Son Mühür- Türkiye son dönemde failin de maktulün de çocuk olduğu cinayetlere tanık olmanın şokunu yaşıyor.
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ardından Atlas Çağlayan'ı da yaşamdan koparan akran zorbalığı Safi Arpaguş döneminde toplumsal konulara önem vermesiyle dikkati çeken Diyanet İşleri Başkanlığı'nı da harekete geçirdi.
Cuma Hutbesi'ni akran ilişkilerine ayıran Diyanet, ailede kurulan güven ortamının toplumda sevgi ve saygıya kapı araladığına dikkat çekildi.

Sabır ve tahammül...


''Sevgi ve saygının olmadığı yerde; huzursuzluk, baskı ve dışlanma olur. Küçük anlaşmazlıklar büyük tartışmalara dönüşür. Sabır ve tahammül zayıflar, öfke kontrol edilemez. Merhamet yerini şiddete, muhabbet yerini nefrete bırakır'' vurgusu yapılan hutbede,
''Aziz Müminler!
Yaşadığımız çağın sorunlarından biri de, sevgi ve saygıdan mahrum kalan gençlerin birbirlerine karşı kaba, sert ve aşağılayıcı tavırlar sergilemesidir.
Akran zorbalığı olarak karşımıza çıkan bu kötü haslet; alay etmek ve kırıcı sözler söylemekten çok daha öteye giderek, fiziksel şiddete, hatta cana kıymaya dönüşmüş durumdadır.

Diyanet
Tek tip elbise giyinmeyi, aynı görünüşe sahip olmayı, suça bulaşmayı, aklı örten uyuşturucu madde kullanmayı, cezaevine girip çıkmayı marifet sayan bu anlayış gençlerimiz arasında daha fazla görünür hale gelmektedir.
Şiddet içerikli sinema, dizi film, oyun ve dijital mecralar ise bu hadiselerin daha da yaygınlaşmasına zemin hazırlamaktadır. Oysaki Peygamber Efendimiz (s.a.s), hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmaktadır: “Her Müslüman’ın diğer Müslüman’a canı, namusu ve malı haramdır, dokunulmazdır.” hatırlatmasında bulunuldu.

Dikkatli olmalısınız uyarısı...


Gençlere de seslenilen hutbede,
''Kıymetli Gençler! Duygularınızı istismar edip kendi kötülüklerine sizi alet etmek, hayallerinizi karartmak ve umutlarınızı çalmak isteyenlere karşı daha dikkatli olmalısınız'' çağrısında bulunuldu.
Anne babalara ve eğitimcilere seslenilen hutbede,
''Bu kötü gidişata duyarsız olamayız. Merhamet ikliminden yoksun olanların acımadan kan dökmesine ve bunu meşru göstermesine seyirci kalamayız.

Şer odaklarına bırakamayız...


Gençlerimizi, fitne ve fesat ateşi yakmak isteyen şer odaklarının insafına terk edemeyiz. Aileler, okullar, camiler, kurum ve kuruluşlar, medya, hâsılı toplumun bütün kesimleri olarak el ele vermeliyiz.
İnsanın mukaddes olan canına ve nesline zarar veren zorbalığa karşı birlikte hareket etmeliyiz. İyiliğin ve merhametin hâkim olduğu, can ve mal güvenliğinin sağlandığı bir toplum inşası için sorumluluklarımızı hakkıyla yerine getirmeliyiz'' mesajı verildi.

Muhabir: Bünyamin Dobrucalı