İzmir’de son haftalarda etkili olan sağanak yağışlar yalnızca barajlardaki doluluk oranlarını artırmakla kalmadı, yer altı su seviyelerinde de dikkat çekici bir yükselişe yol açtı. Kentin su kaynaklarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Hidrojeoloji Uzmanı Prof. Dr. Celalettin Şimşek, özellikle Torbalı Ovası’ndaki ölçümlerin umut verici olduğunu açıkladı.

Y E R A L T I S U Y U N D A Y A K L A S I K 120 S A N T I M E T R 1179334 350328

Barajlardaki doluluk oranlarının geçen yılın üzerine çıktığını belirten Şimşek, yağışların “etkili yağış” niteliği taşıdığına dikkat çekti. Son dönemdeki yağış miktarının kritik bir eşiği aştığını vurgulayan Şimşek, “Son 45 günde, 2025 yılında yağan yağmur miktarı kadar yağış düştü. Bu çok önemli. Çünkü büyük bir su krizinden bizi kurtardı. Bu yağışlara, 'etkili yağış' diyoruz. Yani olmadığı takdirde barajlar çok beslenmiyor. Dolayısıyla etkili yağışlar, barajları büyük oranda doldurdu. Toprak doygunluğa eriştiği için de yer altı suyuna tepki vermeye başladı. Torbalı'daki ovada en son geçen hafta yaptığımız ölçümde yer altı suyunda yaklaşık 120 santimetre yükselme tespit ettik. Bu iyi bir rakam” dedi.

Y E R A L T I S U Y U N D A Y A K L A S I K 120 S A N T I M E T R 1179340 350328

“3 metreyi bulacak gibi görünüyor”

Yer altı su seviyesindeki artışın önümüzdeki aylarda daha da belirginleşebileceğini ifade eden Şimşek, “Daha bugünlerde böyle bir yükselme olduğuna göre muhtemelen haziran, mayıs sonu gibi bu 3 metreyi bulacak gibi görünüyor. Bu da yer altı suyu için büyük bir toparlanma. Önemli bir yağış geldi. Büyük taşkınlara neden oldu. Bu taşkınlar da yer altı suyunu besleyecektir. Şu anda daha süzülmenin sürdüğünü düşünüyorum. Yani mayıs sonu gibi önemli bir yer altı suyuna katkısı olacağını düşünüyoruz” diye konuştu.

“3 metreyi bulacak gibi görünüyor”

“Projeleri ivedilikle yapmamız gerekiyor”

Gelecekte yeniden kurak dönemlerin yaşanabileceğine işaret eden Şimşek, mevcut yağış fazlasının planlı biçimde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bu kapsamda özellikle barajlardan taşan suların kontrollü projelerle yer altı su sistemine kazandırılmasının önemine değinen Şimşek, “Özellikle barajdan akan fazla suların yer altı suyunu besleyebileceği projeleri ivedilikle yapmamız gerekiyor. Çünkü bunlar dinlenmiş su olacağı için doğrudan barajı besler ve çok katkısı olur” dedi.

Vatandaşa da çağrıda bulundu

Öte yandan taşkın sularının bilinçsiz biçimde yer altı kuyularına yönlendirilmesinin risk oluşturabileceğini belirten Şimşek, şu uyarılarda bulundu:

“Çamurlu bulanık suları, doğrudan yer altı suyuna verirsek kirlenmeye neden olabilir. Çünkü taşkın sular patojen içerebilir. Bazı kirletici kaynaklara bulaşmış olabilir. Bunları doğrudan yer altı suyuna vermek çok doğru bir yaklaşım değil. Bazen basında izliyoruz. Bazı çiftçilerimiz, bu suları kuyulara yönlendiriyor. Bunu çok önermiyoruz. Çünkü bu taşkın suları kirletebilir. Dolayısıyla hani içmede veya çeşitli amaçlarla kullanılan bu yer altı su kuyularında problem yaratabilir. Vatandaşlarımız en azından kuyularda böyle bir bulanıklık gördüğünde veya koku duyduğunda dikkat etmelerinde fayda var. Önümüzdeki dönemlerde yer altı suları ile ilgili çok ciddi çalışmalar yapmamız lazım. Yer altı suyu, sonsuz bir kaynak değildir. Bunu öngörmemiz lazım. Mümkün olduğu kadar yüzey suyu kaynaklarındaki fazla suları, ne yapıp edip, projelerle yer altı suyuna katkısını sunmasına yardımcı olmamız lazım.”

Vatandaşa da çağrıda bulundu

“Evlerimiz müsaitse hasar projeleri yapılabilir”

Bireysel ve tarımsal ölçekte su tasarrufunun da zorunlu hale geldiğini vurgulayan Şimşek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Artık bireysel olarak su tasarrufuna yönelik tedbirleri uygulamamız gerekiyor. Bunun en başında, evlerimiz müsaitse yağmur hasat projeleri yapılabilir. Çiftlik evleri, müstakil evler, büyük kamu binalarında bunları uygulamak lazım. Mümkün olduğu kadar yağmur suyunu, sisteme katmamız lazım. İçme suyundaki baskıyı azaltmamız gerekiyor. Çiftçilerimizin de tasarruflu sulama sistemlerine geçmeleri lazım. Damlama sistemi hatta toprak altında damlama sistemleri modelleri gelişti. Bunları uygularlarsa çok büyük su tasarrufu sağlarlar. En azından sürdürülebilir bir su kaynağını yönetmiş olacağımızı düşünüyorum.”

Kaynak: DHA