Kemalpaşa’nın kirazı dünyaca tanınıyor; ancak onu yetiştiren çiftçi hasat zamanı geldiğinde emeğinin karşılığını alamıyor.
Kiraz mevsimi bitti. Ben bu yazıyı, 2027 yılının nisan sonu ve mayıs ayında başlayacak yeni sezon için şimdiden yazıyorum.
Kemalpaşa’da yaşayan ve üreticinin içinde bulunduğu durumu bilen biri olarak çağrıda bulunuyorum:
Bu kez geç kalmayalım!
Üretici bütün yıl bahçesine bakıyor; gübreye, ilaca, mazota, sulamaya para yetiştiriyor. Hasat zamanı geldiğinde ise kiraz beklemediği için tüccarın belirlediği fiyata boyun eğmek zorunda kalıyor.
Ürünü dalında bıraksa bir yıllık emeği yok oluyor. Toplatsa, kazandığı para yevmiyeciye gidiyor.
Kirazı yetiştiren kazanamıyor, aracılığını yapan kazanıyor!
Sorun yalnızca fiyat değildir. Kemalpaşa’da yeterli soğuk hava deposu, ön soğutma, sınıflandırma, paketleme ve doğrudan pazarlama altyapısı bulunmuyor. Bu nedenle ürün kayıpları artıyor, üreticinin pazarlık gücü azalıyor.
Çözüm bellidir:
Üreticinin yönettiği güçlü bir kooperatif ve yüksek kapasiteli modern bir soğuk hava deposu…
Ancak bu hedef yeni bir yatırım vaadine dönüşmemeli; sorumlu kurumlar, takvim ve finansman modeli baştan açıklanmalıdır.
İLK 30 GÜN
İzmir Büyükşehir Belediyesi koordinasyonunda; Kemalpaşa Belediyesi, İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Kemalpaşa Ziraat Odası, üretici örgütleri ve ihracatçı temsilcilerinden oluşan bir çalışma grubu kurulmalıdır.
Aynı dönemde üreticilerin katılımıyla kooperatif kuruluş komitesi oluşturulmalı, ilçedeki üretici kayıtları güncellenmeye başlanmalıdır.
İLK 90 GÜN
Kemalpaşa’daki kiraz ve şeftali üretim miktarı, üretici sayısı, hasat dönemleri, mevcut depolama kapasitesi, ürün kayıpları ve pazarlama kanalları belirlenmelidir.
En az 10 yıllık üretim projeksiyonu hazırlanmalı; kurulacak tesis, hasat yoğunluğunun en az yüzde 20’sini karşılayacak kapasitede planlanmalıdır.
Kooperatifin kuruluşu da bu süre içinde tamamlanmalıdır. Üreticiler yönetimde çoğunlukta olmalı; mali denetim, ortakların bilgi edinme hakkı ve gelir-gider tablolarının düzenli açıklanması güvence altına alınmalıdır.
ALTI AY İÇİNDE
Tesisin kurulacağı arazi belirlenmeli, imar ve mülkiyet sorunları çözülmeli, fizibilite raporu hazırlanmalıdır.
Raporda yatırım maliyeti, enerji ihtiyacı, ulaşım altyapısı, ön soğutma, sınıflandırma, paketleme, kalite kontrol, depolama ve sevkiyat bölümleri ayrı ayrı gösterilmelidir.
İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Kemalpaşa Belediyesi arazi, altyapı ve proje desteğini; Tarım ve Orman Bakanlığı hibe ve kredi programlarını; İzmir Kalkınma Ajansı olası kaynakları; Ziraat Odası ile üretici örgütleri de çiftçinin projeye katılımını koordine etmelidir.
BİR YIL İÇİNDE
Finansman modeli kesinleştirilmeli; ruhsat, izin ve ihale süreçleri tamamlanmalıdır.
Tesisin inşaatına en geç 18’inci ayda başlanmalı, yapım 30 ay içinde bitirilmeli ve 36’ncı ayda deneme işletmesine geçilmelidir.
Bu tesis yalnızca ürün saklanan bir bina olmamalıdır. Ön soğutma, sınıflandırma, paketleme, kalite kontrol, sevkiyat ve izlenebilirlik birimlerini de içermelidir.
KOOPERATİF ÜRETİCİNİN OLMALI
Kooperatifin ilk yıl en az 300 üreticiyle kurulması, üçüncü yılın sonunda 750 ortağa ulaşması hedeflenmelidir.
Her ortağın sermaye payı, oy hakkı, ürün teslim koşulları ve ödeme takvimi açıkça belirlenmelidir. Yönetim seçimleri şeffaf yapılmalı; belediyeler kooperatifi yönetmeye değil, kuruluşuna ve güçlenmesine destek vermelidir.
Her hasat sezonundan en az 60 gün önce yazılı alım planı hazırlanmalıdır. Bu planda ürün miktarı, kalite sınıfları, teslim noktaları, fiyatlandırma yöntemi ve ödeme süresi yer almalıdır.
Ürün bedelinin en az yüzde 80’i teslimden sonraki 15 gün içinde ödenmelidir.
Kooperatif, ilk yıl ürünün en az yüzde 25’ini, üçüncü yılın sonunda ise yüzde 50’sini toplamalı ve ortak pazarlama sistemiyle satmalıdır. Toplu gübre, ilaç, ambalaj ve lojistik alımlarıyla üreticinin girdi maliyetleri de düşürülmelidir.
PAZARI DA HAZIRLANMALI
Depoyu yapmak tek başına yeterli değildir. Ürün için kalıcı pazar bağlantıları kurulmalıdır.
İlk iki yıl içinde en az üç zincir market, üç ihracatçı ve üç kurumsal alıcıyla satış protokolü yapılmalıdır.
Kemalpaşa kirazı ve şeftalisi ortak bir marka altında; üretim yeri, kalite sınıfı ve üretici bilgisi izlenebilir biçimde pazarlanmalıdır.
Tesisin ilk faaliyet yılında en az 500, üçüncü yılın sonunda 1.000 üreticiye hizmet vermesi hedeflenmelidir.
İlk üç yıl içinde hasat sonrası kayıplar en az yüzde 20 azaltılmalı, üreticinin ürününü hasat günü satma zorunluluğu en az yüzde 30 düşürülmelidir.
Bütün kurumlar üç ayda bir ilerleme raporu yayımlamalıdır. Harcanan para, tamamlanan işler, geciken aşamalar ve yeni takvim kamuoyundan gizlenmemelidir.
Üretici tüccarın karşısına tek başına çıkarsa ezilir.
Birlikte hareket ederse ürününü, fiyatını ve emeğini korur.
Kemalpaşa’nın kirazı dünyaya gidiyor ama onu yetiştiren çiftçi borçtan kurtulamıyor.
Bunu değiştirmek elimizdedir.
Şimdi harekete geçilirse yeni sezona örgütlenme ve pazarlama açısından daha hazırlıklı girilebilir. Kalıcı çözüm için de modern soğuk hava deposunun yapım süreci başlatılabilir.
Kiraz dalında, şeftali kasada çürümemeli.
Çiftçinin alın teri tüccarın insafına bırakılmamalıdır.