Son Mühür- İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin haftalık TBMM Grup Toplantısında gündeme ve Hükümetin terörle mücadele politikalarına dair çok sert açıklamalarda bulundu. Konuşmasında, önümüzdeki günlerde Meclis gündemine gelmesi beklenen “çerçeve yasa” düzenlemesine, İmralı ile yürütülen süreçlere ve hükümetin politikalarına sert eleştiriler yönelten Dervişoğlu, devlet aklının ve milli iradenin gasp edildiğini savundu.
Dervişoğlu’nun konuşmasından öne çıkan başlıklar ve detaylar şu şekilde:
"Türk Milletinin bilmediği Kanun taslağını İmralı biliyor"
Konuşmasına Meclis önüne getirilmesi planlanan çerçeve yasa taslağına değinerek başlayan Dervişoğlu, at iziyle it izinin birbirine karıştığı bir ortamda zorbalıklara boyun eğdirilmeye çalışıldığını ifade etti. Geçen hafta Meclis Başkanına taslak olup olmadığını sorduğunu ve “henüz netleşmiş bir şey yok” yanıtını aldığını belirten İYİ Parti Lideri, şu soruları yöneltti:
"Bu saat itibarıyla ortada resmi bir kanun teklifi yok; ancak terör örgütü yöneticileri çıkıp İmralı’nın taslaktan haberdar olduğunu ve değerlendirdiğini söylüyor. Yani bizden saklanan, Türk milletinin vekillerinin bilmediği kanun taslağını İmralı’daki teröristbaşı biliyor. Soruyorum: Bu kanunu TBMM mi yapacaktır, yoksa İmralı mı? Devlet bu kadar aklını yitirmiş olamaz; bu akıl başka bir akıldır."
Örgüt yöneticilerinin açıklamalarına sessiz kalınmasını eleştiren Dervişoğlu, bu durumun milli iradenin teröristle kurulan pazarlıklarla gasp edilmesi anlamına geldiğini vurguladı.
"Önce silah bırakılacaktı, şimdi kanun çıkarın diyorlar"
Sürecin başında verilen sözlerin tutulmadığını belirten Dervişoğlu, komisyon kurma aşamasında yapılan uyarıları hatırlattı. İlk başta terör örgütünün silah bırakacağı ve devletin güvenlik kurumlarının bunu doğrulamasından sonra hukuki düzenleme yapılacağının söylendiğini ifade eden Dervişoğlu, tablonun tersine döndüğünü kaydetti:
"Şimdi o komisyoncu masanın şartlarına bile uymuyorlar. Güya silah bırakmak kanunun şartı olacaktı. Bugün ise ‘Kanunu çıkarın, silah bırakmayı sonra düşünürüz’ diyorlar. Aziz milletim, meselenin özü şudur: Bu iktidar devlete, terör örgütünün dayatmalarına göre adım attırıyor. Soruyorum: Kaç kişi silah bırakmıştır? Bu silahların balistik muayeneleri yapılmış mıdır? Örgütün emir-komuta düzeni ortadan kalkmış mıdır? Örgüt yeniden silaha yönelirse sağlanan imkanlar geriye alınacak mıdır?"
Bu adımların "terörsüz Türkiye" değil, terörü ve cinayeti ödüllendirmek olduğunu savunan İYİ Parti Lideri, silah kullananın kazandığı, hukuka bağlı kalanın kaybettiği bir tablo yaratıldığını söyledi.
"Mesele sadece silah bırakmak değil, Öcalan’a siyasi rol biçmektir"
Dünyadaki uluslararası düzenin sarsıldığı ve devletlerin savunma kapasitelerini artırdığı bir dönemde iktidarın PKK’yı Türkiye’ye entegre etmeye çalıştığını ileri süren Dervişoğlu, sürecin arkasındaki asıl amacın Öcalan’a siyasi bir rol vermek olduğunu iddia etti:
"Mesele en başından beri yalnızca silah bırakmak değildi; mesele Öcalan’a siyasi bir roldür. Öcalan yalnızca silah bırakma çağrısı yapan geçici bir araç olarak kalmayacaktır. Örgüt kadroları bireysel olarak topluma dönmekle yetinmeyecektir. ‘Pazarlık yok’ dediler, yalan söylediler. Hazırladıkları çerçeve yasayı herkesten önce İmralı’daki teröriste gönderip onun onayını aldılar. Korsan bir komisyon kurup mış gibi yaptılar. Süreç Abdullah Öcalan tarafından yönetiliyor. Bu kadar yalanla yönetilen süreçten bu ülkeye hayır gelir mi?"
"Geleceğin güvenlik tehdidini kendi elinizle büyütüyorsunuz"
Türkiye’nin mahalle aralarında haraç toplayan mafyalardan uluslararası kartellerin cirit attığı bir ortama sürüklendiğini savunan Dervişoğlu, azılı teröristlerin sokaklara salınma niyetine dikkat çekti. Gerekli güvenlik ortamı sağlanmadan terör örgütü mensuplarının ülkeye alınmasının gelecekteki güvenlik tehditlerini büyüteceğini belirterek; "Kanun, kanlı bir örgütün olmayan iyi niyetine göre değil; Türk milletinin güvenliğine ve geleceğine göre çıkartılır" dedi.
Seçilmişlerin alanının daraltılırken teröristbaşının alanının genişletildiğini ifade eden Dervişoğlu, komisyona katılan muhalefet partilerine de seslenerek bu masalardan demokrasi ve adalet çıkmayacağını, iktidarın işi bittiğinde yine hedef haline gelineceğini söyledi.
"Hesap soracağız: Devletin derini olmaz, hukuku olur"
İtirazlarının "duygusal bir tepki" ya da "barış karşıtlığı" olarak nitelendirilmesine tepki gösteren Dervişoğlu, geçmişte FETÖ uyarısında bulunduklarında da benzer suçlamalarla karşılaştıklarını hatırlattı:
"Biz barışa değil, devletin aldatılmasına itiraz ediyoruz. O gün de haklı çıktık ama bedelini Türk milleti ödedi. Yakanıza yapışacağım ve sizden hesap soracağım. Siz iktidarda kalacaksınız diye bu cumhuriyetin değerlerini aşındıramazsınız. Tilkinin türlü oyunu varsa, kurdun da türlü yolu vardır. Her şeyin bir zamanı vardır; eden ettiğini çekecek. Türk milletinin kanununu İmralı yazamaz!"
"Gazilerimizin yanına gidiyorum"
Konuşmasını gazi haklarına vurgu yaparak tamamlayan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, toplantının hemen ardından Güvenpark’a geçeceğini duyurdu:
"Şimdi buradan Güvenpark’a gidiyorum; haklarını arayan terör gazilerimizin yanına gidiyorum. Onların olduğu her yer bizim için milli meclistir. Bayrak açtığımız her meydan bizim için Meclistir."




