Son Mühür/ Beste Temel- Kemal Kamburoğlu’nun sunduğu "Hayatın Nabzı" programına konuk olan Ortadoğu Uzmanı Stratejist Dr. Abdullah Manaz, ABD ile İran arasında yükselen tansiyonu ve Trump yönetiminin önündeki zorlu seçenekleri değerlendirdi. Manaz, kamuoyu desteğinden Epstein skandalına kadar pek çok faktörün savaşı engellediğini vurguladı.
Trump ne yapacak?
Programda, CIA’in Amerikan Kongresi’nde verdiği gizli brifing ve muhalefet lideri Ken Martin’in "durum çok ciddi" açıklamaları masaya yatırıldı. Dr. Abdullah Manaz, Washington’daki karar vericilerin son tercihi Donald Trump’a bıraktığını belirterek, "Bu işin bütün vebalini ve çıkacak zayiatın günahını Trump’ın üstlenmesi isteniyor. Ancak Trump’ı iktidara taşıyan MAGA hareketi ve toplumun büyük kesimi savaşa kesinlikle karşı," ifadelerini kullandı.
"Anketlerle devlet yönetmiyoruz"
ABD kamuoyundaki savaş karşıtlığına dikkat çeken Manaz, Tucker Carlson ile ABD Büyükelçisi arasında geçen diyalogdan örnek verdi. Amerika’da halkın sadece %21’inin savaş istediğini belirten Manaz, hükümet yetkililerinin "anketlerle devlet yönetmiyoruz" yaklaşımının halk nezdinde ciddi bir kopuş yarattığını savundu. Kamala Harris’in seçimlerdeki başarısızlığının temelinde de Biden’ın İsrail’e verdiği "koşulsuz destek" ve Gazze politikasının yattığını hatırlattı.
İsrail lobisi ve siyasi suikastlar iddiası
Konuşmasında gizemli bir suikasta kurban giden Kirk adlı isme değinen Manaz, bu olayın Amerikan siyaseti üzerindeki baskıyı sembolize ettiğini öne sürdü. "İsrail’e karşı çıkarsan seni milletin gözü önünde öldürürüz mesajı verildi," diyen Manaz, Trump kabinesinin Hristiyan Siyonistlerden oluştuğunu ancak Epstein davası gibi skandalların Amerikan üst yönetiminin şantajla İsrail çıkarlarına mahkum edildiği algısını güçlendirdiğini belirtti.

"Molla sistemi çökertilemez"
Olası bir askeri müdahalenin sonuçlarını değerlendiren Manaz, İran’ın Afganistan veya Venezuella gibi içeriden yıkılabilecek bir yapı olmadığını vurguladı. Hamaney’in haleflerini (ikinci ve üçüncü isimler) şimdiden belirlemiş olmasını bir "meydan okuma" olarak nitelendiren Manaz, "Sistemin tepesini vursanız bile yerleri hemen doluyor. İran savaşı Suriye’ye benzemez, nüfusu geniş ve direnci yüksektir" ifadelerini kullandı.
"David Koridoru"
İsrail’in "Denizden Fırat’a" kadar uzanan "Kral David" hayallerinin artık yüksek sesle itiraf edildiğini belirten Manaz, bu durumun bölgede büyük bir infiale yol açtığını söyledi. Suudi Arabistan ve Arap Birliği’nin bu yayılmacı söylemlere karşı sert tepki verdiğini hatırlatarak, ABD’nin bu iklimde İran’a saldırma ihtimalini "%1" olarak gördüğünü ifade etti.
Amerika İran'a saldıracak mı?
Dr. Abdullah Manaz, ABD’nin Ortadoğu’daki varlığının her geçen gün zayıfladığını, Suriye’de sadece iki üssün kaldığını ve bir ay içinde tamamen çekilmenin gerçekleşebileceğini öngördü. Manaz’a göre; halk desteği olmayan ve bölgesel dinamiklerin karşı durduğu bir ortamda Trump’ın büyük bir savaşa girmesi, Kasım seçimlerinde siyasi intiharı anlamına geliyor.
Trump’ın "Tüccar" diplomasisi ve İran denklemi
Dr. Abdullah Manaz, ABD’nin İran politikasındaki keskin virajı ve bölgedeki terör yapılanmalarının geleceğini analiz etti. Manaz’a göre Trump, "savaşın maliyeti" ile "seçim zaferi" arasında tüccar kafasıyla bir hesap yapıyor.
Donald Trump’ın son haftalarda dilini değiştirdiğine dikkat çeken Dr. Abdullah Manaz, "Trump tüccar bir adam; her adımın dolar hesabını yapıyor. İki uçak gemisi göndermesi tamamen bir gövde gösterisi. Kabinesinin artık sadece nükleer anlaşmadan bahsetmesi, Trump’ın savaşla bu işin içinden çıkamayacağını anladığını gösteriyor. Muhtemelen 'İran’ı nükleer silahtan vazgeçirdim' diyerek siyasi bir başarı öyküsü yazacak ve Kasım seçimlerini bu puanla kazanmayı hedefleyecektir," dedi.
"Petrol fiyatları ikiye katlanır"
Olası bir saldırının küresel piyasalardaki yansımasına değinen Manaz, stratejik bir uyarıda bulundu: "Eğer ABD İran’ı vurursa petrol fiyatları ikiye katlanır. Bu durum, Çin’in enerji ihtiyacını zora sokarken, petrol zengini Rusya’nın daha çok kazanmasına neden olur. Trump, bu ekonomik riskleri göze alamaz. Amerika şu an bir çöküş sürecinde; İran’ı vurursa prestiji tamamen biter. Afganistan’da ne başarı elde ettiler ki burada etsinler? Amerikan halkının artık bu maliyetlere tahammülü yok"

Türkiye ve Pakistan üzerinden İran planı
Manaz, ABD’nin stratejik olarak Türkiye ve Pakistan’ı birer "maşa" gibi kullanmak isteyebileceği ihtimalini yorumladı: "Trump’ın gönlünden geçen muhtemelen şuydu: Türkiye doğudan Mahabat bölgesine (PKK uzantılarının olduğu yer) girsin, Pakistan da Belüjistan’dan girsin; aldığınız yerler de sizin olsun. Ancak biz Irak’a asker sokmanın bedelini hala ödüyoruz. Türkiye, başkalarının savaşı için böyle bir riske girmez."
Terörün tasfiyesi şart
Suriye’deki son gelişmeleri ve terör örgütü YPG’nin durumunu değerlendiren Manaz, örgütün propaganda edildiği gibi devasa bir güç olmadığını belirtti. "YPG’nin 100 bin kişilik ordu olduğu söylendi ama geriye 7 bin kişi kaldı. Silah bırakmadılar ancak Kürt köylerine girmeyeceklerini belirttiler. Amaç katliam değil, barış; ama pkk/ypg asla 'Kürdistan' fikrinden vazgeçmez. Onların asıl hedefi ademi merkeziyetçilik adı altında özerklik. Fransa dışında kimse bunlara destek vermiyor artık, herkes usandı. Terör örgütü tamamen tasfiye edilmeli; siyaset yapmak isteyen silahı bırakıp partisini kurmalı."
Mavi Akım ve sabotaj tehditlerinin perde arkasında İngiltere mi var?
Putin’in "Mavi Akım ve Türkiye projelerine sabotaj duyumu aldık" açıklamasını yorumlayan Manaz, deniz altındaki boru hatlarına yönelik suikast ve sabotajların arkasında İngiliz gizli servisinin olduğundan emin olduğunu söyledi. Manaz, "Böyle bir savaş durumunda Türkiye üslerini asla kullandırmaz. Ürdün de benzer bir tavır sergiledi ancak Katar henüz sessiz. Sonuç olarak Trump, askeri bir çatışma yerine siyasi bir manevrayla masadan kazançlı çıkmaya çalışacaktır," diyerek sözlerini noktaladı.
Hürmüz Boğazı kapanırsa petrol fiyatı 3 katına çıkar
Manaz, olası bir ABD-İran çatışmasının sadece askeri değil, küresel ekonomik bir felakete yol açacağını vurguladı. Manaz, "Hürmüz Boğazı bir kez kapanırsa petrol fiyatları üç katına çıkar, Trump’ın siyasi geleceği biter," uyarısında bulundu.





