SON MÜHÜR/Cumhur Ekek-Türkiye’de hayvanların hukuki statüsü, mülkiyet hakkı ile yaşam hakkı arasında gidip gelen bir çizgide ilerliyor. Konuyu hukuksal açıdan değerlendiren Avukat Ergün Vardar, 'Yıllarca Türk Ceza Kanunu’nun 151/2. maddesi kapsamında sadece "sahipli" hayvanların bir "mal" olarak korunması ve sahipsiz hayvanların bu korumanın dışında kalması, vicdanlarda derin yaralar açmıştı. Ancak 9 Temmuz 2021 tarihinde yürürlüğe giren 7332 sayılı kanunla, hayvanlar artık birer "eşya" olmaktan çıkarılarak "canlı" statüsüne kavuşturuldu' dedi.

"Mal" Statüsünden "Adli Suç" Kapsamına

Eski düzenlemede, bir sokak hayvanına zarar vermek sadece idari para cezasıyla geçiştirilirken, yeni düzenleme ile sahipli-sahipsiz ayrımı büyük oranda ortadan kaldırıldığını belirten Avukat Ergün Vardar,'Artık bir hayvanı kasten öldürmek, işkence yapmak veya acımasızca muamelede bulunmak, "Kabahatler Kanunu" kapsamında bir para cezası değil, TCK kapsamında hapis cezası gerektiren bir "adli suç" olarak tanımlanıyor' diyerek önemli açıklamada bulundu.

Yasalardaki İnce Çizgi: TCK 151 ve 5199 Çelişkisi

Belirtilen bu ilerlemeye rağmen TCK'daki bazı maddelerin hala mülkiyet odaklı olduğunu vurguluyan Avukat Vardar, 'Özellikle hırsızlık suçlarında (TCK 142/2-g) hayvanın hala ekonomik bir değer, yani "zilyetlik konusu" olarak ele alınması, yasalar arasındaki terminoloji birliğinin tam sağlanamadığını gösteriyor. 5199 sayılı kanunun 4. maddesi "sahipsiz hayvanların da yaşamı desteklenmelidir" dese de, uygulamada soruşturma açılabilmesi için Tarım ve Orman Bakanlığı’nın muhakeme şartı (şikayet/başvuru) gibi engellerin bulunması, tam koruma önündeki en büyük engel olarak görülüyor' dedi.

"Zihniyet Dönüşümü Şart"

Konuyla ilgili görüş bildiren Avukat Ergün Vardar, "Yasada yapılan 'can' tanımı devrim niteliğinde olsa da, ceza miktarlarının ertelenebilir sınırda kalması caydırıcılığı zayıflatıyor. Hayvanın bir bireyin mülkü değil, ekosistemin bir parçası ve kendi hakları olan bir özne olduğu anlayışı tüm kanun maddelerine sirayet etmeli," ifadelerini kullanıyor.Türkiye, sokaktaki dostlarını sadece birer "eşya" olarak gören eski anlayışı geride bırakmaya çalışırken, hukukun üstünlüğü ve yaşam hakkı savunucuları, yasaların kağıt üzerinde kalmaması için mücadelesini sürdürüyor'diye konuştu.

Muhabir: Cumhur Erkek