Son Mühür/ Seçil Ünlü- Ankara’da büyük bir katılımla gerçekleştirilen İYİ Parti 4. Olağan Kurultayı, partinin gelecek stratejileri kadar üst düzey isimlerin verdiği mesajlarla da dikkat çekti.
Son Mühür Ankara Temsilcisi Dilek Ataseven Yüzer’e özel açıklamalarda bulunan İYİ Parti Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, kurultayın temel motivasyon kaynağını "Cumhuriyetin kazanımlarını korumak" ve "siyasete yitirilen güveni yeniden inşa etmek" olarak özetledi. Kavuncu, İYİ Parti’nin Türkiye’nin demokratik sigortası olma görevini kararlılıkla sürdürdüğünü ifade etti.

"Cumhuriyetin en büyük nimeti fırsat eşitliğidir"
Kurultay atmosferindeki heyecanının kaynağı sorulan Buğra Kavuncu, Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’nun konuşmasında da geniş yer bulan eşitlik ilkesine dikkat çekti. Türkiye Cumhuriyeti’nin en hayati başarısının, her vatandaşa sınıf farkı gözetmeksizin sunduğu imkanlar olduğunu belirten Kavuncu, "Bir çobanın oğlunun Çankaya Köşkü’ne çıkarak Cumhurbaşkanı olabildiği bir ülkeyi muhafaza etmeliyiz. Cumhuriyetin sunduğu bu muazzam nimeti ve fırsat eşitliğini korumak bizim asli görevimizdir," dedi. Gelecek projeksiyonunda İYİ Parti’nin bu mirası savunma iradesinin kendisini heyecanlandıran en önemli unsur olduğunu dile getirdi.
Siyasette itibar ve güven restorasyonu
Siyaset kurumunun son yıllarda ciddi bir güven kaybı yaşadığına değinen Kavuncu, vatandaşın umudunu yeniden yeşertmenin yolunun itibar yönetiminden geçtiğini savundu. Kurultayda alınan kararların sadece teşkilatı değil, tüm Türkiye’yi kucaklaması gerektiğini vurgulayan İstanbul Milletvekili, siyasetin yeniden sorun çözme odaklı bir merkeze dönüşmesi gerektiğini ifade etti. Siyasetin itibarını geri kazandırmanın bir zorunluluk olduğunu söyleyen Kavuncu, vatandaşların ülkenin kronikleşmiş meselelerinin çözümünde tek meşru zemin olarak siyaseti görmesi için çalıştıklarını belirtti.
Halkın sorunları siyasetin tek gündemi olmalı
Türkiye siyasetinde yükselen "vicdan dili" tartışmalarına da değinen Buğra Kavuncu, her siyasi yapının kendi üslubunu belirlemekte özgür olduğunu ancak ortak paydanın halkın dertleri olması gerektiğini ifade etti. Diğer partilerin kullandığı söylemlerden ziyade İYİ Parti’nin çözüm odaklı yaklaşımına odaklandıklarını belirten Kavuncu, "Hangi dili kullanırsa kullansın, her siyasi parti vatandaşın gerçek problemlerini gündeme taşımak ve bu sorunlara somut cevaplar üretmek zorundadır," diyerek siyasetin halktan kopuk yapılamayacağının altını çizdi.





