Son Mühür/Merve Turan- İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi AK Parti Grup Sözcüsü Uğur İnan Atmaca, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi arasında imzalanan protokole ilişkin yazılı bir açıklama yayımlamıştı. Atmaca, söz konusu düzenlemenin hukuki çerçevesi ve etik yönü bakımından kamuoyunda soru işaretleri oluşturduğunu ifade etmişti.

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) İzmir Şubesi Yönetim Kurulu, bu paylaşımlara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, söz konusu iddiaların somut verilere dayanmadığı, gerçekleri çarpıttığı ve kamuoyunu yanıltıcı nitelik taşıdığı ifade edildi.

“Bilimsel ve teknik çalışmalar hedef alınıyor”

Açıklamada, yapılan paylaşımların kamu yararı doğrultusunda sürdürülen bilimsel ve teknik çalışmaları itibarsızlaştırma amacı taşıdığı belirtildi. Bu tür söylemlerin, kamu kaynaklarının kullanımı konusunda kişi ve kurumları hedef alan asılsız bir algı oluşturduğuna dikkat çekildi.

Yapı stoku çalışmalarının geçmişi hatırlatıldı

İMO İzmir Şubesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen yapı stoku envanter çalışmalarının yeni olmadığına vurgu yaptı. Açıklamada, bu çalışmaların 2011 yılında başlatıldığı, kentin deprem riskinin azaltılması ve mevcut yapıların bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesi amacıyla planlı ve uzun soluklu şekilde sürdürüldüğü kaydedildi. Bugün tartışma konusu edilen protokolün de, yıllardır devam eden kurumsal iş birliğinin bir uzantısı olduğu ve Karşıyaka ilçesini kapsadığı ifade edildi.

“Protokoller meclis kararıyla onaylandı”

Açıklamada, teknik iş birliği protokollerinin herhangi bir kamu görevlisinin kişisel tasarrufu ile değil, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin ilgili komisyonlarında görüşülerek alınan kararlar doğrultusunda yürürlüğe girdiği belirtildi. Bu çalışmaların, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin afetlere karşı dirençli kent oluşturma politikasının temel unsurlarından biri olduğu vurgulandı.

Mevzuata ve denetime vurgu

İMO İzmir Şubesi, söz konusu protokollerin 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile 5393 sayılı Belediye Kanunu çerçevesinde, ilgili birimlerin talebi ve meclis kararları doğrultusunda hayata geçirildiğini belirtti. Yürütülen tüm çalışmaların, mevzuat hükümleri, bütçe kuralları ve denetim süreçleriyle uyumlu şekilde gerçekleştirildiği ifade edildi.

“Kamu kaynakları kişisel çıkar için kullanılmadı”

Açıklamanın devamında, odanın hiçbir kamu kaynağını kişisel menfaat amacıyla kullanmadığı vurgulandı. Protokoller kapsamında yapılan tüm ödemelerin ve harcamaların, ilgili mevzuat ve sözleşme hükümlerine uygun şekilde gerçekleştirildiği kaydedildi. İMO İzmir Şubesi ile İzmir Büyükşehir Belediyesi arasında imzalanan protokollerin, bilimsel ve teknik iş birliği esasına dayandığı, çalışmaların şeffaf ve denetlenebilir nitelikte olduğu belirtildi.

“Amaç kamu yararı ve afetlere hazırlık”

Yapı stokunun bilimsel yöntemlerle envantere alınması, binaların deprem riskine göre sınıflandırılması ve elde edilen verilerin kamusal planlamaya temel oluşturmasının kamu yararı gereği olduğu ifade edildi. Bu çalışmaların, kamu görevi sorumluluğu çerçevesinde yürütüldüğü vurgulandı.

“Asılsız iddialar bilimsel çabaları gölgeliyor”

İMO İzmir Şubesi açıklamasını, kuruluşundan bu yana bilimin rehberliğinde, etik değerlere bağlı ve dürüstlük ilkesini esas alan bir çizgi izlediğini belirterek tamamladı. Gerçeğe aykırı iddiaların, hem deprem riskine karşı yürütülen bilimsel çalışmaları gölgelediği hem de İzmir’in karşı karşıya olduğu hayati sorunların sağlıklı biçimde tartışılmasını zorlaştırdığı ifade edildi.

Muhabir: MERVE TURAN