Son Mühür / Osman Günden - İnciraltı Gelişim Derneği (İNGEDER) Başkanı Tayfun Karabulut, İnciraltı ve Bahçelerarası bölgesinin planlanması talebiyle 6 yıl önce astıkları pankartın yıl dönümünde yazılı bir açıklama yaptı. O gün ortaya konulan çağrının kırk yıldır planlama bekleyen İzmir için samimi bir adım olduğunu belirtilen Karabulut, aradan geçen sürede Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile yürütülen temasları, yargı kararlarını ve gelinen son aşamayı değerlendirdi.
"Bir pankart değil, İnciraltı’nın geleceğine duyulan inancın simgesi olmuştur"
İnciraltı'nın planlanması sürecinde katettikleri mesafeye dikkat çeken Karabulut, 6 yıl önceki çağrının bölge için dönüm noktası olduğunu belirterek “6 yıl önce bugün bir pankartla yeşeren umut, bugün İzmir’e ve İzmirlilere değer katacak bir İnciraltı’nın mümkün olduğuna dair güçlü bir inanca dönüşmüştür. 2020 yılında yaptığımız çağrı, bugün geriye dönüp baktığımızda sadece bir pankart değil, İnciraltı’nın geleceğine duyulan inancın ve ortak mücadelenin simgesi olmuştur.” dedi.

''Planlama sürecinin tamamlanmasını büyük umutla bekliyoruz''
Bölgede yaşanan imar ve hukuki süreçleri özetleyen İNGEDER Başkanı Karabulut, mahkeme kararlarının ardından revizyon çalışmalarının hız kazandığını ifade ederek “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız tarafından hazırlanan İnciraltı planları 2023 yılı Mayıs ayında askıya çıkarılarak önemli bir aşamaya ulaştı. Ancak açılan davalar sonucunda planlar 2024 yılı Ekim ayında yargı kararıyla iptal edildi. Buna rağmen süreç gecikti ama kesintiye uğramadı. Mahkeme kararları doğrultusunda planlama çalışmaları yeniden ele alındı ve revizyon süreci başlatıldı. Bunun yanında planlamanın önündeki idari ve hukuki süreçlerde de önemli aşamalar geride bırakıldı. Tarım ve Orman Bakanlığınca verilen tarım dışı kullanım iznine ilişkin yargı süreçlerinde alınan olumlu kararlar ve Cumhurbaşkanlığı kararıyla gerçekleştirilen düzenlemeler sonrasında, İnciraltı’nın geleceğine ilişkin planlama zemini daha da güçlendi. Bugün ise yeniden hazırlanan planların askıya çıkarılmasını ve uzun yıllardır beklenen planlama sürecinin tamamlanmasını büyük umutla bekliyoruz.” şeklinde konuştu.

"Adil bir denge gözetilerek hak sahipleri korunacaktır"
Planlama sürecinde kamu yararı ile mülkiyet hakkının eşit tutulması gerektiğine işaret eden Karabulut, hak sahiplerinin menfaatlerine vurgu yaparak “İnanıyoruz ki bundan sonraki süreçte hızla tamamlanacak planlar, ardından gerçekleştirilecek 18. madde uygulamaları ve hazırlanmasını beklediğimiz Kentsel Tasarım Rehberi ile ata topraklarımız İnciraltı; sağlık turizmi, termal kaynakları, doğal yapısı, yeşil alanları ve çağdaş şehircilik anlayışıyla yalnızca İzmir’in değil, Türkiye’nin örnek bölgelerinden biri olacaktır. Aynı zamanda inanıyoruz ki planlama sürecinin devamında yürütülecek uygulamalarda kamu yararı ile mülkiyet hakkı arasında adil bir denge gözetilecek, yıllardır sabırla bekleyen İnciraltı ve Bahçelerarası hak sahiplerinin hak ve menfaatleri en güçlü şekilde korunacaktır. İNGEDER olarak, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki süreçte de üyelerimizin ve tüm hak sahiplerinin kazanılmış haklarının korunması, planlama sürecinin şeffaf, hakkaniyetli ve eşitlik ilkesi çerçevesinde yürütülmesi için yapıcı katkılar sunmaya devam edeceğiz.” dedi.
Yıllardır sürdürülen mücadelenin arkasındaki temel vizyonu dile getiren Karabulut, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
“Bizim mücadelemiz hiçbir zaman yalnızca imar planlarından ibaret olmadı. Mücadelemiz; iki kez EXPO'ya aday olmuş, dünyanın hayran kaldığı ata topraklarımızın hak ettiği değere kavuşması, yıllardır sabırla bekleyen bizleri mağdur etmeden, İzmir'in sağlık ve turizm vizyonuna yakışır şekilde planlanması ile örnek bir İnciraltı ve Bahçelerarası bırakılabilmek içindi. 2020 yılında yaptığımız çağrı, bugün geriye dönüp baktığımızda sadece bir pankart değil; İnciraltı’nın geleceğine duyulan inancın, sabrın ve ortak mücadelenin simgesi olarak hafızalardaki yerini almıştır.”




