Son Mühür- Ekrem İmamoğlu'nun da adının karıştığı casusluk soruşturmasında gözaltına alınması ve sonrasında salıverilmesiyle gündem olan Ruşen Çakır bu kez ilginç bir mağduriyet öyküsünün baş rol oyuncusu olarak gündemde.
Geçtiğimiz çarşamba günü Silivri'de müvekkiliyle görüşme sonrası aracına binerek gitmek için harekete geçen kadın avukat Baver Karakuş'un iddiasına göre aracının anahtarı Ruşen Çakır tarafından alınıyor.
Bundan sonrasında olanlar ise Ruşen Çakır açısından oldukça sıkıntılı bir tabloya işaret ediyor.
Avukat Baver Karakuş'un sosyal medya hesabından paylaşımı şöyle...
Marmara Kapalı Ceza infaz Kurumu 9 No’lu (Silivri) Cezaevinde Mercedes arabamın anahtarı çalındı. 3 saat boyunca eksi derecede soğukta nasıl mahsur kaldım oynat bakalım misali okuyun bakalım.
Çarşamba günü Marmara Ceza İnfaz Kurumu 9 No’lu Yüksek Güvenlikli Cezaevindeydim. En son X-Ray noktasında görevli memur; “Araç anahtarı içeri alınmaz.” dedi. Normalde de X-ray üstüne koyuyoruz. İçeri geçiyoruz.
Aracımın anahtarını X-Ray cihazının üstüne koydum, müvekkillerimle görüşmelerimi yapmaya gittim.
Saat 17.00’de çıktım. Anahtarımı almak için döndüm. Ve anahtarım yok. Bildiğin anahtarım yok. Şoktayım.
Her yer arandı. Dip köşe, alt-üst, sağ-sol. Ve asla anahtarım yok. Mesai bitmiş. Dışarısı buz. Montum arabada. Sonunda rica minnet yalvar yakar kameralara bakıldı.
Kamera kayıtlarında şu net biçimde görülüyor.
Ben çıktıktan sonra, İsmail Saymaz diye birinin yanında Ruşen Çakır denilen şahıs X-Ray’in üzerinden benim anahtarımı alıp gidiyor.

Çantam arabada, telefonlarım arabada, param, kartlarım her şeyim arabada. Silivri buz gibi, bildiğin ellerim buz falan. İki küçük çocuğum var (1 ve 3 yaşında)
Mustafa Balbay devrede...
Tam bu sırada “başkanım, vekilim” sesleriyle bir grup çıkıyor. Dedim aha vallahi bunlar da CHP’li. Kesin birbirlerini tanıyorlardır. Seslendim.
“Pardon beyefendi bakar mısınız dedim?” “Buyrun” dedi.
“Ruşen Çakır denilen bir şahıs varmış. Tanıyor musunuz?” dedim.
Neden dedi, başladım durumumu anlatmaya, herhalde bilmeden aldı. Kendi aracının anahtarıyla karıştırdı, rica etsem arar mısınız dedim.
Sonra CHP İzmir Milletvekili olduğunu ve adının da Mustafa Balbay olduğunu öğrendiğim milletvekili Ruşen Çakır’ı aradı.
Mustafa Balbay sormaya başladı;
“Sende başka yabancı bir anahtar var mı Ruşen” dedi.
Ruşen Çakır gayet rahat bir şekilde “Evet” dedi.
Peki neden aldın? Ve geri getirmedin.
“Çıkarken aldım İsmail Saymaz'ın zannettim. Aşağı inince ona uzattım al diye sonra o da benim değil diyince devam ettim gittik.”
Peki kadın burda anahtarsız, parasız, montsuz, havada buz gibi biliyorsun. Nasıl olacak? Dedi Balbay.
Çakır “Banane. Maslaktayım, çok istiyorsa gelsin burdan alsın kanaldan.” dedi
“Olur mu öyle şey kameralardan aldığın görünüyor. Getirmelisin.”
Getirmem. Uğraşamam sakın numaramı da verme dedi.
Silivri’de anahtarsız ve parasız, kartsız, montsuz kalan ben, Maslak’a gideceğim,
anahtarımı kendisinden rica ederek alacağım, sonra tekrar Silivri’ye döneceğim. Arabamı alacağım.
oradan da tekrar evime gideceğim. Güler misin ağlar mısın?
Üstelik telefon numarası da vermiyor. Bir taksiciye verecekmiş, taksici beni bulacakmış.
Gel gör ki her gün ekranlarda, köşe yazılarında, hak-hukuk-adalet isteyen bu şahıslar;
bir kadının o soğukta, evde 2 küçük çocuğum var demesine rağmen,
bırakın bir kusura bakma demeyi, ayaklarına köle gibi çağırıp, rezilliklerini kapatmak yerine kendilerini padişah zannediyorlar.
4 saat boyunca anahtar bekliyorum. İsmail Saymaz komik bir şekilde bana kanal çalışanının numarasını veriyor. “Siz birilerinden arayıp ulaşın diyorlar.”
Anahtar nihayet geliyor. Saat 21.00’den sonra.
Şimdi soruyorum; “Hak, hukuk, adalet” diye bağıranlar,
bir kadını bu durumda bırakırken hiç mi utanmıyor?
Yanlış kişiye yanlış yapmışsın...
Diyanet-Sen Genel Başkan Yardımcısı Ömer Evsen,
''Ruşen Çakır iddialar çok ilginç, çıkıp bir cevap verecek misiniz? Yoksa doğru kabul edilmesine onay mı vereceksiniz!
Söz hakkı sizde lakin iddiaları yenilir yutulur gibi değil …'' hatırlatmasında bulundu.
Evsen iddiaları gündeme getiren Bevran Karakuş'la ilgili olarak,
''Ben bu avukatı bir yerden tanıyorum diyordum sonra araştırınca Diyarbakır dan Silvanlı Mehmet lakaplı Mehmet Tulpar kardeşimin kızı olduğunu gördüm.'' diyen Evsen, ''Yanlış kişiye yanlış yapmış'' sözleriyle Ruşen Çakır'a sitem etti.

Ruşen Çakır'dan ilginç paylaşım...
İddiaların hedefindeki Ruşen Çakır ise 11 Ocak pazar güzeli notuyla bir kedi fotoğrafı paylaşarak iddiaları çok da ciddiye almadığını gösterdi.





