığına işaret edildi. Bu durumun kanunun öngördüğü sıralamaya aykırı olduğu ve "önceden verilmiş izin" niteliği taşıdığı ifade edilerek geçersiz sayılması gerektiği vurgulandı.

Emekli maaşlarına yönelik emsal karar
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından verilen bu son karar ile birlikte, borçlunun aynı tarihte sunduğu feragat ve haciz izni beyanları hukuki değerini yitirdi. Yüksek mahkeme, takibin kesinleşmesinden önce veya kesinleştiği anla aynı saniyede verilen haciz izinlerinin korunamayacağını tescilledi. Böylece borçlunun emekli maaşına konulan haczin kaldırılmasına kesin olarak karar verilirken, icra müdürlüklerinin takip kesinleşmeden haciz işlemi yapmasının da önüne geçilmiş oldu.





