Son Mühür / Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Jeoloji Mühendisliği Odası (JMO) İzmir Şube Başkanı Koray Çetin Önalan, Türkiye’nin gerçeği depremlerle ilgili dikkatleri çeken açıklamalarda bulundu. Son Mühür TV’de yayınlanan Tunç Erciyas ile Sıcak Bakış ve Radyo Ege’de yayınlanan Balamir Yıldız ile Yol Saati programlarına konuk olan Başkan Önalan, depremin jeolojik sebeplerini anlattı, olası bir afet anında zararı en aza indirmenin yollarını paylaştı.

Deprem ve önlem arasındaki ilişkiyi ele alarak uyarılarda bulunan Önalan, Türkiye’deki jeoloji mühendisliği eksikliğini vurguladı ve ekim ayındaki JEOFEST’e davet çağrısında bulundu. Depremlere her zaman hazırlıklı olmanın faydasını ele alan Önalan, “Tatbikat yapılması gerekiyor. Türkiye’de 700’e yakın diri fay tespit edildi” diye konuştu.

“Depremler afet değil, doğa olayı”

Programın ilk dakikalarında depremin özelliklerini ve Venezuela depremini ele alan Koray Çetin Önalan, “Aslında deprem bir doğa olayı, afet değil. Büyük depremler hasar verebiliyor ama bu hasarın büyüklüğü sizin yerleşme kültürünüzle ilgili. Depremler dünyanın yaşadığının kanıtı. Depremler dünyanın diri olduğunu anlatıyor. Venezuela depremi art arda deprem olması açısından bizim ülkemizdeki büyük depremlere çok benziyor. Faylar, kırıldıkları zaman çok yakındaki başka bir faya enerjisini yüklüyor. O yakındaki fayın kırılma zamanını öne çekiyor, bu bazen aylar, bazen yıllar, bazen de saniyeler sürüyor. Bu, oradaki fayların kırılma zamanının geldiğini gösteriyor. Venezuela’daki depremler de böyle depremler. Depremin afete dönüşme boyutu önemli. Yerleşme kültürü ile ilgili. Doğayla savaşmaya çalışıyoruz ama insanın doğayla savaşı kazanması mümkün değil. Doğayla uyumlu yaşamamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Tüm Bel-Sen İkram Mihyaz'ı andı!
Tüm Bel-Sen İkram Mihyaz'ı andı!
İçeriği Görüntüle

Koray Çetin Önalan Yayın Konuğu (2)

Volkanik tehlikeyi hatırlattı: “Jeotermal kaynak volkanizmanın habercisi olabilir”

Türkiye’deki aktif volkanlara vurgu yapan Önalan, “Aslında faylar bizim zenginliğimiz. Bir yerde jeotermal kaynakla karşılaşıyorsanız eğer, iki şey düşüneceksiniz; birincisi burada mutlaka tektonik bir durum vardır, ikincisi ise burada geçmişte veya bugün bir volkanizma vardır. Hatırlatayım, Türkiye’nin ciddi bir volkanik tehlikesi var. Türkiye’de şu anda on iki tane aktif volkan var. Jeotermal kaynaklar bizim ulusal kaynaklarımız. Bu kaynaklar 2007’de ekonomik kullanıma açıldı. En başta elektrik üretiyoruz” dedi.

“Evinize zarar vermesi için evinizin altından fay geçmesi gerekmiyor”

Önalan, İzmir’deki mikro bölgeleme çalışmalarına dikkati çekerek, “Jeoloji, yer bilimleri doğayı ve doğayla iç içe olmayı sevmeyi gerektiren bir bilim dalı. Türkiye’de son yıllarda jeoloji bölümlerine talep azaldı. Bu bizi çok kaygılandırıyor. Her belediyenin 1 ila 2 tane jeoloji mühendisi bulundurması gerekiyor. İzmir’de 4 ila 5 belediyede jeoloji mühendisi yok. İzmir’de jeoloji mühendisleri tarafından yürütülen mikro bölgeleme çalışması var ancak bunlar yurttaşlarla paylaşılmıyor. Bunlara göre yerleşim uygunluğunun tespit edilmesi gerekiyor. Bir yerdeki deprem çekincesi için kriter şudur: o noktayı baz olarak 100 kilometre yarıçaplı bir daire içerisindeki tüm fayları değerlendiririz. Sizin evinize zarar vermesi için evinizin altından fay geçmesi gerekmiyor. Aydın’daki ya da Manisa’daki bir fayın kırılmasından İzmir de etkilenecektir” ifadelerini kullandı.

Koray Çetin Önalan Yayın Konuğu (3)

JEOFEST, 9-18 Ekim tarihleri arasında Büyükpark’ta!

Önalan, programın sonunda ekim ayındaki JEOFEST'e çağrı yaptı: “JEOFEST 2026 ekim ayında Bornova Büyükpark’ta gerçekleşecek. Amacımız çocuklarımızı gençlerimizi yurttaşlarımızı bir festival kapsamında bilimle tanıştırmak çünkü ülke olarak doğa bilimlerine çok açız. Bu sene, 9-18 Ekim arasında 3. JEOFEST’i yapacağız. Orada biz çocuklara dünyayı anlatıyoruz ve oradan çıkan çocuklar çok mutlu çıkıyorlar. Bu sene ana temamız Türkiye’nin doğal taşları. Bütün yurttaşlarımızı bekliyoruz” diye konuştu.

Muhabir: Yağmur Daştan