Son Mühür / Yağmur Daştan - Yeni yılın ilk ayında birer birer açıklanan maaş zammı oranlarıyla ilgili tartışmalar devam ediyor. TÜİK’in açıkladığı aralık ayı enflasyon verileriyle birlikte SSK ve Bağ-Kur emeklileri ile memur ve memur emeklilerinin ocak ayında alacağı maaş zam oranları netleşti. SSK ve Bağ-Kur emeklileri yüzde 12,19, memur ve memur emeklileri ise yüzde 18,60 oranında zam alacağı açıklanırken; Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu’na (BASK) bağlı sendikalar Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde düzenledikleri eylemle zamlara tepki gösterdi. Basın açıklamasında konfederasyona bağlı sendika üyeleri, kazanla taş kaynatarak “Memurlar taş mı yesin” dedi.

‘Vergi dilimi matrahı bunun çok altında’

Basın açıklamasında konuşan Yerel Birlik Sen Genel Başkanı Reşat Bozat, “2026 yılına büyük umutlarla giren kamu çalışanları, ne yazık ki yine aynı adaletsiz çarkın dişlileri arasında ezilmektedir. Maaşlara yapılan yüzdelik zamlar, daha yılın ilk çeyreği bitmeden artan vergi oranlarıyla geri alınmaktadır. Memur, kaşıkla verilenin kepçeyle geri alındığı bir illüzyonun kurbanı edilmektedir. Son 5 yılda tüketici fiyat endeksi (TÜFE) toplamda yüzde X (gerçek enflasyon bazlı) artarken, vergi dilimi matrahları bunun çok altında artırılmıştır. Eğer vergi dilimleri enflasyon kadar artsaydı, bugün memurumuz yüzde 27’lik dilime yılın sonunda değil, belki de hiç girmeyecekti. İşte bu yüzden diyoruz ki: “Matrahların düşük tutulması, memura yapılmış gizli bir maaş indirimidir. Biz bu indirimi kabul etmiyoruz!” dedi.

‘Vergi yükü her zaman memurun omzunda’

‘Vergi yükü her zaman memurun omzunda’

“Memur, yılın yarısında bedava çalışıyor! 2026 yılı vergi dilimi matrahları, gerçek enflasyonun ve memur maaş artışlarının fersah fersah gerisinde kalmıştır” sözleriyle açıklamalarını sürdüren Bozat, “Ocak ayında yüzde 15 vergi ile başlayan bir memur, Nisan-Mayıs aylarında yüzde 20’lik dilime, Eylül ayında ise yüzde 27’lik dilime hapsolmaktadır. Bu durum, bir memurun yıl sonuna doğru maaşının yaklaşık 4’te 1’ini daha eline geçmeden devlete iade etmesi demektir. Piyasadaki her ürüne, her hizmete yapılan zamlar "brüt" üzerinden hesaplanırken; memurun alım gücü "net" maaşındaki vergi kesintileriyle her ay sistematik olarak düşürülmektedir. Hükümete Sesleniyorum: Adalet bunun neresinde? Bir sanayicinin, bir büyük sermaye sahibinin vergi borçları tek kalemde silinirken; bordrolu çalışan memur, ülkenin "vergi garantörü" haline getirilmiştir. Memur, vergi kaçıramaz, vergi gizleyemez! Ancak ne hikmetse, vergi yükü her zaman en ağır şekilde memurun omuzlarına binmektedir” ifadelerini kullandı.

‘Gönüllü bağışçı olarak görmekten vazgeçin’

‘Gönüllü bağışçı olarak görmekten vazgeçin’

Son olarak, “Bizler sadaka değil, emeğimizin karşılığını istiyoruz” çağrısı yapan Bozat, taleplerini şöyle sıraladı: “Tüm kamu çalışanları için gelir vergisi oranı yüzde 10’da sabitlenmelidir. Vergi dilimi matrahları, asgari ücret artış oranında değil, gerçek enflasyon ve refah payı gözetilerek en az yüzde 100 oranında artırılmalıdır. Sosyal yardımlar, tazminatlar ve fazla mesai ücretleri tamamen vergi dışı bırakılmalıdır. Hükümete sesleniyoruz: Memuru "vergi dairesinin gönüllü bağışçısı" olarak görmekten vazgeçin! 2026 yılı, memurun vergi yükü altında can çekiştiği değil, emeğinin hakkını aldığı bir yıl olmalıdır. Aksi takdirde, bordrolarımızdaki bu adaletsizliği her meydanda, her platformda teşhir etmeye devam edeceğiz.”

Doğruyol: Bu zam memur ve emekliyi sefalete sürükler

Doğruyol: Bu zam memur ve emekliyi sefalete sürükler

Memur yoksul, asgari ücretli aç, emeklinin perişan olduğunun altını çizerek açıklamalarına başlayan Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı ve Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu (BASK) Genel Sekreteri Ahmet Doğruyol, “TÜİK tarafından açıklanan resmi enflasyon rakamlarına göre, Aralık ayı enflasyonu yüzde 0.89. Bağımsız araştırma grubu ENAG’a göre ise, aralık ayı enflasyonu yüzde 2,11. TÜİK’e göre yıllık enflasyon yüzde 30,89, Bağımsız Araştırma şirketine göre yıllık enflasyon yüzde 56,14 aradaki fark yüzde 100’e yakın. Peki vatandaş inandırıcılığını yitirmiş olan TÜİK’in yüzde 30,89 olan enflasyonunu mu? Ya da bağımsız araştırma şirketlerinin yaptığı ankete göre olan yüzde 56,14 lük enflasyona mı, yada cebine, mutfağına yansıyan enflasyona mı inanacak? TÜİK’in hesaplamalarının sahada gerçeklerle uyuşmamasının bedelini maalesef öncelikle aylığından başka geliri olmayan memur, emekli, işçi ve dar gelirli vatandaşlarımız ödemektedir. İçinde bulunduğumuz 2026 yılı ocak ayından itibaren memur ve emekliye yapılacak olan yüzde 18,61’lik maaş zammı memur ve emekliyi sefalete sürükleyecektir” ifadelerini kullandı.

‘Memurların yaşam sevincini öldürdünüz’

‘Memurların yaşam sevincini öldürdünüz’

“Verilen zamlarla memur yoksul, asgari ücretli aç, emekli ise yiyecek ekmeğe muhtaçtır” sözleriyle devam eden Doğruyol, “Verilen zamlarla işçinin memurun emeklinin alım gücü her geçen gün düşmektedir. Eğer memur maaşlarını altına göre verseydiniz bir yılda tamı tamına yüzde 100 zam yapmanız gerekecekti. Eğer memur maaşlarını ENAG’ın enflasyonuna göre zam yapsaydınız bugün yüzde 56,14 zam yapmanız gerekecekti. Yaptığınız uygulamalarla soyut olan devletin somut varlıkları olan memurlarımızın yaşam sevincini öldürdünüz. Halkı fakirleştirdiniz. Halkı soğuk suya atılıp, yavaş yavaş ısıtılarak kaynar suda haşlanan kurbağaya çevirdiniz” dedi.

Diğer sendikalara eleştiri: Yokluğunuz varlığınızdan daha iyi

Konuyla ilgili yetkili sendikalara da eleştirilerini sıralayan Doğruyol, şunları söyledi: “Yüzde 11 maaş zammını ses çıkarmayan yetkili olup etkili olmayan sendika başkanlarına sesleniyorum. 2026 ve 2027 yıllarını kapsayan 8’inci Dönem toplu sözleşme yürürlüğe girdiği ilk aydan itibaren hükmünü yitirecektir. Her iki yılda bir oynadığınız tiyatroya bir son verin. Yetkili olduğunuz sürede yaptığınız hiçbir toplu sözleşme enflasyonun üzerinde çıkmamıştır. Memurun güvencesi kaldırılmalı diyen eski genel başkanlarınızın dediği belki olmadı. Ancak, memuru sefalete mahkum ederek, memurun itibarını yok ettiniz. Parti kontrolünde olan sarı sendikalar, biliniz ki, yokluğunuz varlığınızdan daha iyi olacak. Gölge etmeyin yeter. Yetkililere sesleniyoruz. Memur ve emekliye acilen ek zam şarttır. Yıllar boyunca enflasyon altında alınan artışlar, kamu çalışanları ve emeklilerinin alım gücünü düşürmüş, kirasını ve faturalarını ödeyememe noktasına getirmiştir. Siyasetin emir eri olan sarı sendikalara diyoruz ki; mevcut hükümete kanun çıkartabilecek kadar gücünüz vardıysa, bu gücünüzü bugüne kadar keşke kendi menfaat ve çıkarlarınız için değil de memurun düşen alım gücü için, düşük emekli maaşları için, seyyanen zamların emekliliğe yansıması için kullansaydınız. Biliniz ki, bağımsız sendikacılığın mimarı olan BASK konfederasyonu olarak mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz.”

Göreli: Bu aldatmaca son bulsun!

Göreli: Bu aldatmaca son bulsun!

Anadolu Eğitim Sendikası İzmir İl Temsilcisi Mehmet Göreli de “Orta vadeli planda, TÜİK verileriyle alım gücü geriye düşürülmüş kamu çalışanları olarak bu düzenin değişmesini istiyoruz. TİS masasında hükümet bize yalnızca öngörülen enflasyon kadar artış teklif ediyor. Bu durum memurların maaş kaybı yaşamasına neden oluyor. Hükümet, altı ayın sonunda enflasyon farkı olarak verdiği kaybı sanki maaş artışıymış gibi takdim ediyor. Biz bu aldatmacanın son bulmasını istiyoruz. Enflasyon artışı üzerinden değil, alım gücünü gerçekten yerine getirebilecek bir zam talep ediyoruz” diye konuştu.

Muhabir: Yağmur Daştan