Son Mühür/ Merve Turan- İzmir’in binlerce yıllık tarihi şentin sokaklarını, hanlarını ve antik kalıntılarını birer açık hava dersliğine dönüştüren İzmir Büyükşehir Belediyesi, "Çocuklara Yönelik Kültürel Mirasın Korunması ve Yaşatılması Projesi" ile ezberleri bozuyor. Bin 250 çocuk bir yıl boyunca kentin geçmişine dokunacak, çömlek yapacak, kazı alanlarında ter dökecek. Sadece bakarak değil, dokunarak öğreniyorlar. Bu projenin fark yaratan yanı da bu olacak...

Agora'da VR gözlük, Kemeraltı'nda çini boyama

Agora'da VR gözlük, Kemeraltı'nda çini boyama

Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ile İzmir Kent Değerlerini Koruma ve Geliştirme Derneği ortaklığında yürütülen proje, 6-14 yaş grubunu hedef alıyor. Üç ana başlıkta toplanan atölyelerde çocuklara sadece kuru bilgi verilmiyor; drama, oyun ve sanatsal üretim süreçleri devreye giriyor. "Kültürel Mirasın Koruyucuları" adlı ilk etapta UNESCO Dünya Mirası gibi kavramları içselleştiren minikler, ardından "Minik Arkeologlar Atölyesi" ile geçmişin izini sürüyor.

Kostümler giyiliyor, kazı aletleri kuşanılıyor. Çocuklar antik kentlerin gizemini çözerken sanal gerçeklik (VR) gözlükleriyle zaman yolculuğuna çıkıyor. İşin bir de üretim boyutu var. "Geleneksel Zanaatlar ve Yaratıcılık Atölyesi" kapsamında Kemeraltı’nın tarihi aktarlarını gezen, seramik ve çini boyama yapan çocuklar, kendi eserlerini ortaya çıkarmanın heyecanını yaşıyor.

"Yalnızca eğitim değil, aynı zamanda dokunarak deneyimliyorlart

Belediyenin bu hamlesi, kenti çocuklar için daha yaşanabilir kılma stratejisinin bir parçası. Projenin operasyonel süreçlerini yöneten Nazlıcan Yiğitoğlu, çalışmanın arka planını şu sözlerle ankattı;

İYİ Partili Doğan'dan, Tandoğan değerlendirmesi: “Cesaret yükseldi, milletin sesi duyuldu”
İYİ Partili Doğan'dan, Tandoğan değerlendirmesi: “Cesaret yükseldi, milletin sesi duyuldu”
İçeriği Görüntüle

"Bu projeyi yalnızca bir eğitim faaliyeti olarak görmüyoruz. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın ortaya koyduğu kapsayıcı, eşitlikçi ve çocuk odaklı yerel yönetim anlayışı doğrultusunda çocukların kültürle, bilimle, sanatla ve kent yaşamıyla daha güçlü bağlar kurmasını önemsiyoruz."

"Dışarıdan bakıyordum, şimdi içindeyim"

Projenin asıl başarısı ise çocukların gözlerindeki ışıltıda gizli. Agora Ören Yeri'ni ilk kez ziyaret eden 10 yaşındaki Rüveyda Dağtekin, "Ben buraya hep dışarıdan bakıyordum, iyi ki gelmişim" diyerek heyecanını paylaşıyor.

Geziler sayesinde ilk kez defne yaprağından taç yapan 9 yaşındaki Dicle Su Kök, "Normalde İzmir'i tam bilmiyordum, bu gezinin faydası oldu" derken, üç gün boyunca arkeolojik kazıları ve çömlek yapımını deneyimleyen Miraç Akdestan ise hislerini tek cümleyle özetliyor: "Üç gün boyunca kendimi çok iyi hissettim."

Muhabir: MERVE TURAN