Son Mühür/ Emine Kulak- Cumhuriyet Halk Partisi Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Tarım ve Orman Politika Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, ‘Çiftçi Buluşması” programına katılmak üzere bugün Ödemiş ilçesine geldi.

Etkinlik öncesi Solakoğlu, basın mensuplarının sorularını cevapladı.

“Sivil toplum liderlerinin hepsi bizi sattı”

Ödemiş’in süt ve hayvancılık kenti olması dolayısıyla çağrıda bulunan Solakoğlu, “Hiçbir zaman işin arkasındaki gerçekten emeği, o alın terini hiçbir zaman saygı göstermediler. Biz bu saygıyı o insanlara yeniden vermek için geliyoruz. Öncelikle mazot fiyatlarından değil ama süt fiyatlarından yola çıkmamız lazım. Çünkü biz üreticiler olarak hep şunu söyledik; girdi fiyatları, girdi fiyatları. Şu anda girdi fiyatı olarak baktığımız zaman Avrupa'daki mazot bizim neredeyse iki mislimiz. Ama bizden sütü alanlar bizim maliyetimizi hep hesap ettikleri için bizim girdi fiyatlarımızı ne kadar devlet yardım etse de düşürse de bu sefer de öbür taraftan tüccarlar, sanayiciler yine fiyata bir bastırıyorlar, indiriyorlar. Bizim için yola çıkıp bizim sesimiz olan kimse yok. Kimi seçtiysek, sivil toplum liderlerinin hepsi bizi sattı. Hepsi sonunda ne deniyorsa sanayicinin bir şekilde güdümüne girdi. Yani üreticinin en az Avrupa Birliği'ndeki çiftçiler kadar sütten para alması lazım. Türkiye'deki inekle, Almanya'daki inek aynı soyayı yiyor, aynı mısırı yiyor. Aynı yemi yiyor. Aynı işçiliği yapıyor. Aynı tüketiyor. Bizim onlardan daha ucuza üretme şansımız zaten hiç yok. Hatta biz yüzde yirmi civarında daha yüksek olmamız lazım. Ama süt fiyatları 31 TL olması lazım. Bunu şimdi çiftçiye söyleyeyim. Herkes ooo diyecek ne kadar büyük fiyat söylüyor. Hayır olması gereken bu ve biz yıllardır bu fiyatları alamadığımız için bugün memlekette hayvan kalmadı. Bakıyorsunuz et fiyatlarının nereye geldiğini halk en azından bu söylediğimi anlayacaktır. Kıyma bin lira oldu. Şimdi anlıyorsunuz niye bizim sütün yüksek olması gerektiğini. Ama biz ikna edemedik insanları. İnşallah iki sene sonra iktidar olduğumuz zaman bu hatayı düzelteceğiz” dedi.

“Biraz yarım akıllı bile olsan çiftçilik yapmazsın”

Çiftçilerin mesleği bırakması hakkında konuşan, “Haklılar. Bugün biraz yarım akıllı bile olsan çiftçilik yapmazsın. Niye çiftçilik yaparsın, mecbur olduğun için başka alternatifin olmadığı için. Yoksa baktığınız zaman zarar ediyor. Patates çiftçisine bakın, soğan çiftçisine bakın. Bana bakın. Karpuz ektim. Ettiğim zararı ben biliyorum. Sözleşme yapıyorsunuz. Sözleşme bizim verdiğimiz taahhüt. Ama karşı taraf imzaladığı zaman onlar diretebiliyorlar. Biz hiçbir hakkımızı arayamıyoruz. Hakkımızı arayalım dediğimiz zaman üç sene dört sene mahkemelerde sürünüyoruz. Müşterimiz de mahkemelik olduktan sonra malı satacağız. Dolayısıyla hakikaten çok büyük bir adaletsizlik var. Eşitsizlik var. Hep zenginin daha zengin olduğu, üretenin, hak edenin de hiç kazanamadığı. Bizim birlikte olmamız da istenmiyor. Çiftçi bölündü, parçalandı ve yönetiliyor. Biz bunu değiştireceğiz. Biz özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeleri bir araya getirip kooperatifler kurup tamamıyla bağımsız bir şekilde hareket edebilecek daha küçük organizasyonlar ve markalaşan organizasyonlar haline getirmemiz lazım. Yoksa sadece inek sağarak hayatını idare ettirmek artık mümkün değil” diye konuştu.

Muhabir: Emine Kulak