Son Mühür/ Beste Temel- İzmir’in şifa kültürü detaylı çalışma ve sanatsal bakışların ardından beyaz perdeye taşındı. Bergama’nın antik sağlık tapınağı Asklepion’dan bugünün Eşrefpaşa Hastanesi’ne uzanan köprü, "Asklepion’un Mirası" belgeseliyle ilk kez bu kadar net görüldü. İzmir Sanat’taki galada alkışlar susmak bilmedi. Şehrin hafızasına kazınacak bu eser, sadece bir belediye projesi değil; bir kentin genetik kodlarının dökümü niteliğinde.

"İzmir bir miras ve onu anlamak şart"
Kürsüye çıkan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, bir belediye başkanından ziyade, 36 yılını bu mesleğe adamış bir hekim hassasiyetiyle konuştu. Tugay’ın şu sözleri salonun sessizliğini böldü: "Gerçekten çok özel bir şehirde yaşıyoruz. Üzerinde yürüdüğümüz toprağın geçmişini bilmek, hayatı anlamlı kılan en büyük unsurdur." İzmir’in 8 bin 500 yıllık tarihine vurgu yapan Başkan, kentin kadim sağaltma gücünü anlamanın bir zorunluluk olduğunu hatırlattı.

Ercan Kesal'ın sesinden
Belgesele ruhunu veren en kritik dokunuşlardan biri ise şüphesiz Ercan Kesal’ın seslendirmesi oldu. Hem bir sanatçı hem de bir hekim olarak mikrofon başına geçen Kesal, İzmir’e duyduğu aşkı gizlemedi. "İyi ki bu şehirde okumuşum," derken sesi titredi. Kesal, konuşmasını kendi kitabından bir alıntıyla bitirerek meslektaşlarına ve geleceğin hekimlerine unutulmaz bir ders verdi: "Nasibimize düşeni alıp, sofrayı dağıtmadan edebimizle kalkıp gideceğiz."

Çalışmalar 6 ay sürdü
Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram ve ekibinin altı ay boyunca üzerinde titrediği çalışma, binaların sadece taştan ve betondan ibaret olmadığını kanıtladı. Yönetmen koltuğunda Ahmet Utku Soylu’nun oturduğu yapım, profesörlerden arkeologlara kadar çok geniş bir uzman kadrosunu aynı hikayede buluşturdu. Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay ise projenin en vurucu yanını şu sözlerle özetledi: "Biz, Eşrefpaşa ile en dokunulmayana dokunuyoruz."
Sırada ulusal ekranlar var
Galada büyük beğeni toplayan yapımın yolculuğu yeni başlıyor. Planlar büyük. "Asklepion’un Mirası", önümüzdeki dönemde ulusal televizyon kanallarından dijital platformlara, üniversite amfilerinden uluslararası festivallere kadar her yerde İzmir’in şifa hikayesini anlatacak.





