Kış aylarında ısınma ihtiyacının artmasıyla birlikte evlerde kullanılan radyatörlerin doğru konumlandırılması yeniden gündeme geldi. Uzmanlara göre, kalorifer peteklerinin pencere altına yerleştirilmesi rastgele bir tercih değil, doğrudan ısı verimliliğiyle bağlantılı bir uygulama olarak öne çıkıyor.
Evlerde en fazla ısı kaybının pencerelerden yaşandığına dikkat çekiliyor. Cam yüzeyler, duvarlara kıyasla dış ortamdaki soğuğu iç mekâna daha hızlı iletebiliyor. Bu nedenle peteklerin pencere altına konumlandırılması, içeri sızan soğuk havaya karşı bir ısı perdesi oluşturuyor.
Isı dolaşımı daha dengeli sağlanıyor
Uzmanlara göre sıcak hava doğal olarak yukarı doğru yükselme eğiliminde. Radyatörden çıkan sıcak hava, pencere önünde yükselerek odanın geneline yayılıyor. Bu sırada pencereden gelen soğuk hava, sıcak hava ile dengelenerek ortamda daha eşit bir ısınma sağlanıyor. Böylece odanın bir bölümü aşırı sıcak olurken diğer bölümü soğuk kalmıyor.
Enerji tüketimi düşüyor
Peteklerin doğru noktaya yerleştirilmesi, kombi ve kazan sistemlerinin daha verimli çalışmasına da katkı sunuyor. Uzmanlar, bu sayede sistemlerin daha az süreyle devrede kaldığını ve doğalgaz tüketiminin azalabildiğini belirtiyor. Yanlış konumlandırılan peteklerin ise daha fazla enerji harcanmasına neden olabildiği ifade ediliyor.
Isınma konforu artıyor
Doğru yerleştirilen radyatörler, yalnızca faturaları değil, yaşam konforunu da etkiliyor. Oda genelinde homojen bir sıcaklık oluşurken, cam önlerinden gelen soğuk hava hissi de büyük ölçüde azalıyor. Uzmanlar, bu detyın göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor.
Kış aylarında ısınma giderlerinin arttığı dönemlerde, peteklerin pencere altına yerleştirilmesinin hem tasarruf hem de konfor açısından önemli bir rol oynadığı belirtiliyor. Bu uygulamanın, yıllardır konutlarda standart hâle gelmesinin temelinde ise bu teknik gerekçeler bulunuyor.





