Son Mühür / Yağmur Daştan- İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kullanımında bulunan üç tarihi taşınmazın mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçti. İzmir Büyükşehir Belediyesi ise eski DGM binası, Egemenlik Evi ve gasilhane binasının Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devrini 'hukuksuz' olarak nitelendirerek yargı sürecinin devam ettiğini açıkladı. Söz konusu gelişmeler kentte yeni bir mülkiyet tartışmasını beraberinde getirirken; konuyla ilgili İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün önceki müdürü Muzaffer Ataseven dikkatleri çeken açıklamalarda bulundu.
“Geçmişinde muhakkak vakıflar vardır”
“O binaların geçmişinde mutlaka Vakıf vardır, durup dururken kamu kuruluşunun binası alınmaz” sözleriyle açıklamalarına başlayan Ataseven, “Vakıflar Kanunu’nun 31’inci maddesine göre bu süreç izlenir. Binanın Vakıflar’a ait olduğu tapu tescilde çıkar, yazılıyor ve sonrasında tapu Vakıflar’a geçer. Tabii konuyla ilgili karşı taraf mahkeme açar, genelde de herkes bu süreci yargıya götürür. Yargı da yine genellikle bu süreçte Vakıflar’ın lehine karar verir. Çünkü dediğim gibi o binaların geçmişinde muhakkak Vakıf vardır” dedi.
“Bunun politik bir yanı olmaz”
Binalara yönelik sürecin yeni ortaya çıkabileceğini değerlendiren Ataseven, “Vakıflarda o kadar yoğun bir tempo ile çalışılıyor ki daha önce o binalara süre gelmemiştir. Bir de şimdi yeni Coğrafi Bilgi Sistemi var. Bu sistemle birlikte Vakıflar’ın nerede neyi var, hepsi kontrol altına alındı. Eski bir kurum mensubu olarak şunu söyleyebilirim: Vakıflar Kanunu’nda bu sürecin yeri var. Bunun politik bir yanı olamaz, süreç Türkiye’nin her yerinde böyledir. Sadece İzmir’e has değildir, mesela Karabük’te de böyledir. Örneğin, yıllardır Özel İdare’ye ait, onların çalıştırdığı bir yer var. Vakıflar onun kendilerine ait olduğunu fark edip tapu kayıtlarını alıyor, kiracıdan da alınır. Bu mevzuata politik bir sürecin karışacağını asla düşünmüyorum, tabi karşı taraf bu süreci politik olarak yorumlayabilir ama öyle değil” ifadelerini kullandı.
“Burası hukuk devleti”
Belediyenin “Bu taşınmazların vakıf yoluyla meydana gelmediği, tarihi belgelerle açık bir biçimde ortadadır. Tamamıyla ilgisiz birtakım vakıf belirtmeleri gerekçe gösterilerek ve oldu bittiye getirilerek Belediyemizin, yani İzmir halkının malına el konulamaz” açıklamasını da yorumlayan Ataseven, “Burası hukuk devleti. Hiçbir şey oldu bittiye verilmez. Öyleyse yargı yoluna gidilir. Belgelerle mahkemeye verilir, yargı karar verir. Herkesin hakkı var. Durup dururken Vakıflar neden belediyenin binasına el koysun ki? Burası hukuk devleti, öyle bir şey olabilir mi?” diye konuştu.





