Son Mühür / Gökmen Küçüktaşdemir Gündem Masası’nda Tunç Erciyas’ın bu haftaki konukları Hasan Çölmekçi ve Yağmur Daştan'dı. Gündeme dair önemli açıklamalarda bulunana usta kalem Hasan Çölmekçi, İzmir belediyelerin genel durumundan bahsetti. Bununla birlikte, eski belediye başkanları na da atıfta bulunan Çölmekçi, eski bornova Belediye başkanı Mustafa İduğ hakkında: ''Belediyeyi borçsuz bırakıp gitti, kasada da para bıraktı'' dedi.
Hasan Çölmekçi'nin gündem yaratan İzmir Belediyeleri açıklamaları şu şekilde:
''Cemil Tugay Karşıyaka ile sorun yaşıyor. Cemil Tugay genel merkeze gittiğinde bu sorunları da anlatıyor. Öte yandan Karabağlar’da da sıkıntı var. Bütün belediyelerde sıkıntı var. İşte, Çeşme’de Lal Denizli ile yaşananlar da öyle. Yani bu dönem yapay zekaya sorulup yapılan işler… Yapay zeka sıfır çekti. Yapay zeka bildiğin en kötü belediye başkanlarını seçmiş. Biliyorsunuz yapay zeka’ya düzgün sorular sormak lazım, düzgün cevaplar alabilmek için. Heralde burada yapay zekaya ‘sürekli bize sorun çıkaran bir başkan bul’ mu dediler, ne yaptılar… Deniz Yücel de şu an eski gücünde değil. Ben parti içinde ona da bir operasyon çekilmesini bekliyorum.''
''Gereğinden fazla personel alımı yapıldı, hala da alınıyor''
''Siz şimdi, onun tanıdığı bunun tanıdığı yok ilçe başkanının tanıdığıyla doldurursanız belediyeleri, siz orayı yönetemezsiniz. Gereğinden fazla personel alımı yapıldı. Bu personellerin maaşları da tabiki bu gelirle ödenemez. Yöneticekseniz eğer, önce bir bakacaksınız, oturacaksınız ve bu kadar personeli ne yapacağını düşüneceksiniz. Bakın hala personel alınıyor. Eğer, bu personelleri alıyorsanız, emeklerinin karşılığını vereceksiniz. Alınteri dökenlerin karşılığını vereceksiniz. Gidipte, konserlere ya da başka yandaş firmaların ihalelerlerde kazandığı ve kendisinin yapabileceği bazı işleri bu firmalara verirseniz ve onların hakedişlerini hemen öderseniz bu işçilere para bulamazsınız.''
''Üstelik kasada da para bıraktı...''
''Halbuki Bornova’da Mustafa İduğ’yu iyi bilirsiniz belediyeyi borçsuz bıraktı. Üstelik kasada da para bıraktı. Çünkü bir iş adamıydı ve maliye bilirdi. Onun halkın parası olduğunu bilirdi. Ki o da CHP’liydi… Kalkıp biz şimdi eleştiriyoruz ama hakkını da veriyoruz.''
Kordon’a yeraltı otoparkı
''Bu konuda inşaat mühendislerinin, şehir planlamacılarının düşüncesi çok önemli. Onlar bu projeye karşı çıkıyorlar. Ayrıca, çok para harcanıyor. Denizle otoparkın yanındaki beton bloka çok para gidecek. Başka bir yer bulunamıyor mu? 3 milyar başlangıç fiyatı ve 7 milyara bitecek proje. 25 milyarlık bir bütçe var belediyede. Düşünebiliyor musunuz? Bu proje de 4’te 1’i.
Öte yandan, sanırım metre karede yetmiyor bu projeye. 70 bin metrekareymiş orası ama 100 bin metrekareyle başlaması gerekiyormuş projenin. İşin bu tarafı da önemli.
Daha önceden biliyorsunuz Gazi Hastanesinin yanında bir otopark vardı. Oraya ring yapılıyordu boş kaldı. Kocaoğlu zamanında başlatılmıştı bu proje. Bu tip yerleri verimli kullanabilmek lazım. Daha öncede Kordon’a bir otoyol yapılcaktı. İyi ki de yapılmamış. Özfatura zamanında olacaktı bu. Ama sonra Piriştina orayı sonra Kent bahçesi olarak düzenledi. Ama işte İzmirli biraz koptu denizden. Zamanında bu kenti yöneten belediye başkanları ‘hainlik’ yapmasaydı… ‘Hainlik’ diyorum çünkü, oraya kat izni verdiler. Orada Atatürk evi var biliyorsunuz. 2 katlı. Orada eskiden evler ve binalar o şekildeydi. Bakın, Kordon’a o projenin yapılamasını engelleyen Piriştina geldi Bayraklı’da bu binalara izin verdi. Daha önce bahsettiğim İzmir’in Manhattan’ı projesi… Tamam Manhattan yaptın da hani bunun alt yapısı? Bu tür projelerde geleceğe yönelik bir şey hazırlıyorsan, önce altyapıyı bitirirsin. Bu yüzden de işte yağmur yağdığında bu sorunlar ortaya çıkıyor.''





