Bir zamanlar... AK Parti Uşak Milletvekili İsmail Güneş şöyle demişti: “Emeklilerin ömrü bizim iktidarımızda arttı, insanlar daha iyi beslendi, 62 yaştan 78’e çıktı...”
Anadolu şivesiyle “Abovvv!” dersek ayıp olmaz herhalde...
Ne var ki...
Bu iyi niyetli özgün öngörü bile heyecanlandıramadı emekliyi!
Neden?
Çünkü...
En son resmi verilere (Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi) göre...
Şu anda...
“Türkiye'nin nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişi...”
Bırak güzel yaşamayı...
Evinde bile yeterli beslenemiyor vatandaş!
*
Bu günlere dönelim...
SGK verilerine göre...
Türkiye’de “çalışan emekli” sayısı...
Son yıllarda rekor üstüne rekor kırıyor...
Mesela...
2020 yılında “746 bin 766” olan “çalışan emekli” sayısı...
Son altı yılda “yüzde 185,23” oranında artarak...
“2 milyon 130 bin 20 seviyesine ulaştı...”
Gerçek ve başka çare yok!
*
Yıllarca çalışıp...
Emekli olduktan sonra...
Semt pazarında “iki file bile dolduramayan” işçi emeklisi...
Torunlarına...
Rengârenk şekerlemeler, çikolatalar ve gofretler alabilir mi?
Zamanıdır ama...
Af buyurun!
Şu sırada minikler çilek tadabiliyor mu?
*
Neden böyle oluyor?
Çünkü...
“Çalışan emekli sayısındaki yükseliş giderek artıyor!”
Sadece ulusal çapta değil...
Bölgesel olarak da dikkat çekici boyutlardadır sözümüz:
Bazı illerde bu artış oranı adeta uçuyor!
Örneklere bakın!
Niğde'de % 280... Kahramanmaraş'ta % 270... Ordu'da %270...
Hatta bazı illerde...
Mesela Balıkesir gibi...
“Kayıtlı emekli sayısı çalışan sayısını geride bırakmış durumda!”
“Yok artık...” diyebilirsiniz ama!
Ne yapsın o emekli büyük baba?
Devlet babanın verdiği...
En düşük emekli aylığı “temmuz ödeme dönemi”nden itibaren...
“23 bin 552 lira”ya yükseltildi...
Yeter mi?
Tabii ki yetmez, zaten onun için de ağlatır!
*
En acısı şu:
Dört gözle beklenen emekli maaşları...
Gerçek enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında eriyerek...
“Açlık sınırı”nın bile üstüne çıktı!
Meydan bu halde olunca...
Söyler misiniz lütfen...
“Kaç yaşında olursa olsun; ne yapsın o emekli?”
Özellikle...
Bu (*)enflasyonist ortamda?
Acı bir örnek: Emekliler torunlarına destek olabilmek...
Veya temel giderleri (kirayı, faturayı) karşılayabilmek için...
İster istemez...
Yeniden iş hayatına dönüyor...
Yani...
Emekli olsa da “çalışmaya devam” demek zorunda!..
İşte, bu nedenledir ki...
Emeklilerin, emeklilik dönemlerinde dinlenmek yerine...
Yeniden çalışma hayatına dönmek zorunda kaldıklarını...
Bu durumun da “genç istihdamı” olumsuz yönde...
Etkileyebileceğine dair endişeler artırıyor...
*
En düşük emekli aylığı “23 bin 552 TL.” oldu...
Üstelik...
Açlık sınırı 35 bin lirayı aşmışken...
Türkiye Büyük Millet Meclisi...
Beş milyon emeklinin bu rakamla yaşamasına “okey” çekti!
Bu ülkede emeklilik artık dinlenmenin değil...
Yetmişinde bir işe daha girmenin adı!
Bakar mısınız?
Her üç emekliden biri “en düşük maaşa” mahkum...
... Ve en ürkütücü final şu:
“Evet, her üç emekliden ikisi çalışmadan geçinemiyor...”
Kirasını mı ödesin?
İlacını mı alsın?
Faturasını mı yatırsın?
Torununa harçlık mı versin?
Yoksa sofrasını mı kursun?
Sıkıntı büyük...
Bir ömür dirsek çürütmüş emekli ayın sonunu getiremiyor...

*
“Emekçi Hareket Partisi”...
Çok anlamlı bir hatırlatma yapmış...
Adeta şiir gibi akıp, gidiyor...
Aynen şöyle...
En düşük emekli aylığı “23 bin 552 lira” oldu; açlık sınırı 35 bin lirayı aşmışken... Meclis, “5 milyon emekli”nin bu rakamla yaşamasını oyladı, kabul etti, kayıtlara geçirdi...
Bu ülkede emeklilik artık dinlenmenin değil...
70’inde bir işe daha girmenin adı...
Her üç emekliden biri en düşük aylığa mahkum!
Her üç emekliden ikisi çalışmadan geçinemiyor!
* Kirasını mı ödesin? * İlacını mı alsın? * Faturasını mı yatırsın?
* Torununa harçlık mı versin? * Yoksa sofrasını mı kursun?
“Bir ömür dirsek çürütmüş emekli, ne acıdır ki; ayın sonunu getiremiyor!
Bu ülkenin zenginliğini alın teriyle yaratanlar emeklilerdir!
Bugün o zenginlikten alacakları pay planlı biçimde gasp ediliyor...”
*
(*)enflasyonist: Hayat pahalılığının arttığı, mal ve hizmet fiyatlarının yükselme eğiliminde olduğu, paranın alım gücünün azaldığı dönemler...
Nokta...
Hamiş: Şunu demek istiyor; emekli olmuş hala çalışanlar: “Asgari ücrete, tüm ücretlere ve emekli aylıklarına milli gelire, gerçek enflasyona ve geçim koşullarına göre zam yapılmalı ve en düşük emekli aylığı en az asgari ücret kadar olmalı...”
Sonsöz: Emekli olduktan son¬ra çalışmaya devam etmek isteyenlerin en çok merak ettiği konuların başında Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) ge¬liyor... Ancak “SGDP” uygu¬laması sanıldığı gibi tüm emekliler için geçerli de¬ğil... Hangi kuralların uy¬gulanacağı, ilk defa sigor¬talı olunan tarihe göre de¬ğişiyor...