Son Mühür- Haber dünyasının tanınmış simalarından sunucu Pınar Erbaş, uzun yıllardır emek verdiği kurumundaki görevine son verilmesinin ardından kamuoyuna çarpıcı açıklamalarda bulundu. Hakkındaki kararın "eski eşi" ile ilgili gelişmeler üzerine alındığını belirten Erbaş, yaşadığı süreci "hukuki ve ahlaki yönden tartışılamaz bir haksızlık" olarak nitelendirdi. 15 yıllık meslek hayatı boyunca stajyerlikten spikerliğe kadar her basamağı tırnaklarıyla kazıyarak çıktığını vurgulayan ünlü sunucu, maruz kaldığı muameleye karşı sert tepki gösterdi.
"Suçun şahsiliği ilkesi göz ardı edildi"
Eski eşi Mehmet Akif Ersoy’un adının karıştığı adli süreçlerin ardından önce izne çıkarılan, ardından işine son verilen Erbaş, kararın gerekçesine hukuk felsefesinin en temel ilkelerinden biriyle yanıt verdi. Paylaşımında, suçun şahsiliği ilkesinin hiçe sayıldığını ifade eden başarılı spiker, sadece "eski eş" olduğu gerekçesiyle kariyerinin hedef alınmasını kamuoyunun takdirine bıraktı. Erbaş, kendisinin hiçbir şekilde dahil olmadığı bir hikayenin kurbanı edilmeyi kabul etmeyeceğinin altını çizdi.
Medyada fırsat eşitsizliği ve kadın hakları vurgusu
Yaşadığı durumu toplumsal cinsiyet eşitliği penceresinden de değerlendiren Pınar Erbaş, medyadaki çifte standarta dikkat çekti. "Söz konusu suçlamaların odağında bir kadın olarak ben olsaydım, karşı tarafın işine son verilir miydi?" sorusunu yönelten sunucu, bu sorunun cevabının herkes tarafından bilindiğini ifade ederek kadın çalışanların maruz kaldığı adaletsizliğe parmak bastı. Bu yaklaşımıyla meselenin sadece kişisel bir iş kaybı değil, aynı zamanda bir hak mücadelesi olduğunu gözler önüne serdi.
15 yıllık emek ve gelecek iradesi
Meslek hayatı boyunca ilkeli ve ahlaklı bir duruş sergilediğini belirten Erbaş, kariyerini tek başına inşa ettiğini ve yine aynı güçle ayağa kalkacağını ifade etti. Şaşkın ve kırgın olduğunu gizlemeyen deneyimli televizyoncu, çalışma arkadaşlarının şahitliğinde yürüttüğü 15 yıllık mücadelesinin bir çırpıda silinmek istenmesine karşı kararlı bir duruş sergiledi. "Kariyer benim, tek başıma yaptım, yine yaparım" diyerek mesleki geleceğine dair umudunu ve özgüvenini de koruduğunu gösterdi.
Eski eşi Mehmet Akif Ersoy'du
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir uyuşturucu soruşturması kapsamında 9 Aralık 2025 tarihinde gözaltına alınan Habertürk eski Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Devam eden süreçte uyuşturucu testi pozitif çıkan Ersoy’un, hukuk sistemindeki "etkin pişmanlık" hükümlerinden faydalanmak amacıyla başvuruda bulunduğu bildirilmişti. Bu adli krizin ardından Pınar Erbaş’ın, Mehmet Akif Ersoy'un gelişmelerini aktaran haberleri sunmak istememesi üzerine görevine son verilmesi ise son gelişme oldu.





