Son Mühür/ Emine Kulak- İzmir’de Meslek Fabrikası binasıyla ilgili yaşanan tahliye sürecinde beklenen gelişme yaşandı. Sabah saatlerinden itibaren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın da katılımıyla çok sayıda partili ve vatandaş Halkapınar’daki bina önünde toplandı. Tahliye kararına karşı bir araya gelen kalabalık, süreci yakından takip etti.
Katılanlar arasında Cemil Tugay'ın yanı sıra ilçe belediye başkanları, STK kuruluş başkanları, İzmir Baro Başkanı CHP parti örgütü katıldı.
"hukuksuz karar"
Tugay'ın açıklaması şu şekilde;
"Bugün tahliye edilmek üzere bayramdan önce, adeta 3 gün içerisinde bayram süreci içerisinde boşaltın diye tebligat aldık. Bugün buraya bir şekilde boşaltmak için birilerinin gelmesini bekliyoruz. Daha önce de defalarca söyledim, hiçbir tarafıyla haklı bulmadığımız, hukuksuz olduğuna inandığımız bir karar bu. Dün akşam tekrar açıklama yapmak zorunda kaldım. Kendisi İzmir Milletvekili olan ancak İzmir'in hiçbir şekilde hakkını hukukunu savunmayan, insanların kafalarını karıştıracak açıklama yapmış. Arkamda gördüğünüz bina 1908 yılında un fabrikası olarak özel kişilerce yapılmış ve hiçbir şekilde vakıflarla alakası olmayan bir bina. 1926 yılında dönemin bakanlar kurulu ve cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün imzasıyla bu kamulaştırılmış. 1940 yılında itibaren de tapuda İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin mülkü olarak tescil edilmiş. 2007 yılında vakıflar bizim burada şerhimiz var diyor ve 1 Milyon 300 TL para ödeniyor. Böylelikle tapuda o şerh de kalkıyor. restorasyonu yapılıp bugüne kadar Meslek Fabrikası olarak kullanılıyor. "

"Meslek Fabrikası, vatandaşlarımız bir iş, meslek öğrenip kendisine iş kursun diye kursların düzenlendiği bir binadır. Yüzbinlerce kişiye meslek edindirme kursları verildi. Böylesine bizim için değerli bir iş yapılan, aktif olarak kamusal kullanılan bir bina Vakıfların yapmadığı, hiçbir hakkının hukunun olmadığı, zamanında her hakkında gerekli taraflara ödendiği, Atatürk'ün imzasıyla kamulaştırılmış, İzmir halkının malının olduğuna inandığımız, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin malı olan ama hiç kimsenin kişisel çıkarı olmayan, kamusal hizmet için kullanılan böyle bir binanın zorla hukuksuzca el konulmaya çalışılması kabul edebileceğimiz bir şey değil. Ben, CHP İzmir yöneticileri, bazı belediye başkanlarımız, sendika yöneticilerimiz, Baro başkanımız burada İzmir'e sahip çıkma konusunda gösterdikleri irade için teşekkür ediyorum"
"Bu binanın, belediyenin hakkını savunmak benim görevim. Herkes bir daha kendi görevleri ne diye düşünsünler. İzmirlinin duyarlığını biliyoruz, bu İzmir'e yapılmaz. Vatanına, milletine bağlı, iyi yürekli insanların olduğu bir şehre bu yapılmaz. Büyük üzüntüyle karşılıyorum. Yanlış, hukuksuz işi durdurmak için elimden geleni yapacağım. İnşallah milletvekiliyim deyip de İzmir'in malını vakıflara vermeye çalışanlar da akıllarını başlarına toplarlar. İzmir'in hakkına ve hukuka sahip çıkmayı akıl ederler. Ama karşımızdaki güce karşı başa çıkamadığımız çok durum yaşıyor. Onun için halkımızın bizi doğru anlamasına ihtiyacımız var. Burada gereksiz bir tartışma içerisinde değiliz. Çok haklı olduğumuz bir konu için buradayız ve çözülene kadar da buradan gitmeyi düşünmüyorum"





