Son Mühür / Beste Temel- Dünyada en sık görülen ilk üç kanserden biri olan kolon kanseri, günümüz alışkanlıklarıyla birlikte her geçen gün biraz daha artıyor. Erken evre tespitin hayati öneme sahip olduğu ve tedavi edilebilen kanserler arasında kolon kanserinin de olduğu bilinirken; Radyo Ege’de hafta içi her gün saatler 8.00 ila 11.00 arasında canlı yayınlanan ve Ege Bölgesi’nin sevilen program yapımcısı ve sunucusu Balamir Yıldız’ın sunduğu ‘Balamir ile Yol Saati’ programına konuk olan Prof. Dr. Aras Emre Canda, kolon kanseri hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı.
Kolon ve rektum cerrahisi alanında uzmanlaşan Prof. Dr. Aras Emre Canda, hastalığın artık yalnızca ileri yaşlarda görülmediğini belirterek erken teşhisin hayati önem taşıdığını vurguladı. Son yıllarda 50 yaş altına kadar inen kolon kanserinin, gençlerde daha agresif seyrettiğine dikkat çeken Canda, düzenli taramanın hayat kurtardığının da altını çizdi.
Kolon kanserinin belirtileri neler?
Kolon kanserinde en önemli belirtilerin başında dışkıda kan görülmesi geldiğini belirten Prof. Dr. Canda, “Bağırsak alışkanlıklarında değişiklik, uzun süren kabızlık veya ishal, karın ağrısı, gaz ve şişkinlik ile halsizlik gibi belirtilerin de dikkate alınması gereken bir durum. Özellikle hemoroit hastaları yanılgıya düşebildiler. Basur kanama yapabilir ancak bu durum kanseri dışlamaz. Aynı anda hem hemoroit hem kanser olabilir. Bu nedenle kanama varsa mutlaka doktora başvurulmalı” diye konuştu.
Kolon kanserinde neler risk oluşturuyor?
Kolon kanserinde genetik faktörlerin yanı sıra yaşam tarzının da etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Canda "Hareketsiz yaşam, obezite, sigara ve alkol kullanımının risk oluşturmakta. İşlenmiş gıdalar ve yoğun şekilde mangalda pişirilen yiyecekler de risk faktörü olabilmekte. Mangal tamamen yasak değil ancak sürekli tüketim risk oluşturur. Özellikle yanmış ve dumana maruz kalan gıdaların fazla tüketilmemesi gerekiyor” dedi.
“Kolon kanseri artık gençlerde de görülüyor”
Kolon kanserinin geçmişte daha çok 50 yaş sonrası görüldüğünü belirten Canda, son yıllarda bu tablonun değiştiğini söyledi. Prof. Dr. Canda, “Artık 40’lı yaşlarda hatta daha genç bireylerde kolon kanseriyle karşılaşıyoruz. Dünya genelinde 20-50 yaş aralığında kansere bağlı ölümlerde ikinci sıraya kadar yükselmiş durumda. Üstelik genç yaşta görüldüğünde daha agresif seyrediyor” ifadelerini kullandı.
“Polip denilen yapılarda gelişiyor”
Kolon kanserinin en önemli özelliğinin önlenebilir olması olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Canda, “Kolon kanseri çoğunlukla polip dediğimiz yapılardan gelişir. Bu polipleri kolonoskopi ile erken dönemde tespit edip çıkardığımızda kanser oluşumunu engelleyebiliyoruz. Erken evrede yakalanırsa tedavi başarısı neredeyse yüzde 100’e ulaşıyor” dedi.

Tarama sayesinde hem hastalığın önlenebildiğini hem de daha basit yöntemlerle tedavi edilebildiğini belirten Prof. Dr. Canda, düzenli kontrollerin önemine dikkati çekti.
“45 yaş sonrası tarama şart”
Şikayet olmasa bile belirli bir yaştan sonra düzenli olarak tarama yapılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Canda, “45 ila 50 yaş sonrası bireyler mutlaka tarama yaptırmalı. Dışkıda gizli kan testi ve kolonoskopi bu noktada en önemli yöntemler. Ailede kolon kanseri öyküsü varsa bu taramalara daha erken başlanabilir” dedi.
Sağlık Bakanlığı’nın bu konuda ücretsiz tarama hizmetleri sunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Canda, vatandaşın bu imkanlardan faydalanması gerektiğini ifade etti.
"Erken teşhisle tedavi mümkün"
Tedavi sürecinin hastalığın evresine göre değiştiğini belirten Prof. Dr. Canda, erken evrede çoğu zaman ameliyata bile gerek kalmadan kolonoskopi ile tedavi sağlanabildiğini ifade ederek ileri evrelerde ise cerrahi, kemoterapi ve farklı tedavi yöntemlerinin birlikte uygulanabildiğini söyledi.
Son olarak Prof. Dr. Canda, “Erken yakaladığımız hastalarda tedavi çok daha kolay ve başarılı oluyor. 45 yaş üzerindeysek hiçbir şikayetimiz olmasa bile tarama yaptırmalıyız. Erken teşhis hayat kurtarır” diye konuştu.





