Son Mühür / Alper Temiz - Derin Yoksulluk Ağı kurucularından Hacer Foggo, sağlıklı gıdaya erişim sorununun hem dünyada hem de Türkiye’de giderek büyüdüğünü belirtti.

Son Mühür'e konuşan Foggo; “Dünyada bir milyara yakın kişinin açlık tehlikesiyle karşı karşıya olduğu söyleniyor ama bu rakamlar daha fazladır. Gerçek verilere erişememek en önemli sorunlar arasında. Dünya Gıda Örgütü'ne göre 1 milyar ama bu rakam gerçek verilerin altında. Hem dünyadaki hem de Türkiye'deki veriler gerçekliği tam anlamıyla yansıtmış değil.” dedi.

Foggo, yoksulluk sınırlarının gerçeği gizlediğini vurguladı:

“Dünya, yoksulluk sınırını günlük 2,15 dolardan 3 dolara yükseltti ve ne oldu biliyor musunuz? 125 milyon yoksul arttı.
Ne Dünya Bankası’nın belirlediği aşırı yoksullar için 1.90 dolar ne de 3 dolar yoksulluğu anlatan gerçekçi bir rakam değil.
Tıpkı ülkemizdeki açlık sınırı ve yoksulluk sınırı rakamları gibi, bu sınırların arkasındaki derin yoksulluk gerçeğini, gıda enflasyonunun her artışında büyümeyen çocukları, kira artışlarında evsizliği görmezden gelerek belirlenemez. Ama bu belirlemeler kimin işine yarıyor? Hem dünyada hem ülkemizde yüzde 1.1’in yani serveti elinde tutanların.”

TÜİK verilerinin durumu gizleyemediğini belirten Foggo;

“Şimdi bütün bunlara rağmen TÜİK 2024 verilerine baktığımızda maddi yetersizlik nedeniyle her 10 çocuktan birinin taze meyve-sebze ve et yemediğini görüyoruz. Bu da yetersiz beslenmedir, açlıktır, öğrenme güçlüğü ve çocuk işçiliğidir.” dedi.

Foggo

“Bodurluk sadece kısa boyluluk değil, zihinsel gelişim bozukluğu demek”

Foggo, Hacettepe Üniversitesi'nin her beş yılda bir yaptığı ancak en son 2018'de açıklanan sağlık araştırmasına dikkat çekti:

“Hacettepe Üniversitesi'nin her beş yılda yaptığı bir sağlık araştırması vardı. Bu açıklanmadı, en son 2018'de açıklanmıştı. Oradaki verilere bakılınca Türkiye genelinde yetersiz beslenmeden kaynaklı çocuklarda bodurluk oranı yüzde 6.
Yani 2018'de 5 yaş altı olan çocuk bugün 11-12 yaşında hayatını bodur olarak sürdürmeye devam ediyor. Bodur demek sadece kısa boyluluk değil, hem fiziksel hem zihinsel gelişim bozukluğu demek.
Çocukların yetişkin olduklarında daha az yaşamaları, erken ölmeleri, ucuz iş gücü, çocuk işçiliği demek, öğrenme yoksulluğu demek. Bunun da temel nedeni işte yetersiz ve sağlıklı beslenememedir.”

“Gıda bir insan hakkıdır”

Foggo, Türkiye'de gıda konusunda iki temel sorun bulunduğunu belirtti: “Türkiye'de iki temel sorun var gıda konusunda; gıda güvencesizliği ve gıda güvenliği.” Ayrıca gıda enflasyonunun halkın yaşam biçimini doğrudan değiştirdiğini söyledi:

“Gıda enflasyonunda Avrupa'da birinciyiz. En yüksek orandayız. Yapılan uluslararası araştırmalar bize şunu söylüyor: Gıda enflasyonu arttıkça daha ucuz ve işlenmiş gıdalara yöneliyorlar, öğün atlamak sıradanlaşıyor. Yeterli ve dengeli beslenme, çocukların sağlıklı büyümesi ve gelişimi için temel bir haktır. Gıda fiyatlarındaki %5’lik bir artış, 2–5 yaş arası çocuklarda bodurluk oranını da yükseltiyor. Yani gıda enflasyonu arttı, gıda pahalandı değil, çocuğun yetersiz beslenmesine ya da anne karnında bir bebek varsa onun da yetersiz beslenmesine neden oluyor. Bu aslında çocuk hakları ihlali. Bunun hesabını kim verecek? Gıda bir insan hakkıdır. Sağlıklı gıdaya erişememe aslında ciddi bir halk sağlığı sorunu.”

Foggo, “Bir öğün ücretsiz okul yemeği” talebini yineleyerek sahadan gözlemlerini aktardı:

“Benim de tanıklık olduğum derin yoksulluk yaşayan mahallelerde ailelerle konuştuğumda şunu söylüyorlar: ‘Beslenme çantasına bulduğumu koyuyorum.’ Yani bu bir kuru ekmek de olabiliyor, bir bulgur pilavı da olabiliyor, sadece makarna da olabiliyor. Peki hiç koyamadığı zamanlar? O zaman çocuğunu okula göndermiyor. Diyor ki, ‘Bütün gün ne yapsın?’
Çocuklar özellikle ‘Arkadaşımın yemeğinden istemekten yoruldum’ diyerek okulu bırakan çocuklar var ya da iyi giyinemediği için okulu bırakan çocuklar var. Yani bu durumdan dolayı da akran zorbalığına uğrayan, okula gitmek istemeyen ve okulu bırakan çocuklar var. Derin yoksulluktan okulu terk eden ya da çalışmaya başlayan çocuklar var. Gıda ve barınma bunun başında yer alıyor.”

Foggo, gıda krizinin yalnızca çocukları değil, yaşlıları da etkilediğini söyledi:

“Bir taraftan da yaşlı yoksulluğu var. Emeklileri düşünün; hepsi açlık sınırının altında yaşıyor.
En büyük problem onlarda da gıda ve barınma problemi. Benim görüştüğüm yaşlılar ‘Eskiden pazardan alışveriş yapıyorduk. Şimdi tane ile alıyoruz ya da çıkamıyoruz, sürekli idare etmek zorunda kalıyoruz’ diyorlar.”

Muhabir: Alper Temiz