Son Mühür- Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Lideri Devlet Bahçeli, Suriye’nin kuzeyindeki askeri hareketlilik ve Şam yönetiminin attığı siyasi adımlara ilişkin çok kritik açıklamalarda bulundu.
Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasının Türkiye’nin milli güvenliğiyle doğrudan ilintili olduğunu vurgulayan Bahçeli, Ahmed el-Şara liderliğindeki merkezi hükümetin SDG/PKK terör yapılanmasına karşı sergilediği kararlı tutumu desteklediklerini belirtti. Bahçeli, 10 Mart 2025 mutabakatının kağıt üzerinde kalmaması gerektiğini ifade ederek, terör örgütünün tamamen feshedilmesi ve devlet kurumlarına entegre edilmesi çağrısında bulundu.
"SDG başkadır, Suriyeli kürtler başkadır"
Konuşmasında terör örgütü SDG ile Suriyeli Kürt vatandaşlar arasındaki ayrımın net bir şekilde yapılması gerektiğini ifade eden Bahçeli, örgütün Kürtlerin temsilcisi olduğu iddiasının temelsiz olduğunu vurguladı. SDG elebaşlarının İsrail destekli bir tahrikle özerklik ve federasyon hayalleri kurduğunu belirten MHP Lideri, sahadaki sosyolojik gerçekliğin bu dayatmalarla çeliştiğini söyledi. Özellikle Arap aşiretlerin ve yerel unsurların SDG işgalinden duyduğu rahatsızlığın, Suriye ordusunun Fırat’ın batısındaki ilerleyişiyle birlikte daha net görüldüğünü ifade eden Bahçeli, zamanın terör örgütü aleyhine işlediğini kaydetti.
"Kürtçe seçmeli ders hakkaniyetlidir"
Suriye Cumhurbaşkanı Şara tarafından yayımlanan ve Kürtlerin kültürel haklarını güvence altına alan 2026/13 sayılı kararnameyi "isabetli ve anlamlı" olarak nitelendiren Bahçeli, bu adımın Suriye ulusal kimliğini güçlendireceğini savundu. Kürtçenin seçmeli ders olarak okutulması ve Nevruz’un resmi tatil ilan edilmesi gibi maddelerin üniter yapıya zarar vermeyeceğini, aksine terör örgütünün "temsilci" iddiasını elinden alacağını belirtti. Bahçeli, "Ana dili ana sütü gibi haktır; ancak kamusal birliğin inşası için Arapça tek resmi dil olarak kalmalı, Kürtçe ve Türkçe gibi diller ise kültürel zenginlik kapsamında seçmeli ders olarak yer almalıdır" değerlendirmesinde bulundu.
Türkmen hakları ve kapsayıcı anayasa vurgusu
Bahçeli, Suriye’deki yeni dönemde sadece bir kesime imtiyaz verilmesinin milli birliği riske atabileceği konusunda da uyarılarda bulundu. Kürt vatandaşlara sunulan hakların, Suriye’nin asli unsuru olan Türkmenler ve diğer etnik gruplar için de geçerli olması gerektiğini hatırlatan MHP Lideri, kapsayıcı bir vatandaşlık tanımının önemine değindi. Hazırlanacak yeni anayasanın; din ve vicdan özgürlüğünü, hukukun üstünlüğünü ve temsil adaletini esas alan, etnik aidiyetler yerine "Suriye Vatandaşlığı" paydasında buluşan bir metin olması gerektiğini savundu.
Suriye için ne yapılabilir?
Suriye’nin geleceğine dair somut bir vizyon ortaya koyan Bahçeli, sekiz maddelik bir yol haritası önerdi. Bu planın temel taşlarını; 10 Mart mutabakatının tam icrası, SDG’nin istisnasız tasfiyesi, federasyon tartışmalarının rafa kaldırılması ve Fırat’ın doğusu ile batısı ayrımı gözetmeksizin tam egemenliğin tesisi oluşturuyor. Bahçeli ayrıca, yönetimde istikrar için başkanlık sisteminin benimsenmesi, kuvvetler ayrılığının tesisi ve serbest seçimlere dayalı demokratik bir Cumhuriyet inşasının, hem Suriye’nin hem de bölgenin kalıcı huzuru için kaçınılmaz olduğunu ifade etti.





