Son Mühür/ Beste Temel - ETİK Başkanı Mehmet İşler, turizm işletmelerinin hâlihazırda konaklama vergisi ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) payı ödediğini, buna ek olarak “Turistik Müessese Harcı” adı altında yeni bir bedelin gündeme alındığını ifade etti. Aynı faaliyetten farklı adlar altında üç ayrı mali yük alındığına dikkat çeken İşler, bunun adil ve sürdürülebilir bir uygulama olmadığını vurguladı.
Söz konusu tahsilatlara 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu, 7183 sayılı TGA Kanunu, 492 sayılı Harçlar Kanunu, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ile ilgili tebliğ ve Cumhurbaşkanı kararlarının dayanak gösterildiğini hatırlatan İşler, “Vergilendirme yalnızca mevzuat meselesi değildir. Anayasa’nın 73’üncü maddesi açıktır. Vergi, mali güce göre, ölçülü ve adil olmak zorundadır. Bugün tartıştığımız konu mevzuat var mı yok mu değil; aynı sektörün sürekli yeni yükler altına sokulmasıdır” dedi.
“Dövizle kazanamıyoruz”
Turizmin hâlâ masa başında “döviz kazanan sektör” olarak görüldüğünü ifade eden İşler, sahadaki tablonun bunun tam tersini gösterdiğini belirtti. Döviz kurlarının uzun süredir baskı altında kaldığını, buna karşın enerji, personel, gıda, bakım ve finansman maliyetlerinin kontrolsüz biçimde yükseldiğini aktaran İşler, işletmelerin kârlılığının yok denecek seviyelere indiğini söyledi.
Bu koşullarda sektöre yeni harçlar eklenmesini sert sözlerle eleştiren İşler, bunun çözüm değil, işletmeleri kapanmaya zorlayan bir yaklaşım anlamına geldiğini kaydetti.
“Turizm çökerse, herkes kaybeder”
Sorunun yalnızca ödenecek rakamlarla sınırlı kalmadığını vurgulayan İşler, sektörle istişare edilmeden karar alınmasının, öngörülebilirliğin ortadan kalkmasının ve tahakkukların işletmeler tarafından Dijital Vergi Dairesi üzerinden sonradan öğrenilmesinin ciddi bir güven sorununa yol açtığını dile getirdi.
“Bu anlayış, idare ile mükellef arasındaki güven ilişkisini zedeler” diyen İşler, turizmin sadece işletmecilerin meselesi olmadığını ifade etti. İşler, “Turizm; istihdamdır, esnaftır, bölgesel kalkınmadır, ülkenin döviz dengesidir. Turizm işletmeleri ayakta kalamazsa, vergi geliri de kalmaz, istihdam da kalmaz, ayakta tutulmaya çalışılan ekonomi de zarar görür” değerlendirmesinde bulundu.
ETİK’ten çağrı! Ölçülülük ve hakkaniyet
Mehmet İşler, sektörün devlete katkı vermekten kaçmadığını ancak aynı faaliyetten sürekli yeni bedeller üretilmesine sessiz kalamayacaklarını belirtti. Taleplerinin net olduğunu vurgulayan İşler, aynı faaliyet üzerinden alınan çoklu mali yüklerin yeniden değerlendirilmesini, ölçülülük ve hakkaniyet ilkelerinin gözetilmesini ve yeni düzenlemelerin sektörle istişare edilmeden hayata geçirilmemesini istedi.
Aksi hâlde bugün “harç” adıyla başlayan sürecin yarın farklı adlarla devam edeceğini ifade eden İşler, sonunda vergi ve harç alınabilecek bir turizm sektörünün ortada kalmayacağı uyarısında bulundu.




