İkinci el teknoloji piyasasını hedef alan profesyonel dolandırıcılar, "Tanıdığına kargola, biz ondan alalım" taktiğiyle vatandaşları ağına düşürdü. Sahte kimlik ve dijital manipülasyon yöntemlerini kullanarak binlerce liralık vurgun yapan suç şebekesi, Adana polisinin titiz takibiyle çökertildi.

Online alışveriş platformları üzerinden pahalı elektronik cihazlarını satmak isteyen vatandaşlar, akılalmaz bir dolandırıcılık yöntemiyle karşı karşıya kaldı. Rize, Kayseri ve İzmir gibi farklı illerdeki satıcıları hedef alan şüpheliler, "güvenli ticaret" maskesi altında geliştirdikleri "kargo teslimat kodu" ve "sahte kimlik" kombinasyonuyla üç kişiyi toplamda yüz binlerce lira zarara uğrattı. Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Dolandırıcılık Büro Amirliği ekiplerinin gerçekleştirdiği teknik ve fiziki takip, suç organizasyonunun tüm detaylarını gün yüzüne çıkardı.

Tanıdık isme kargo tuzağı ve dijital manipülasyon

Tanıdık isme kargo tuzağı ve dijital manipülasyon

Dolandırıcılık mekanizması, Rize’de yaşayan M.K.’nin 90 bin liralık akıllı telefonunu bir ilan sitesine koymasıyla işlemeye başladı. Kendilerini alıcı olarak tanıtan Yusuf T. (22) ve Mustafa A. (26), satıcıya güven aşılamak amacıyla ürünü doğrudan kendilerine değil, satıcının Adana’daki bir yakınına kargolamasını önerdi. Bu teklifle satıcının gardını düşüren zanlılar, kargo bilgilerini "takip etme" bahanesiyle ele geçirdi. Mağdurun kimlik bilgilerine erişen şüpheliler, Mustafa A.’nın fotoğrafının bulunduğu yüksek kalitede sahte bir kimlik kartı bastı. Kargo şubesine giden zanlılar, satıcıdan hileyle aldıkları teslimat kodunu ve sahte kimliği kullanarak 90 bin liralık cihazı hiçbir ödeme yapmadan teslim alıp kayıplara karıştı.

Güvenlik kameraları adım adım iz sürdü

Aynı yöntemi Kayseri’de yaşayan R.A. üzerinde de uygulayan ve 105 bin lira değerindeki cihazı ele geçiren şüphelilerin izi, Adana polisinin dijital incelemeleriyle bulundu. Kargo şubelerindeki yüzlerce saatlik görüntüleri saniye saniye tarayan Dolandırıcılık Büro ekipleri, şüphelilerin Hatay’da ikamet eden Mustafa A. ve Mersin’de yaşayan Yusuf T. olduğunu saptadı. Ekipler, şahısların yeni bir dolandırıcılık eylemi için Adana’da buluştuğunu ve bir alışveriş merkezinde çalıntı bir dizüstü bilgisayarı nakde çevirmeye çalıştıklarını belirledi. Operasyon için düğmeye basan polis, her iki ismi de suçüstü yakalayarak gözaltına aldı. Yakalama anında Mustafa A.'nın üzerinden, İzmir'deki bir başka mağdura ait bilgilerle düzenlenmiş sahte bir kimlik daha çıktı.

Suçlamalar karşısında itiraf ve inkar çelişkisi

Suçlamalar karşısında itiraf ve inkar çelişkisi

Emniyetteki sorgu sürecinde suç ortakları arasında fikir ayrılıkları yaşandı. Mustafa A., verdiği ifadede suç organizasyonunun beyni olarak Yusuf T.'yi işaret ederek, “Süreç boyunca kargoları teslim alan kişi bendim. Ancak tüm organizasyonu Yusuf yaptı; beni o yönlendirdi, ben de cihazları satıp parayı kendisine gönderdim,” şeklinde konuştu. Diğer şüpheli Yusuf T. ise suçlamaları tamamen reddederek, “Mustafa’yı tanıyorum ancak hakkımdaki bu iddialar tamamen iftiradan ibarettir, neden böyle söylediğini anlamıyorum,” savunmasını yaptı.

Adli makamlar kararı verdi: İkisi de cezaevine

Polis ekiplerinin yürüttüğü derinlemesine incelemede, zanlıların İzmir’de yaşayan A.K.’nin 100 bin liralık telefonunu da benzer bir senaryoyla çalmak üzere plan yaptıkları belgelendi. Dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlamalarıyla adliyeye sevk edilen Mustafa A. ve Yusuf T., çıkarıldıkları nöbetçi mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yetkililer, dijital platformlar üzerinden satış yapan vatandaşları, kargo teslimat kodlarını ve kimlik bilgilerini asla üçüncü taraflarla paylaşmamaları konusunda bir kez daha uyardı.

Kaynak: DHA