Son Mühür / Atakan Başpehlivan DIŞYÖNDER Başkanı Dr. Hakan Çınar, geçtiğimiz günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan imal ettikleri malları doğrudan ihraç eden imalatçı kurumların, kurumlar vergisinin oranının yüzde dokuza indirilmesi ile ilgili değerlendirmelerde bulunarak, söz konusu hamlenin yeterli olmadığını ve daha çok iyileştirmeye ihtiyaç olduğunu aktardı.
Hakan Çınar: Faydalı ama yeterli değil

Dünyadaki küresel rekabet ortamında söz konusu düzenlemenin ihracatçılara fayda sağlayacağını aktaran DIŞYÖNDER Başkanı Dr. Hakan Çınar, kur etkisinin ihracatçılar için önemli bir alan oluşturduğunu belirterek, “Küresel rekabette bu düzenleme elbette ihracatçılara fayda sağlayacaktır. Ancak yalnızca Kurumlar Vergisi ile sağlanan bu iyileşme, bugün ihracatçılarımızın içinde olduğu sıkıntıdan kurtulmaları için yeterli değil.
Doğrudan maliyet unsuru olan ücretlerden alınan gelir vergisi ve SGK gibi kalemlerde de çok ciddi iyileşmeler sağlanması zaruri. Kurumlar vergisi firmalar kâr elde edebildikleri sürece önemli ama unutmamak gerekir ki, işletimlerin evvela kâr elde edebilir hale gelmesini sağlamak gerekiyor. Kur etkisi ihracatçılar için halen önemli bir unsur oluşturmaya devam ediyor. Yüksek işçilik giderleri ile bilhassa emek yoğun sektörlerde rekabet, halen kurun etkisi alında ve gün geçtikçe de etkisi yükseliyor.
Türk şirketlerinin üretimi farklı ülkelere taşımasına yönelik konuları tartışırken, Autoliv gibi ülkemizde yüksek istihdam sağlayan bazı yabancı sermayeli firmaların da çıkma kararı daha fazla endişe uyandırıyor. Otomotiv sektörü gibi yüksek katma değerli sektörlerde dahi bunun oluyor olması, ihracatçıların yaşadıkları rekabet sıkıntısını ortaya koymak için yeterli olsa gerek. Dolayısı ile maliyetlerin düşürülmesi yönünde kurumlar vergisi iyileştirmelerinden çok daha fazlasının olması gerektiğinin artık farkına varılması gerek.” dedi.
“Pozitif gelişme bilhassa yabancı yatırımcıların ilgisi artacak
Öte yandan, kurumlar vergisinin avantajını yalnızca üretim yapan firmalarla sınırlı tutulması gerektiğinin altını çizen Dr. Çınar, konuyla ilgili yaptığı açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Transit ticarete yönelik getirilecek olan %95’lik, İstanbul Finans Merkezi’ne yönelik uygulanacak olan %100’lük kurumlar vergisi istisna oranları elbette gayet pozitif bir gelişme ve bilhassa yabancı yatırımcıların ilgisini arttıracaktır. Ancak bu kararın yalnızca transit ticaret kapsamında yurt dışından satın alınan malların yurt içine sokulmadan bir başka ülkeye satışları ile sınırlı tutulmaması daha doğru olurdu.
Türkiye üzerinden geçirilecek olan transit ticaret işlemlerini de bu kapsama almak ve Türkiye üzerinden işlemlerin yürütülmesi, lojistik sektörüne ve ülke ekonomisine katkı sağlayacaktır. Kurumlar vergisi avantajını yalnızca üretim yapan firmalarla sınırlı tutmamak gerekiyor. Aracı ihracatçılar ile hizmet sektöründe yer alan lojistik ve gümrük müşavirliği hizmeti veren firmaların da bu kapsama alınması, topyekun bir ihracat hamlesine dönüşür ve maliyet avantajları sağlar. Örneğin ben de gümrük müşaviriyim ve sadece dış ticaretçilere hizmet veriyorum, ihracatçıdan farklı değerlendirilmemem gerekiyor. Umuyorum Kanun yapıcılar bu hususları da göz önünde bulundururlar.”




