Son Mühür- İYİ Parti, siyasi yolculuğunda yeni bir sayfa açmak üzere 4. Olağan Kurultayı’nı Ankara’nın kalbinde, Büyük Ankara Kongre Merkezi’nde gerçekleştirdi. Mevcut Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’nun tek aday olarak girdiği kongre, partinin gelecek vizyonunu ve iktidara yönelik sert eleştirilerini barındıran tarihi bir atmosfere sahne oldu. Kurucu Genel Başkan Meral Akşener’in salonda bulunmaması delegeler ve kamuoyu tarafından dikkatle takip edilen bir ayrıntı olurken, Dervişoğlu kürsüye çıktığında hem geçmişe vefa selamı gönderdi hem de mevcut yönetime yönelik ağır bir restorasyon çağrısı yaptı. Konuşmasının merkezine adaletsizliği ve ekonomik yıkımı alan Dervişoğlu, iktidar elitlerinin şatafatlı yaşamı ile halkın pazar yerlerindeki çaresizliği arasındaki uçurumu sert ifadelerle eleştirdi.

"İyilik fidanı artık Türk siyasetinin sarsılmaz çınarıdır"

Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu, sözlerinin başında partisinin kuruluş sürecine vurgu yaparak, İYİ Parti’yi zorlu hava koşullarına rağmen kök salmayı başarmış bir fidana benzetti. Sekiz yıllık süreçte bu hareketin Türk devletinin ve milletinin sigortası haline geldiğini belirten Dervişoğlu, kurucu lider Meral Akşener ve emeği geçen tüm yol arkadaşlarına şükranlarını sundu. İYİ Parti’nin sadece bir siyasi yapı değil, aynı zamanda adalet ve eşitlik arzusunun bir sonucu olarak doğduğunu ifade eden lider, aldıkları emanetin bir makamdan ziyade sarsılmaz bir kale ve kutsal bir ülkü olduğunu dile getirdi. Artık savunma aşamasından çıkıp yurdu kucaklama vaktinin geldiğini söyleyen Dervişoğlu, delegelere "Geçmişi geçmişte bırakıp geleceği inşa etme" çağrısında bulundu.

"İmralı İttifakı" eleştirisi

İktidarın son yirmi beş yıllık dış politika karnesini "köhnelik" olarak niteleyen Dervişoğlu, özellikle Suriye meselesi üzerinden hükümete yüklendi. On bir yıl boyunca sınır dibinde beslenen yapıların bugün Türkiye için büyük bir tehdit oluşturduğunu savunan Dervişoğlu, iktidarın bu süreçteki hamlelerini "strateji dehası" yakıştırmasıyla iğneledi. Terörle mücadele ve bölgesel güvenlik konularında hükümetin attığı adımları "İmralı İttifakı" ve "komisyonculuk projeleri" olarak tanımlayan İYİ Parti lideri, Türkiye’nin diplomaside İranlaşma, idarede ise Iraklaşma tehlikesiyle karşı karşıya bırakıldığını savundu. Cumhuriyetin kurucu değerlerinin pazarlık masasına sürülmesine asla izin vermeyeceklerini vurgulayan Dervişoğlu, teröristlere "sayın" diyenlerin ve ihaneti beka diye sunanların oyununun bozulacağını ilan etti.

"Ekonomik kriz değil, bilinçli bir yoksullaştırma rejimi"

Türkiye’nin içinden geçtiği ekonomik darboğazı basit bir kriz olarak görmediğini belirten Müsavat Dervişoğlu, mevcut durumu "örgütlü bir yolsuzluk üzerine kurulu servet transferi rejimi" olarak adlandırdı. Türk vatandaşlarının en temel ihtiyaçlarına ulaşmakta zorlandığı, gençlerin evlilik hayali kuramadığı ve emeklilerin terminallerde uyumak zorunda kaldığı bir tabloyu sert bir dille eleştiren lider, iktidarın çay-simit hesabı yaparak geldiği noktada halktan tamamen koptuğunu söyledi. Market raflarının dolu olmasını halkın alım gücünün bitmesine bağlayan Dervişoğlu, bayat ürün kuyruklarının ve pazar yerlerinde çürük sebze toplayan vatandaşların bu ülkenin değil, iktidarın ayıbı olduğunu ifade etti. Vergi yükü altında ezilen orta direğin ve esnafın "ahlaksızlık ekonomisinin" kurbanı edildiğini de sözlerine ekledi.

Hukukta çürüme ve toplumsal güvenlik krizi

Ülkedeki asayiş ve hukuk sistemine dair de karanlık bir tablo çizen Dervişoğlu, yargının bir sopa olarak kullanıldığını ve anayasanın defalarca askıya alındığını savundu. Sokaklarda onlarca suç kaydı olan suçluların serbestçe dolaşırken, hak arayan çocukların ve fikir beyan eden gençlerin hedef alındığı bir düzenin sürdürülemez olduğunu belirtti. Teğmenlerin ordudan atılmasına ve "Yenidoğan çetesi" gibi skandallara değinerek, devletin en temel görevlerini yerine getirmekte zafiyet yaşadığını vurguladı. İktidarı "muhafazakarlık kılıfı altında ahlaksızlıkları normalleştirmekle" suçlayan İYİ Parti Genel Başkanı, bireyin, ailenin ve devletin içine sürüklendiği bu sistematik çürümenin sandıkta son bulacağını dile getirdi.

"Hesap vakti geldi: İyi’lerin iktidarı yakın"

Konuşmasının final bölümünde "Hesap vakti geldi" mesajını veren Dervişoğlu, Türkiye’yi "şükre sığınılan bir ülke" olmaktan çıkarıp, insanların onuruyla yaşadığı bir yer haline getireceklerini vaat etti. Sadaka ekonomisi yerine hak temelli bir düzen kuracaklarını, hür teşebbüsün önündeki engelleri kaldıracaklarını ve Türkiye’yi küresel bir üretim üssüne dönüştüreceklerini belirten lider, İYİ Parti’nin iktidarında kimsenin torpil peşinde koşmayacağı bir adalet sisteminin tesis edileceğini söyledi. İsimlerin değil sistemin değişmesi gerektiğini savunan Dervişoğlu, parlamenter sistemi yeniden canlandırarak Türk milletinin onurunu ve şerefini koruyacakları sözünü vererek konuşmasını tamamladı.

Kaynak: HABER MERKEZİ