Son Mühür / Atakan Başpehlivan Siyaset Bilimci Dr. Zekiye Seda Sönmez, önümüzdeki dönemde gerçekleşecek yerel ve genel seçimler öncesinde İzmir seçmenin davranış tahlili ve oy tercihleri üzerine Son Mühür’e önemli değerlendirmelerde ve tespitlerde bulundu.

Zekiye Seda Sönmez: CHP kentte güçlü bir siyasi kültür oluşturdu

Zekiye Seda Sönmez: CHP kentte güçlü bir siyasi kültür oluşturdu

İzmir’de uzun yıllar devam eden CHP hegemonyasındaki yerel yönetim anlayışının kentte güçlü bir siyasi kültür oluşturduğunun altını çizen Dr. Zekiye Seda Sönmez, kentte rekabetin azalmasıyla bazı alanlarda alışkanlık siyasetinin ortaya çıktığını savunarak, “İzmir’de uzun yıllardır devam eden yerel yönetim anlayışı kentte çok güçlü bir siyasal kültür oluşturdu. Özellikle Cumhuriyet Halk Partisi belediyeciliği zamanla sadece bir parti yönetimi olmaktan çıkıp bir kent kimliği haline geldi.

İzmir'de ekonomik darboğaz: Balçova'dan Kiraz'a icradan satışlar arttı
İzmir'de ekonomik darboğaz: Balçova'dan Kiraz'a icradan satışlar arttı
İçeriği Görüntüle

Yani İzmir’de birçok seçmen için belediye tercihi aslında yaşam tarzı, sekülerlik, modern kent algısı ve merkezi iktidara karşı pozisyon alma biçimiyle iç içe geçti. Bu model uzun süre istikrar sağladı. Kentte kültürel yaşamın korunması, kadınların kamusal görünürlüğü, kıyı yaşamı, daha özgür sosyal atmosfer gibi konular seçmenin CHP’li yerel yönetimlerle duygusal bağ kurmasına neden oldu. Ama uzun süreli tek yönlü yönetimlerin doğal bir sonucu da oluştu rekabetin azalmasıyla birlikte bazı alanlarda alışkanlık siyaseti ortaya çıktı.” şeklinde konuştu.

"Genç seçmenler klasik ideolojik sloganlardan hoşlanmıyor"

Öte yandan, özellikle genç seçmenin klasik ideolojik sloganlarda ziyade şeffaflık başta olmak üzere liyakat gibi kavramlara daha önem verdiğini vurgulayan Dr. Sönmez, İzmir’de seçmenin beklentisinin değişme eğiliminde olduğunu aktararak, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:

“Özellikle son yıllarda bürokratik yavaşlık, büyük projelerin gecikmesi tabi burada merkez ve yerel yönetim arasındaki kopukluğu da hesaba katmak gerekir buna ek olarak ulaşım ve altyapı sorunları ve kentsel dönüşümde ağır ilerleme gibi başlıklar daha fazla eleştirilmeye başlandı. Burada önemli olan şu: İzmir seçmeni tamamen yön değiştirmiş değil, özellikle genç seçmenlerde klasik ideolojik sloganlardan çok liyakat, şehir yönetimi, şeffaflık, ulaşım, yaşam kalitesi, çevre politikaları ön plana çıkıyor. Bu yüzden bence kentte yeni bir siyasi dil arayışı var.

Fakat bu arayış radikal bir ideolojik dönüşüm şeklinde değil daha kapsayıcı, daha teknik, daha sakin ve daha çözüm odaklı bir yönetim dili arayışı. Yeni aktör meselesinde ise İzmir seçmeni tamamen dışarıdan gelen sert siyasi figürlere kolay açılmıyor. Kent kültürüyle uyumlu, kentli refleksleri anlayan, kutuplaştırıcı olmayan isimler daha şanslı oluyor. Kısacası İzmir’de eski siyasal aidiyetler evet hala güçlü ama seçmenin beklentisi değişiyor. Eskiden “kimin yönettiği” daha belirleyiciydi şimdi ise giderek “nasıl yönettiği” önemli hale geliyor.

Muhabir: ATAKAN BAŞPEHLİVAN