Hazine ve Maliye Bakanlığı çatısı altında faaliyet gösteren Kamu Gözetimi Kurumu (KGK), ticari hayatta şirketlerin nefes almasını sağlayan konkordato mekanizmasını kötüye kullanan yapıları mercek altına aldı. Denetim standartlarını hiçe sayarak gerçeğe aykırı rapor düzenlediği tespit edilen 10 bağımsız denetim kuruluşu ile 13 sorumlu denetçinin lisansları kalıcı olarak iptal edildi. Denetim disiplinini sarsan bu ihlaller nedeniyle ayrıca 14 farklı kuruluşa toplamda 82,1 milyon Türk lirası tutarında rekor idari para cezası kesildi.
Konkordato sürecinde "Makul güvence" şartı
İcra ve İflas Kanunu çerçevesinde şekillenen konkordato müessesesi, nakit akışı bozulan veya iflas eşiğine gelen işletmelerin borçlarını yapılandırarak ticari varlıklarını sürdürmelerine imkan tanıyor. Bu süreçte borçlu şirketlerin sunduğu ödeme planlarını içeren "ön projelerin", bağımsız denetim kuruluşları tarafından Türkiye Denetim Standartları'na uygun şekilde incelenmesi zorunluluk arz ediyor. İnceleme neticesinde hazırlanan ve mahkemelere sunulan "makul güvence raporları", yargının şirket hakkında vereceği kararda en kritik dayanak noktasını oluşturuyor. Bu raporların şeffaflığını sağlamak amacıyla, denetim kuruluşlarının tüm süreçleri Kamu Gözetimi Kurumu’na bildirme yükümlülüğü bulunuyor.
Kayıt dışı denetimler ve tekelleşme tehlikesi
Adalet Bakanlığı ile eş güdümlü yürütülen incelemeler, sektördeki çarpıcı bir usulsüzlüğü gün yüzüne çıkardı. 2021 ile 2025 yılları arasında yargıya taşınan 5 bin 293 konkordato talebinden sadece 2 bin 83’ünün KGK kayıtlarına bildirildiği saptandı. Veriler, konkordato denetimlerinin büyük bir kısmının sadece 16 kuruluşta toplandığını ve bu işlerin yüzde 87’sinin dar bir çevrede tekelleştiğini ortaya koydu. Bildirim dışı bırakılan işlemler, denetim mekanizmasının dışına çıkılarak suistimallere açık bir alan yaratıldığını belgeledi.
Usulsüz raporlara ağır müeyyideler uygulandı
KGK müfettişlerinin detaylı incelemelerinde, normal şartlarda haftalar sürmesi gereken denetimlerin 1 ila 7 gün gibi gerçek dışı sürelerde tamamlandığı ve mesleki özenle bağdaşmayan cüzi bedellerle sözleşmeler imzalandığı görüldü. Yeterli kanıt toplanmadan hazırlanan bu raporlara karşı en ağır yaptırımlar devreye sokuldu. Lisans iptallerinin yanı sıra, bir kuruluşun yetkisi 2 yıl süreyle sınırlandırılırken, 3 sorumlu denetçi ve 4 denetçinin faaliyet izinleri askıya alındı. İncelemelerin halen devam ettiği ve yeni yaptırımların kapıda olduğu bildirildi.
Sektöre yeni standartlar ve yetki kısıtlaması getirildi
Suistimallerin önünü kesmek adına idari düzenlemelerde köklü değişikliğe giden KGK, konkordato denetimi yapacak kuruluşlar için "deneyim" şartı getirdi. Yeni karara göre, bir denetim kuruluşunun konkordato dosyası üstlenebilmesi için yetkilendirildikten sonra en az 3 yıl boyunca aktif denetim faaliyeti yürütmüş olması gerekecek. Ayrıca, etik dışı işlemler nedeniyle lisansı iptal edilen kuruluşların yönetici ve ortaklarına 3 yıl boyunca sektörde iş üstlenme yasağı getirildi. Bu adımlarla, "tabela şirketi" tarzı yapıların yargı süreçlerini manipüle etmesinin engellenmesi hedefleniyor.
Bakan Şimşek: "Suistimallere taviz vermeyeceğiz"
Konuya ilişkin stratejik değerlendirmelerde bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, konkordato mekanizmasının amacından saptırılmasına izin vermeyeceklerini vurguladı. Bakan Şimşek, dürüst şirketleri iflastan korumayı amaçlayan bu sistemin, haksız kazanç kapısı haline getirilmesini önlemek için Adalet Bakanlığı ile koordineli çalıştıklarını belirtti. Şirketlerin kurtarılma süreçlerinin daha sağlıklı ve şeffaf bir zeminde ilerlemesi için denetim kuruluşlarına yönelik yaptırımların ve yasal düzenlemelerin kararlılıkla devam edeceğinin altını çizdi.





