Son Mühür- İYİ Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM'de gerçekleşen grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.
Dervişoğlu'nun açıklamasından öne çıkan başlıklar şu şekildedir:
"Türk milletine bayramı bile çok gördüler"
Dervişoğlu sözlerine Kurban Bayramı'nda yaşanan siyasi hareketliliğe dikkat çekerek sözlerine şu ifadelerle başladı, "Geçmiş bayramınızı, yaşadığımız ve yaşatılan her şeye rağmen bir kez bile kutlamak isterim. Türk milletine bayramı bile çok gören saltanat çarkını hep birlikte kırdığımız günleri Allah bize nasip etsin inşallah.
Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir; yaşadığımız son 10 yıl böyleydi. Her olay, bir sonraki skandalı getiren bir zincirin halkası şeklinde tecelli etti."
"Biz düşkünlerden olmadık, olmayacağız"
"Hiçbirimizin birkaç kelam edip kenara çekilme lüksü yoktur. İYİ Parti'nin kuruluş hikayesini hatırlayın. Tek adam sistemi inşa edilirken nasıl bir yol çizdiysek bugün bize düşen de yakışan da değişmemiştir. Biz hakikatin yolundan ayrılmadık, ayrılmayacağız. Biz düşkünlerden olmadık, olmayacağız.
Biz böyle bir zamanda itirazımızdan vazgeçemezdik. 60 yıllık bir davayı bir kişinin tahtına veren dayatmalara boyun eğemezdik. Türk milletinin tek adamcı bir sistemle boğulmasına razı olamazdık. Türk milletinin şahsileşmiş bir şekilde yönetilmesini yediremezdik. İşte bu yüzden bir araya geldik; çoğaldık, kök saldık, meyve verdik, taşlandık ama yılmadık, usanmadık. Tam da bu yüzden milletimizin karşısında başımız diktir, alnımız aktır."
"Cumhuriyet Halk Partisi'nin iç meselesi değildir"
"Gelinen noktanın Cumhuriyet Halk Partisi'nin iç meselesi olmadığını, Türkiye'de siyasetin nasıl şekilleneceğinin bir adımı olarak görüyoruz. İmralı'daki gelişmeye barış deyip geçmiyoruz. CHP'nin başına kayyum atanmasına yargı kararı demiyoruz. Biliyoruz, yargının siyasete el atması vicdanlarda yara açmıştır.
Yassıada'da verilenler de yargı kararıdır; yaralar hala kapanmamıştır ve hepsinin, yaraların izi bedenlerimizde durmaktadır. Bu sebeple İYİ Parti olarak duruşumuz nettir: Biz kayyum cumhuriyeti istemiyoruz. Biz bir kişiye biat etmişlerin birkaç hakimle değil, Türk milletinin sözünün üstün olmasını istiyoruz; onun için mücadele veriyoruz. Siyaseti mahkemelerin değil sandığın belirlediği bir Türkiye istiyoruz. Saltanat değil, Cumhuriyet istiyoruz."
"Nasıl razı olursunuz?"
"Bugün ihtiyacımız olan şey yeni tartışmalar değil, milletin siyasete duyacağı güvendir. Bugün siyasetin geldiği noktadan hangi seçmen memnundur? Devleti yönetenlerin böyle bir kaygısı yoktur fakat siyasetin sorunları vatandaşın omzuna yüklenmiştir. Bu yaşatılanlardan hiç mi AK Partili rahatsız olmuyor? Size bakan gözlerde milletin öfkesini hiç mi görmüyorsunuz? Nasıl razı olursunuz? Mevzuyu bilmeden, haklıyı haksızı tartmadan karakterinizi unutup zulme sessiz kalacak hale ne zaman büründünüz? Ne zaman aklınızı başınıza alacaksınız, soruyorum size?
Kimse kusura bakmasın ve herkes bilsin ki ben zulme sessiz kalamam. Kötü emsali de asla örnek almam. Demokrasiye darbe yaptırmam. İYİ Parti kadrolarıyla sonuna kadar mücadele ederim."
"Kayyum adamaya cüret edebiliyor"
"Siyaseti mahkeme kararlarıyla, yasaklarla dizayn etmeye çalışanlar geçici başarılar elde edebilirler ama milletin iradesine rağmen kalıcı sonuçlar alamazlar. Sandığın çözeceği meseleleri başka sonuçlarla çözmek kriz getirir. Bizim durduğumuz yerde meşruiyetin tek kaynağı milletin iradesidir. Atanmışlarla asla uğraşmam. Bakınız, hukuk devleti demokrasinin rakibi değil, teminatıdır. Bizler bu iktidarın eski ve yeni ortaklarıyla uyguladığı "böl, parçala ve yut" stratejisinin en başından beri farkındayız. İktidar toplumu önce ikiye bölüyor, sonra kendi içinde ayrıştırıyor ve kayyum adamaya cüret edebiliyor. İlk kayyum, bundan 10 sene önce atanacağı yere atanmıştır. Sonra o kayyum da terör hükümlüsü bebek katili Öcalan'ı Kürtlere kayyum adamaya kalkmıştır.
Şimdi de sıra CHP'ye gelmiştir. Atanan da atayan da bizim hükmümüzde mutlak butlandır, sakattır, yok hükmündedir."
"Gelin ablukayı beraber dağıtalım"
"Daha önce ana muhalefet partisine komisyon masasından kalkmasını söylemiştim. Bilin ki sitem etmiyorum, ben durum tespiti yapıyorum. Sadece büyük Türk milletinin doğrularını söylüyorum. Şimdi yine tekrar ediyorum: Gelin bu cumhuriyeti el birliğiyle savunalım, gelin ablukayı beraber dağıtalım. Sırtını yaslamak isteyen varsa gelin, dağ gibi buradayız. Millet olmanın temelinde ortak bir ahlak vardır. Bu ortak ahlak yerleştiğinde kanun ortaya çıkar. Bu yüzden rıza olmadan kanun işlemez. Kanunsuz da devlet olunmaz."
"Bugün Türkiye'de çok tehlikeli bir kavram istismarıyla karşı karşıyayız"
"Devlet aklı dediğiniz şey, o kanun düzeninin işleyişidir. Konu hangi devlet olursa olsun, o devletin derininde nizamın asıl sahibi millet vardır. Bunun dışında başka bir derinlik arıyorsanız, kendinize öyle bir sıfat devşiriyorsanız ancak birlerinin zaafını bulursunuz. Milletin ortak çıkarları adına belirli şartlarda kullanılsın diye verilen sırları kinle kirleten insanlar bulursunuz. Kanun düzeninin herkes için, herkes adına açıkça, mertçe uygulanmasından rahatsız olanları bulursunuz. Bir devletin aklı kanunlarda, kurumlarda, milletin rızasını almada, millete hesap vermede görünür. Bir memlekette beka ne kadar dile düşmüşse, orada hesap vermeyenlerin çırpınışları vardır demektir.
Kendisine, çevresine, ailesine imtiyaz isteyenler vardır. Hakkından az alana hakkını vermeye çalışmak demektir siyaset. Ama tüm bunları yaparken rakibini düşman görmemek, seçmeni seçmene düşman etmemek demektir. Siyasete iki yüzlülük bulaşırsa orada devlet kalmaz. Bu milleti birbirine düşürmeye çalışanlarla İYİ Parti olarak asla yan yana gelemeyiz. Muhafazakar olduğunu iddia edenler aile kurumlarını yıkıyorsa onların siyasi ahlakından asla söz edemeyiz. Bunların siyaseti duygunun, düşüncenin mahsulü değildir. Bunların tek derdi kendi şahsi menfaatleridir. Kendi menfaatlerini devlet projesi diye satarlar. Bugün Türkiye'de çok tehlikeli bir kavram istismarıyla karşı karşıyayız. Terör örgütünün kurucusuna siyasi rol verilmesi devlet aklı diye pazarlanabiliyor. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Devlet aklı; devletin varlığını, milletin birliğini, adaleti, bağımsızlığı ve geleceği birlikte koruyabilme kabiliyetidir. Yalnızca prosedür değildir; anayasaya sadakattir. Kamu yararına, milli egemenliğe, hukuk devletine bağlılıktır. Bu nedenle anayasal kurumları etkisizleştiren, basını baskı altında tutan, bütün kararları tek kişinin çevresinde yoğunlaştıran sistem, devleti bir kişinin siyasi ihtiyacına mahkum eder."
"Bir koltuğa oturmak için itikaf yapanlar, sizi mutlaka yeneceğiz"
Sözlerine İYİ Parti'nin duruşuyla sonlandıran Dervişoğlu son olarak "Geliyoruz, geleceğiz, sıkı durun, hesap soracağız. Biz İYİ Parti'yiz. Millet yolunda çalışmak, onun için yaşamak için 2017 yılında sözleştik. Bu yüzden kendimize cesurlar hareketi dedik. İYİ Parti, milletini her şeyden üstün tutanların evidir. Millet ve vatan işlerinde hırsızlık ve kötülük dışında bir şey gelemeyenler sözüme kulak versin. Bir koltuğa oturmak için itikaf yapanlar, sizi mutlaka yeneceğiz.
Biz şahsi dertlerimizi dert olmaktan çıkardık. Biz dünyevi dertlerimizi önümüze koyulan dikenli tellere astık. Artık vakit bizimdir. Artık vakit iyilerindir, büyük Türk milletinin zaferi yakındır" diyerek grup toplantısı konuşmasını sonlandırdı.




