Son Mühür/ Beste Temel- İzmir Mobilyacılar Odası Başkanı Zafer Koç, Son Mühür TV’de Tunç Erciyas’ın sunduğu “Sıcak Bakış” programına konuk olarak mobilya sektörünün mevcut durumunu, esnafın yaşadığı finansal ve altyapısal sorunları, mesleki eğitimdeki tıkanıklıkları ve geleceğe yönelik çözüm projelerini detaylarıyla değerlendirdi.

Sektörün en büyük probleminin fiziki alan yetersizliği ve ruhsat krizleri olduğunu belirten Zafer Koç, Karabağlar ve Buca başta olmak üzere ilçelerdeki üretim alanlarının yetersizliğine dikkat çekti:

"40 yıldan beri meskenlerin altında görev yapan mobilyacımız artık kurtulmak istiyor. Belediyeyle ruhsat problemi yaşıyoruz. Tam üretim yapacağımız esnada sözleşmeli işler alıyoruz, belediye anında gelerek 'ruhsatın var mı' diyerek baskıyla esnafımızın üretimine neşter vuruyor. Çöp, moloz ve mesken altlarındaki yangın dertleriyle de uğraşıyoruz."

TOKİ ve ilgili bakanlıklar nezdinde görüşmelerin sürdüğünü belirten Koç, esnafa yönelik destek çağrısında bulundu:
"TOKİ nasıl 15-20 yıllık kredilerle evsizlere ev yapıyorsa, ekonominin daraldığı bu dönemde esnafımıza da cebindeki öz sermayeyi çıkarmadan düşük maliyetli ve uzun vadeli kredilerle küçük bir ihtisas sanayi sitesi yapmak zorundayız. Esnafımız öz sermayesini bina veya arsaya değil, makinesine yatırarak üretime destek olsun, istihdam yaratsın. İzmir olarak çok güzel bir iklimimiz ve limanımız var, üreten kesime destek olunmasını istiyoruz."

Ayrıca Karabağlar ve Buca sınırını ayıran dere bölgesindeki dükkanların ve Yeşillik Caddesi arkasında kalan esnafın yaşadığı otopark krizine değinen Koç, belediyelerin moloz toplama hizmetlerinden faydalanılması ve atıkların geri dönüşümle pelete dönüştürülebileceği tesislerin kurulması gerektiğini belirtti.

Fahiş hammadde zamları, kredi kartı komisyonları

Fahiş hammadde zamları, kredi kartı komisyonları

Sektörün ciddi bir nakit ve finansman krizinden geçtiğini vurgulayan Oda Başkanı, piyasadaki öngörülemezliği ve zamları şu sözlerle dile getirdi:

"Eskiden bir kriz olduğunda '2 ay sonra açılır' der, önümüzü görebilirdik. Şu anki krizi kestirmek mümkün değil. Dolar ve euro 2-3 yıldır çok az seviyelerde seyrederken, petrol 85 bandındayken süngerimize, kumaşımıza, sunta ve MDF'ye ocak ayından bu yana yüzde 150'ye yakın zam geldi. Bunun neye göre geldiğinin irdelenmesini istiyorum, burada bir art niyet olduğunu düşünüyorum. Pandemide 140 liraya aldığımız MDF lam 3.500 liraya dayandı. 200 liraya şu an bir menteşe, ray bile alamıyoruz."

Finansmana erişimin kolaylaştırılması gerektiğini söyleyen Koç, banka komisyonlarına da tepki gösterdi:
"Bankaların faizleri düşürmesi, kredi üst limitlerini çıkarılması lazım. Şu an üst limit 1 milyon lira. Atölyeye 1 milyon liraya 1 makine bile alamazsınız. Bankaların pos komisyonlarını düşürmesi ve taksit olayını açması lazım. Şu an bankalar kazanıyor, biz bankalara çalışıyoruz. Hammaddeyi peşin alıyoruz ama satışı kartla yapmak zorunda kalıyoruz."

Tüketicilere online satış ve kaşe uyarısı

Sosyal mecralarda ucuza satılan ürünlerin malzeme kalitesine dikkat çeken Koç, tüketicileri uyardı:

"Sosyal medyada 30bin ile 40 bin liraya satılan koltuğun iç iskeleti sunta lamdan veya kavak ağacından yapılmış olabilir, ömrü en fazla 3 yıldır. Kaliteli bir koltuğun maliyeti bu dönemde 70 bin ile 100 bin lira arasında değişiyor. Tüketicilerden ricam bir mağazaya girdiklerinde Esnaf Odası kaydı olup olmadığını sorsunlar ve firma kaşelerini evraklara mutlaka vurdursunlar. Bir sorun olduğu zaman irtibata geçecek insan bulamayıp tüketici mahkemelerine gidildiğinde kaşe eksikliği nedeniyle firma başkasının üzerine geçiyor ve vatandaş 2 yıl boyunca mağdur oluyor."

Üretmezsek tüketim toplumuna döneceğiz

Sektörde usta yaş ortalamasının yükseldiğini ve arkadan yeni neslin gelmediğini belirten Koç, Almanya örneği üzerinden mesleki eğitimin önemini anlattı:

"Almanya dünya savaşı kaybetmiş bir ülke ama üretimde dünyada cari fazla veriyor. Üniversite okuyan öğrenci sayıları 2 milyon, bizde ise 9 ile 12 milyon arasında. Ailelerimiz 'ben ezildim çocuğum ezilmesin' mantığıyla giderse o çocuk lise ve üniversiteden eli bomboş çıkıyor. Mezun olan 500-600 kişiden sadece 15 kişi mesleğe dönüyor. Üniversitede mobilya okuyanlar da 'tozlu iş' diyerek kurye, güvenlik görevlisi oluyor ya da belediyelerde iş arıyor. Geleceğimiz mesleki eğitimde, üretmezsek tüketim toplumuna döneceğiz."

İzmir Büyükşehir'den ilk adım! Mezarlıklarda denetimli sistem
İzmir Büyükşehir'den ilk adım! Mezarlıklarda denetimli sistem
İçeriği Görüntüle

Esnafın belgelendirme ve eğitim süreçlerine de değinen Koç, şu ifadeleri kullandı:

"Kaymakamlık ve belediye aracılığıyla duyurduk, esnafımıza İngilizce kursu açalım dedik ama sadece 3 kişi geldi. Kalfalık, ustalık ve usta öğreticilik belgelerini almak zorundayız. e-Devlet'ten SGK dökümünü alıp okula gittiğinde sınavlara girilebiliyor. Esnafımızın okula gitmesi zor olduğu için sınavların Mobilya Akademi'de kurulacak kurulla yapılması adına Valimiz ve Milli Eğitim ile görüşüyoruz."

Markalaşma, ihracat ve yeni yatırım planları

İzmir mobilyasının kalitesine rağmen markalaşma eksiği olduğunu söyleyen Zafer Koç, yürütülen projeleri aktardı:
"İzmir'de güçlü bir üretim kapasitemiz var ama markalaşma eksikliğimiz mevcut. Mobilya Akademi'de tasarım ve marka eğitimlerine başladık. Kendi markamızı koyduktan sonra altına 'İzmir Mobilyası' yazmalıyız. İç piyasa daraldığı için İhracatçılar Birliği ile Sırbistan ve Bosna Hersek gibi ülkelere 20 kişilik gruplarla alım heyeti görüşmeleri ve UR-GE projeleri yapacağız. Ürünlerimizde menteşe, kulp, lam ithal olduğu için yüzde 50 yerli ihracat yapabiliyoruz, bunu tamamen yerliye çevirmeliyiz."

Son olarak fiziki alanlar ve esnaf sağlığına ilişkin adımlara değinen Koç, açıklamalarını şöyle tamamladı:

"İmalattan showrooma dönen Kısıkköy ve Fuar İzmir'in arkasında, İnegöl'deki gibi büyük bir Mobilya AVM'sinin İzmir'e kazandırılması için taleplerimizi iletiyoruz. Ağır ve kesici makinelerle çalıştığımız için esnafımızın sağlığı çok önemli. El mikrocerrahisi ve ortopedi alanında uzman hocalarımızla, Metropol Hastanesi, Avrupa Tıp ve Diş Hastanesi ile esnafımız için özel anlaşmalar yaptık."

Muhabir: Beste Temel