Son Mühür- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun uzun süre ofis olarak kullandığı lüks villanın kirasının bir iş insanı tarafından ödendiğinin anlaşılmasının ardından gazeteci Şaban Sevinç söz konusu ismin Nafer Çapar olduğunu öne sürmüştü.
Özgür Özel'e verdiği destekle öne çıkan Şaban Sevinç iddialarını bir adım öteye taşıyarak,
''CHP'ye 10 yıl boyunca 100 milyonlarca liralık iş yapıp para kazanan iş insanı Nafer Çapar, kendisine bu paraları kazandıran Kılıçdaroğlu ile akraba çıktı. Nafer Çapar'ın CHP'den sadece 2023 yılında bugünkü değerle 720 milyon liralık iş aldığı ortaya çıkmıştı'' hatırlatmasında bulundu.


Her ikisi de Tuncelili...


''Kılıçdaroğlu döneminde CHP'nin yüksek bütçeli seçim kampanyaları ile kurultay işlerini yapan ve partili belediyelerden de onlarca ihale alan Nafer Çapar, genel başkanlığı kaybettikten sonra Kılıçdaroğlu'na araba tahsisi edip korumalarının ve ofisinin masraflarını karşılamıştı'' diyen Şaban Sevinç,
Nafer Çapar'ın babasının Battal İlgezdi'nin Ataşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde kurban pazarını işleten kişi olduğunu belirten Şaban Sevinç, Nafer Çapar'ın iş hayatına bu kurban pazarında çalışarak başladığını ve tıpkı Kılıçdaroğlu gibi Tuncelili olduğuna dikkat çekti.


2010'dan sonra yürü ya kulum dendi...


''Şimdi 2010’da Sayın Kılıçdaroğlu Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı olduktan itibaren bakın Nafer Çapar’a adeta “yürü ya kulum” deniliyor'' hatırlatmasında bulunan Sevinç,
''Çünkü Nafer Çapar Tuncelili ve Kemal Bey’le hani yakın olmasa da bir geniş sülale ya da aşiret kapsamında çerçevesinde bir akrabalık ilişkisi var. Nitekim Kemal Bey’e “dayı” diye hitap ediyor ve aynı arabaya bindiği oluyor.

Kılıçdaroğlu

Kemal Bey'e çok yakın...


Kurultayda mesela Kemal Bey o kaybettiği kurultayda ilk turdan sonra dinlenmek ve üstüne kıyafetini değiştirmek için eve gitmişti. Sonra ikinci tur oylama için kurultay salonuna gelirken mesela arabasında Nafer Çapar da var Kemal Bey’le. Yani o kadar yakın, ailenin içinde eve girip çıkabilen, Kemal Bey’in evine girip çıkabilen, CHP genel merkezindeki makam odasına çat kapı girebilen bir kişiden söz ediyoruz.
Kemal Bey genel başkan olduktan itibaren Nafer Çapar’ın tabii işleri açılıyor'' vurgusunda bulundu.

Kemal Bey genel başkan olunca...


''Battal İlgezdi’nin talebiyle yani onun da önerisiyle Nafer Çapar Cumhuriyet Halk Partisi Gençlik Kolları Merkez Yönetim Kurulu’na giriyor'' diyen Şaban Sevinç,
''İrfan İnanç Yıldız vardır. 2010-2016 yılları arası yani Kemal Bey’in genel başkan olduktan sonraki ilk gençlik kolları başkanı. 6 yıl genel başkanlık yaptı gençlik kollarında, onun yardımcılığını yapıyor 1-2 yıl boyunca Nafer Çapar.

15 Temmuz’un 10. yılında TBMM’de tarihi tören: Cumhurbaşkanı Erdoğan hainlere geçit verilmeyen geceyi anlattı
15 Temmuz’un 10. yılında TBMM’de tarihi tören: Cumhurbaşkanı Erdoğan hainlere geçit verilmeyen geceyi anlattı
İçeriği Görüntüle

Şimdi onun yardımcılığını yaparken tabii işleri de daha da açılıyor. Genel başkan Kemal Bey, Nafer Çapar işte gençlik kolları genel başkan yardımcısı, arkasında Battal İlgezdi. Eee Kemal Bey Tunceli’den dayısı, akrabası, genel başkan'' ifadesiyle Nafer Çapar'la Kılıçdaroğlu arasındaki ilişkilere dikkat çekti.


Söylenen rakamın yarısı kadar...


Kılıçdaroğlu'nun, Ekmeleddin İhsanoğlu ve Muharrem İnce'nin kampanyalarını Nafer Çapar'ın yürütmesini istediğini savunan Şaban Sevinç,
''Ama Kemal Bey’in bir yardımcısı, bir genel başkan yardımcısı Muharrem İnce’ye diyor ki
'Ya bu Nafer Çapar çok pahalı yapıyor kampanyayı, neredeyse iki misli fiyatla yapıyor. Siz başka bir firma bulun. Başka bir firmayla anlaşın. Bu miting organizasyonları, işte sahne kurulumları vesaire için” diyor.
Bunun üzerine Muharrem İnce’nin kampanyasının yetkilileri ve Muharrem İnce kendisi de tabii başka firmalardan teklif alıyorlar. Hakikaten aldıkları teklif Nafer Çapar’ın söylediği rakamın yarısı civarında. Şimdi böyle bir durum var. Muharrem İnce’nin kampanyası daha az, daha ucuz teklif veren o firmaya yapılıyor. Ben o firmanın kim olduğunu bilmiyorum.


İzmir kongresini de o düzenledi...


Cumhuriyet Halk Partisi’nin hem seçim kampanyalarını hem kurultaylarını hem mesela İstanbul İl Kongresini, Ankara İl Kongresini, İzmir İl Kongresini yani büyük illeri söylüyorum. Çünkü büyük illerin Cumhuriyet Halk Partisi kongreleri de bayağı masraflı olur. Yani bir organizasyon gerektirir. Orada da sahne kurulur vesaire.

Hani diğer küçük illerde o kadar büyük organizasyon yapılmaz ama özellikle o üç büyük ilde hele ki İstanbul’da sahne kurulur falan. Orada da bayağı para harcanır. Bütün bu organizasyonları Kemal Bey’in talimatıyla Nafer Çapar’a yaptırılıyor.

Kılıçdaroğlu ve Soyer
Tunç Soyer döneminde de...


Sonra yetmez Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin başta Ataşehir, Maltepe, efendim İzmir Büyükşehir Belediyesi Tunç Soyer’in Sayın Soyer’in belediye başkanı olduğu belediye, efendim diğer CHP’li belediyeler, İBB buraların da bu belediyelerin de yaptığı yine böyle büyük organizasyonlar Nafer Çapar’a veriliyor Kemal Bey’in yönlendirmesiyle. Yani Kemal Bey Nafer Çapar’ın önünü açmış.

“Hadi” demiş “sen hem partinin kongrelerini yap hem seçim kampanyalarını yap hem işte bizim belediyelerin bu tür büyük organizasyonlarını yap.” Hani “yürü ya kulum” demiş Kemal Bey. Bunu bana anlatan Cumhuriyet Halk Partili’nin ifadesiyle.


Nafer Çapar gerçekten yeğeni mi?


Kılıçdaroğlu'nun cumhurbaşkanı adaylığı için toplanan paralara dikkat çeken Şaban Sevinç,
''Ne kadar para toplandı, ne kadar harcandı, ne kadarı hazineye aktarıldı? Cumhurbaşkanlığı seçiminde Nafer Çapar’dan başka bu organizasyon işlerini yapan kimse yok mu?
Neden genel başkan olduktan itibaren hem Cumhuriyet Halk Partisi’nin bütün işlerini hem de Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin pek çok işini Nafer Çapar’a verdi verdi. Bunlar izaha muhtaç.
Nafer Çapar gerçekten yeğeni mi? Nafer Çapar kendisine neden “dayı” diye hitap ediyor? Bu yakınlık nereden geliyor?
Yolsuzluklar ve adam kayırmalar konusunda bu kadar hassas olduğu iddiasında bulunan Kemal Bey’in kendi yakınına kamu kaynağı anlamındaki parti paralarını böylesine akıtması, böylesine yoğun işler vermesi etik mi? Ahlaki mi?'' diye sordu.

Muhabir: Bünyamin Dobrucalı