Ankara Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube ekipleri, başlattıkları kapsamlı bir operasyonla, organize bir şekilde define dolandırıcılığı yapan 34 kişilik şebekeyi çökertti. Dört ay süren titiz bir takibin ardından gerçekleştirilen operasyonlarda yakalanan zanlılardan 15'i çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şebekenin, arsa sahiplerini "define bulucu" maskesiyle kandırarak yaklaşık 15 kişiden toplam 13 milyon lira haksız kazanç sağladığı tespit edildi.

Ön hazırlık ve oyalama taktikleriyle güven inşası

Dolandırıcılık şüphelileri, hedefledikleri arsa sahiplerini öncelikle emlak ilanları ve saha araştırmaları yoluyla belirliyordu. Mağdurlarla iletişime geçmeden günler önce, arazilerin stratejik noktalarına değersiz, ancak görünüşte "tarihi eser" izlenimi veren materyalleri gizlice gömüyorlardı. Bu hazırlık safhasının ardından arsa sahipleriyle irtibata geçen çete üyeleri, kendilerini alanında uzman "define avcıları" olarak tanıtıyorlardı. Görüşmeler sırasında, arazi altında kesinlikle gömü veya define bulunduğunu iddia eden şüpheliler, sahte ve asırlık görünümü verilmiş define haritaları ile birlikte, sözde "define radar sistemi"nin alarm verdiğini öne sürerek mağdurları ikna etmeye çalışıyorlardı. Bu teknoloji yalanı ve görsel materyaller, şebekenin en etkili kandırma araçlarından biri olarak kullanılıyordu.

Kazı oyunları ve ardışık dolandırıcılık evreleri

Güveni tesis ettikten sonra, şüpheliler, arsa sahiplerini inandırmak amacıyla sahte uydu görüntüleri izletip, bizzat kazı yapmaları için kendilerine kazma ve kürek veriyorlardı. Kazı sonucunda önceden gömülen malzemeler bulunduğunda, çete üyeleri el çabukluğuyla bu materyalleri alarak hızla olay yerinden ayrılıyordu. Daha sonra mağdurlarla yeniden temas kuran şüpheliler, bulunan "eserlerin" değer tespiti için arkeolog ve uzmanlara gösterileceği bahanesiyle "değerlendirme parası" talep ediyorlardı. Bu ilk mali talebi, sözde tarihi eserlerin yurt dışında yüksek fiyata satılacağını belirterek, komisyon ücreti adı altında ek paralar izliyordu.

İkinci aşamada, arazi sahipleri, çetenin parçası olan ve "tarihi eser uzmanı" olarak tanıtılan kişilerle görüştürülüyordu. Bu "uzmanlar", eserlerin incelemelerinin tamamlandığını, çok yüksek meblağlara uluslararası piyasalarda satılabileceğini iddia ediyorlardı. Satış ve yurt dışına çıkarma işlemlerini kendilerinin halledeceğini söyleyen zanlılar, bu sözde lojistik ve hukuki süreçler için de mağdurlardan büyük miktarlarda paralar alarak dolandırıcılık döngüsünü tamamlıyordu.

Operasyonun detayları ve ele geçirilen materyaller

Ankara, İzmir, Tokat, Çankırı ve Yozgat illerini kapsayan operasyonlarda, Ankara Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri suçta kullanılan materyallere el koydu. Zanlıların ev ve araçlarında yapılan detaylı aramalarda, haç, küp, ayna gibi tarihi eser süsü verilmiş sahte objeler ile birlikte, vatandaşı kandırmak için kullanılan sözde uydu verisi görüntüleri ele geçirildi. Polis ekipleri, ayrıca şüphelilerin vatandaşların arazisine gömdükleri ve henüz çıkarılmamış olan malzemeleri de ortaya çıkardı. Yakalanan şahısların dijital materyalleri üzerindeki incelemelerde, dolandırıcılık faaliyetlerine dair çok sayıda kanıt ve mağdurları ikna etmek için uydurdukları "Milattan önce büyü yapmak için kullanılıyordu" gibi kıymet artırıcı hikayeler ve senaryolar tespit edildi.

Ankara Emniyet Müdürü Engin Dinç, operasyon sonrası yaptığı açıklamada, dolandırıcılık ve organize suç örgütleriyle mücadelenin aralıksız ve kararlılıkla devam edeceğinin altını çizdi. Bu operasyon, emniyet birimlerinin vatandaşın mağduriyetini engelleme konusundaki hassasiyetini bir kez daha gözler önüne serdi.

Kaynak: İHA